“Varlık barışının” altı ay daha uzatılacağını duyduğumuz zaman aklımıza “varlık kuyrukları” geldi! Tamam, sineğin kanadından yağ çıkarırcasına “varlık barışı” bir kez daha uzatılacak ama uzun bir süre ülke gündeminden düşmeyen o meşhur “varlık kuyrukları” ne oldu?

O günlerde yazmıştık şimdi de yazıyoruz “varlık kuyrukları” denilen şeyin ne ilmi bir açıklaması var ne de sosyal bir açıklaması!

Kuyruk ile varlık arasında bir bağlantı kurmanın abesliği ortada ama ülkemiz bir dönem bunu da yaşadı!

İnsanlara ihtiyaçları kadar patates ve kuru soğanı temin edemeyen yöneticiler açtıkları tanzim satış mağazaları ile bu ayıplarını kapamak istediler.

Ancak ne var ki tanzim satış mağazalarının açılması ile birlikte kuyruklar da kendiliğinden oluşuverdi.

“Yahu bu kuyruklarda neyin nesi” demeye vakit kalmadan ortaya çıkan fotoğrafın adı “varlık kuyruğu” olarak konuldu.

Patates yoktu!

Soğan yoktu!

Salatalık yoktu!

Domates yoktu!

Biber yoktu!

Ama kuyruklar vardı!

Bu yoklardan birer ikişer kilo alıp evlerine götürebilmek için sıraya girenlerin oluşturdukları kuyruklara ise “varlık kuyrukları” adı takıldı!

Ankara ve İstanbul da başkanlıkları kaybettikleri halde “seçimin kazananı biziz” diye övünenler “varlık kuyrukları” söyleminin de mucitleriydi.

Halkın kendileriyle dalga geçercesine pazardan manavdan alamadıkları patates ve kuru soğanı temin için sıraya girdikleri tanzim satış mağazaları önündeki kuyruklara “varlık kuyruğu” adını takanlara müthiş bir ders verdi.

İlk seçimde ortaya çıkan on dört binlik farkı “oylarımız çalındı” diye kabul etmeyenlere sonraki seçimlerde 800 binlik fark atarak cevap verildi.

Biz zannettik ki ortaya çıkan bu seçim sonuçları ülkeyi yönetenlerin akıllarını başlarına almalarına ve atmış oldukları yanlış adımları terk etmelerini sağlar. Ama hiç öyle bir şey olmadı, benzer yanlışlar devam ediyor! “Faiz düşmeden enflasyon düşmez” denilerek enflasyonun gerçek nedenleri hep göz ardı ediliyor.