Başbakan Erdoğan, Aydın Doğan ile kavgasını sürdürürken "Yerin kulağı var, duyuyoruz" demek suretiyle Doğan cephesinde yapılan her konuşmadan (!)haberdar olduğunu vurguluyor!

Aydın Doğan ın kalemşörlerinin ya da Başbakan Erdoğan ın tabiriyle silahşörlerinin her ne kadar köşelerinde patronlarını savunsalar bile kendi aralarında konuşurken kendisine verilen cevaplarda yetersiz kaldığını söylediklerini iddia ediyor!

Yerin Doğan cephesinde yapılan konuşmaları dinleyebilen bir kulağı olduğuna göre bir de Başbakan Erdoğan cephesinde yapılan konuşmaları dinleyen öbür kulağı olması gerekmez mi

Başbakan Erdoğan, Doğan cephesinde yapılan konuşmaları dinleyen kulağa kulak vermiş, biz de Başbakan Erdoğan cephesinde yapılan konuşmaları dinleyen öbür kulağa kulak verdik!

Ne duyduk dersiniz

Belki inanmayacaksınız ama aynen Başbakan Erdoğan ın duyduklarına benzer ifadelerin kullanıldığını duyduk!

Başbakan Erdoğan cephesinde de Erdoğan a hak verenlerden çok O nun bu çıkışını yersiz ve lüzumsuz bulanların çoğunlukta olduğunu gördük!

Aydın Doğan ile kamuoyu önünde böyle bir kapışma yerine daha sağlıklı yöntemlerin tercih edilebileceğini düşünenler çoğunluktaydı!

Başbakan Erdoğan ın yine sinirlerine hakim olamadığını ve gereksiz yere böyle bir tartışmanın içine girdiğini düşünenler de bir hayliydi!

Hele bir hafta sonrasına randevu vermesi ve bu randevuyu izlemek için hafta sonunu iple çekenleri daha da germeyi başarmasının Başbakan Erdoğan ın lehine artı puan olarak yazılmadığını gördük.

Aydın Doğan a konuşması için bir hafta süre tanıyıp, "Açıklamazsanız ben açıklayacağım" diye meydan okuyan Başbakan Erdoğan bütün merakları ayağa kaldırdıktan sonra suçlamalarının dozajını artırmasının kendi cephesinde de hoş karşılanmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Tamam, Başbakan Erdoğan bu tür ağız dalaşları ile kamuoyunda puan topluyor olabilir ama kurmayları arasında bu politikanın onaylandığını söylemek mümkün değil!

Çünkü yerin öbür kulağından duyduklarımız buna mani!

Başbakan Erdoğan yerin bir kulağından Aydın Doğan cephesinde neler olup bittiğini dinliyor, biz de acizane yerin öbür kulağından Erdoğan cephesinde neler konuşulduğunu dinliyoruz.

Ve görüyoruz ki her iki tarafın kurmayları da cümle alemin önünde böyle bir kapışmadan büyük rahatsızlık duyuyorlar!

Hele Hasan Celal Güzel gibi müşterek dostlar daha çok üzülüyor!

Dememiz odur ki, tarafların yeniden bir masa etrafında oturmaları ve el sıkışmaları için yoğun bir çaba harcanıyor!

Aslında şu "yerin kulakları" olmasa, belki pek çok şeyden habersiz kalacağız!

İyi ki yerin kulakları var ve iyi ki biz olanı biteni öğreniyoruz!

Özellikle de yerin öbür kulağına çok şey borçluyuz! Yoksa Çankaya nın bile bu kavgadan büyük rahatsızlık duyduğunu nasıl öğrenebilirdik!