Silivri Cezaevi’nde tutuklu olanlar, “Demokrasiii” diyerek duvarlara çığlıktan yazı yazıyorlar, hükümet edenler yüzde 51 demokrasisinden dem vuruyorlar.

Aylık on binlerce lira alanlar da asgari ücretten maaş alanlar da demokrasi cenderesinde yaşam sürdürmeye devam ediyorlar.

Taksim Gezi Parkı’nda kaçan “Demokrasiii” diyor, kovan “Demokrasiii” diyor.

İslami bir devlet olamadık. Zenginimiz çok zengin, fakirimiz çok fakir.

Hazreti Ömer devlet başkanı olduğunda kendisine maaş teklifi geldiğinde Medine’de kendi nüfusunda bir ailenin geçim şartlarına göre maaşının ayarlanmasına izin vermiş ve asgari ücreti devlet başkanının ücretiyle belirlemiş.

Siz, bu günlerde asgari ücrete göre bağlanan maaşları, milletvekili maaşlarını, başbakan ve cumhurbaşkanı maaşlarını öğrenin ve demokrasi ile İslam’ın adalet siyasetini kıyaslayın.

Kıyaslamanın da fakire faydası yoktur uygulama olmadıkça.

Biz, uygulama makamında olmadığımız için mazeret üretme tarafına gitmeyelim.

Dün haberlerde vardı; Gaziantep’te bir fırıncımızla hayırseverler bir araya gelmişler, hayırseverler kaç ekmek parası verebiliyorlarsa o kadar ekmeği fakirler o fırından alabiliyorlarmış.

Bu fikri verene, bunu uygulayan fırıncı ve hayırseverlere teşekkür ederim.

2004 yılında çağdaş Battalgazilerimizden birini hastanede ziyarete gitmiştim.

Miraç Gecesi öncesiydi, hastane müdüründen yatan hastaların sayısını, görevlilerin sayısını öğrenmiş, İstanbul’da en güzel baklava yapan kuruma telefon etmiş ve o sayı kadar baklava sipariş vermiş ve Miraç Gecesi dağıttırmış.

Hastane müdüründen öğrendim ben bu bilgiyi.

Hasta ziyaretine gelen dostlarından biriyle karşılaştım hastanede.

Adam fırıncı imiş, ziyaret esnasında ekmeğin kaç gram undan yapıldığını, fırıncıya kaça mal olduğunu öğrendikten sonra üç bin ekmek parasını fırıncıya öder ve Ramazan ayı boyunca günde yüz ekmeği fakirlere dağıtmasını ister.

Daha sonra görüştüğüm fırıncı bana, “Maliyetine ekmek sattığım için kâr etmeyeceğimi zannetmiştim ama ben o yıl daha fazla kâr ettim. Fakir olanlara parasız ekmek verdiğimi gören müşterilerim durumu öğrenince, ‘Benim için de beş ekmek ver’ diyerek beş ekmek parası ödedi. Bu tür yardımları normal satıştan yaptım ve hem satışım, hem yardımım, hem kârım arttı” demişti.

İslami devlet yok diye  o gelinceye kadar bir şey yapmamak da yok.

Solcuların, sosyalistlerin, komünistlerin durumuna düşmeyelim.

Günlük ekmeğimizi paylaşmaya ve yolumuza devam etmeye gayret gösterelim.