Bismillâhirrahmanirrahîm!
“ŞUURLANDIRMA merkezi” olarak görev yapılan tam 53 yıl! Millî Gazete’nin diğer gazetelerden farkı açıktır. Baştan beri “doğru haberciliğin adresi” oldu. Olayları hiç eğip bükmedi; olduğu gibi verdi. Nasıl habercilik yapılması gerektiğini uygulayarak gösterdi. “İfsat” yerine “ıslah” çalışması yaptı. Başlangıçta koyduğu ilkelerinden hiç taviz vermedi.
Bazı teknik aksaklıkları olsa da; 53 senedir insanlığın baş belâsı Siyonizm’le mücadeleyi bırakmadı. Hep mazlumdan yana oldu. İnanç ve fikir gazeteciliği yaptı; dünyevileşmedi. Zalimin yanında saf tutmadı. Bir âhiret ve hesap günü olduğunu unutmadı. Millî Görüş çizgisini temsil etti. Yılmadı; vazgeçmedi; hedefe kilitlendi. Ölüm ötesini göremeyen bakış açısı daima dar ve kısırdır.
Daima insanlığın huzur ve barışını esas aldı. Sevgi ve kardeşliğin yayılması için çalıştı. İslâm dünyasının yüz akı bir gazetecilik örneği ortaya koydu. Sorumlu davrandı. Güven verdi. Alman akademisyen Ester Debus, yüksek lisans tezini Millî Gazete üzerine yapmıştı. Millî Gazete’nin özgül ağırlığının yüksekliğini şöyle anlattı: “Tirajı, onun pek de yaygın olmayan bir gazete olduğunu düşündürse de; oluşturduğu etki, satış rakamlarının ortaya koyduğundan çok daha güçlüdür.”
54. yılına girerken, yöneticileri Millî Gazete’nin çizgisini ısrarla sürdüreceğini belirttiler. Millî Gazete’nin Genel Müdürü Ömer Yüksel Özek, zorlukları aşarak bugünlere ulaşan Millî Gazete’nin çizgisini sürdüreceğini anlattı: “Her zaman Hakk’ın yanında yer alan gazetemiz, mazlumun destekçisi, zalimin karşısında olmaya devam edecektir.”
ENGELLERİ AŞMALIYIZ
ÖZELLİKLE matbaada baskı yaparak piyasaya sürülen gazetelerin ciddi sıkıntılar yaşadığı dönemdeyiz. Dijital dünyanın okyanus misali üzerimize gelmesi, kâğıt girdilerinin astronomik miktarda artması, gazetelerin dijital mecralara yönelmesini sağladı. Millî Gazetemiz hem dijital hem de fizikî olarak yayın yapıyor. Kardeşlerimiz “milligazete.com tr” haber portalı olarak güzel işler çıkarıyorlar.
Dijital gazetecilik, dünyanın her yerindeki insanlara ulaşmayı sağlıyor. Evi, en yakın bayiye 3-4 km mesafede olan kardeşlerimiz var. Hele, kırsal kesime ‘baskılı gazete’ kolay kolay ulaşmıyor.” e-milligazete” abone çalışması yapan kardeşlerimiz, özellikle bu yerlere Millî Gazete aboneliği sağlayabilirlerse daha verimli ve işlevsel olacağını düşünüyorum.
Şartların elverdiği ölçüde, matbaa baskılı Millî Gazete’nin tirajını artırmaya çalışalım. Bu, Millî Görüş davasının tanınıp anlaşılmasında daha “etkili” olmaktadır. Saadet Partisi kadroları, fizikî Millî Gazete’yi alarak ziyaret yerlerine götürüyor, hediye ediyor ve “tanıtma amaçlı”, “kalıcı” bir hizmete vesile oluyorlar. Millî Gazete’nin iş yerlerinde, evlerde, bayilerde “görünür” durumda olmasının faydası açıktır.
Üç gazeteye sahiplik yapan rahmetli Mehmet Şevket Eygi, gazetenin asıl gücünün “bayi satışı” olduğunu söylerdi. 1990’lı yıllarda bazı gazeteler promosyon vererek 1-1,5 milyon tiraja ulaştıklarında, bunun “gerçek güç” olmadığını anlatmıştı. Fikrimizin “etkili” olması için gazetemizin bayi satışının artırılmasını “zorunlu” görüyorum. İnsanların davamız adına “şuurlanması” buna bağlı! Henüz bu imkânı büsbütün kaybetmiş bir noktada değiliz.
CİDDİ ÇALIŞMALIYIZ
BÜYÜK davalar, büyük fedakârlıklar ister. Davası büyük olanın sevdası büyük olur. Erbakan Hoca; “Fetih ve zaferler gayrete âşıktır” derdi. Saadet Partisi, Millî Gazete, TV5, tüm MİLKO’lara sevdalıyız. Millî Gazetemizi de en “etkili” noktaya getirmek zorundayız. Kimlerle? Bütün Millî Görüşçülerle! Bu konuda güzel örnekler var.
Cuma Şahin anlattı: Adana’da, elden dağıtım yapılırken 880 gazete satılıyormuş. Bayi satışıyla yetinilince 60’a kadar düşmüş. Millî Görüşçülerin gönlü bu sayıya razı olmamış. Küçük bir gayretle hemen 130’a çıkarmışlar. Ciddi bir gayretle daha yüksek rakamlara ulaşmak mümkün! Afyon Sandıklı’da Millî Gazete sevdalısı 84 yaşında İbrahim Aktürk ağabey var. Özel gayretiyle sayıyı 40’a kadar çıkardı. Yaşı sebebiyle gücü azalınca, şimdi 18’e düştü. Haydi gençler! Bu öksüz yapı ustada kalmasın!
Stuttgart’ta, bölgesel Kilim gazetesi sahibi Ali Batmaz’la görüştüm. Diyor ki: “Japonya, baskılı gazetede direniyor. Almanya’da maliyetler yüzünden patronlar baskılı gazete istemiyor. 100 yıldır Avrupa’da devleti korumak için haftalık ücretsiz ‘baskılı gazeteler’ dağıtılır. 9 milyonluk Avusturya’da haftalık 1 milyon gazete dağıtılıyor. Sabahlara kadar posta kutularına gazete konuluyor. Devlet, dijitali ucuza geldiği halde, etkili olan ‘baskılı gazete’den vazgeçmiyor.”
Dijital, baskılı… Millî Gazetemiz mutlaka “okunur” duruma getirilmelidir. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın şu talimatını unutmayalım: “Bir cebimizde üyelik formu; diğer cebimizde Millî Gazete olacak!”