Hakan Albayrak geçen Cuma günü Suriye de Nerede Hata

Yaptık başlıklı bir yazı kaleme aldı. Yazının başlığından yazar şimdi,

düşürülmek istendiğimiz tuzağın boyutlarını gördü, yanlışından dönecek ve bu

doğrultuda uyarılar yapacak diye beklentiye kapıldık. Zararın neresinden

dönülse kardır diyeceğini bekledik. Heyhat, aynı yanlışta ısrar ettiğini

gördük.

Yazar Nasıl davranmıştı Türkiye Nerede hata yapmıştı

ki diye soruyor. Ben cevap vereyim.

Öncelikle Türkiye Arap Baharı ndaki tuzakları göremedi.

Bu sürecin Siyonizm in kadro değiştirme operasyonuna dönüştürülebileceğini

kavrayıp, buna göre atması gereken adımları atamadı. 30-40 yıldan beri

mazlumların kanını emen diktatör rejimleri destekleyen batı, şimdi oluşan

mağduriyetler üzerinden yeni bir aşamaya geçiyordu, bunu sezemedi.

BOP diye planlanan süreçte eşbaşkan olmanın, sehpaya

tekmeyi kendimize vurdurmak olduğunu anlayamadı.

Etnik ve mezhepsel farklılıklar üzerinden yeni bir Ortadoğu

şekillendirme hedefine karşı gerekli önlemleri alamadı. Sykes-Picot un

100.yılında bölgemizdeki haritaları yeniden çizmek isteyenlerin, bu hedefe

ancak Türkiye nin bölünmesi ve bir iç savaşla ulaşabileceklerini düşünemedi.

Ah Hakan Albayrak Ah! Ne diyeyim size..

Bugün bölgenin en güvenli ülkesi İsrail oldu, görmek

istemiyorsunuz.

ABD yle bir olup Eğit-Donat ile yangına benzin taşıdık,

başınızı çeviriyorsunuz.

Canımızı yakan, ciğerlerimizi dağlayan terör belasıyla

boğuşurken Stratejik Müttefik diye bel bağladığımız ABD bugün Suriye

topraklarında PYD ile arz-ı endam ediyor, işbirliği yapıyor kurulan tezgâhı

anlamak istemiyorsunuz.

500 bin insan hayatını kaybetmiş, milyonlarca insan

yerinden yurdundan edilmiş, siz hala Türkiye muhaliflere neden daha fazla silah

vermedi diye hayıflanıyorsunuz. Başkalarının da kendilerine yakın hissettiği

gruplara silah desteği vereceklerini düşünemiyorsunuz ve iç savaşın nasıl bir

yıkım oluşturduğunu dikkate almıyorsunuz.

Suriye de taş üstünde taş kalmamış, Cenevrelerde

tiyatrolar sahneleniyor, siz hala davulun sesine uzaktan kulak veriyorsunuz.

Silah desteğinden bahsediyorsunuz ya, bırakınız desteği,

bugün burnumuzu bile sınırımızın dışına çıkaramıyoruz. Suriye yi Afganistan a

çeviriyorlar, biz çaresiz bir şekilde sonucu bekliyoruz.

Oysa Türkiye, Suriye ile ortak bakanlar kurulu toplantısı

yaptığında da, birlikte tatillere çıkıldığında da, futbol takımları sahada el

ele poz verdiklerinde de Esad aynı Esad tı. Türkiye işte bu süreçte bu

uyarıları yapıp gereken adımları attırabilse üzerine düşeni yapmış olurdu.

Ancak Türkiye Batı nın kayığına bindi. Onların yol haritasına ram oldu. Küresel

çetelere inandı, güvendi. Aynı Özal ın 1.Körfez Savaşı nda yaptığı hataya

düştü.

Aslında Türkiye nin içine çekildiği tuzağı kendiniz ifade

ediyorsunuz. Topyekün savaş ve zamanla Bağdadi Grubu nun, Lübnanlı İrancı

milislerin, Uluslararası İrancı tugayların, İran ordusunun, Rusya nın, PYD nin,

ABD nin devreye girmesiyle topyekün kaos diyorsunuz da, bütün bu

saydıklarınızın Suriye ye müdahale etme ihtimalini öngöremeyen bir iktidarın

basiretsizliğini nereye koyuyorsunuz

Sizin bir vurumluk canı vardı demeye getirdiğiniz Suriye

var ya, bugün devletin ve milletin bekasını doğrudan tehdit eder hale geldi.

Bence artık siz bu konulara girmeyin. Bakın bahar geldi, yaz geldi. Çiçekleri,

böcekleri yazın. Daha hayırlı bir hizmet yapmış olursunuz.