İktidar sözcüleri her ne kadar ülke ekonomisinin doğru bir yolda olduğunu savunsalar da ekonomiye aklı gerçekten erenlerin ekonomi ile ilgili uyarıları peş peşe gelmeye devam ediyor.

          Yapılan uyarılardan, ekonominin bir felakete doğru hızla gittiği söyleniyor! Piyasalarda yaşanan hareketler de bu iddiayı doğrular nitelikte gelişmeler gösteriyor.

          Çarşı, pazar ve marketlerdeki etiketler ekonominin gidişatı hakkındaki karamsarlığı adeta körüklüyor!

          Hep ileriye yönelik olan verilen “enflasyon tek haneye inecek” vaatlerinin aslı astarı çıkmıyor!

          Bir türlü “tek haneye indirilemeyen” enflasyon hakkında da ekonomiye aklı gerçekten erenlerin endişe verici tespitleri var.

          Ekonomiye aklı gerçekten erenler, enflasyonun gerçek nedeninin izlenen “hatalı politikalar” olduğunu vurguluyorlar. 

          Ve bu yüzden ülkemizin uzunca bir süre yüksek enflasyon sorunu ile yaşamak zorunda olacağını ifade ediyorlar.

          Yazımızda ısrarla “ekonomiye aklı gerçekten erenler” ifadesini kullanmamız sebepsiz değil!

          Çünkü bir de akılları ermediği halde akıllarının ekonomiye erdiğini sananlar var.

          Bu zan ile alınan ekonomik kararlar ise bugün yaşamak zorunda kaldığımız enflasyonun temel nedenini oluşturuyor. 

          Ekonomiye akıllarının erdiğini sananlar hep ileriye yönelik vaatlerde bulunmaktan başka bir şey yapamıyorlar.

          Yaz aylarında kış ayları gelince enflasyonun düşeceğini, kış aylarında ise yaz aylarında enflasyonun düşeceğini iddia etmekten başka ellerinden bir şey gelmiyor!

          Verdikleri vaatler bir türlü yerine gelmeyince inandırıcı olabilmek için isimlerinin önüne akademik bir kariyer eklemesi yapma ihtiyacını hissediyorlar.

          Ama ne yaparlarsa yapsınlar, yaşanan yüksek enflasyon derdini çözemiyorlar. Bu durumda sokaktaki sade vatandaşların tedbirli olmaları ve ayaklarını yorganlarına göre uzatmalarından başka çaresi kalmıyor.