Dalton, ailelerin üstün ebeveynlerden kurulmasını ve seçkin bir toplumun ortaya çıkmasını savunur. Ona göre üstün ırkın korunması noktasında aileye büyük görev düşmektedir. Batı toplumunun beslendiği bu sağlıksız düşünce, Nietzsche, Mussalini, Hitler... tarafından kökleşterilmeye çalışılmıştır. Bu zümrelere göre, aristokrasiden oluşan üstün bir ırkın devamı sağlanmalı, diğer taraftan zayıf ve acizler topluma yük olmaktan arındırılmalıdır.Yunancadan gelen öjenizm kavramı ise üstün ırk düşüncesinin yayılmasında büyük rol oynamaktadır. Öjenizm, yirminci yüzyılda ABD’de büyük mesafe kat etti. Bu konuda dernekler kuruldu ve üstün ırkın korunması yolunda çalışmalar yapıldı.Dalton’a göre eşlerin irsi durumu ve taşıdıkları genler önemli. Soy sop yönünden zeki ve soylu kişiler evlenmeli ve bunlardan aynı özellikler taşıyan nesiller ortaya çıkmalıdır. Aristokrasinin oluşabilmesi için yetenekli kişilerin seçilmesi ve çoğalması yeteneksiz kişilerin ise ortamdan uzaklaştırılması gerekir. ABD de kenar mahallelerde yaşayanlar ve göçmenler hemen sezaryene alınırken yerli halkının normal doğuma teşvik edilmesi bunun apaçık bir göstergesidir. Bugün sosyal biyologlar insan kopyalayarak üstün ırk üretmenin yollarını arıyorlar. Biyoteknoloji ile her şeyi başarabileceklerine inanan biyologlar ne yazık ki tatminsiz kitleler oluşturuyor. Bilindiği üzere materyalizm her meseleyi genlerle açıklamaya ve genler üzerinden hegomonik varlığını sürdürmeye çalışıyor. Oysa bu durum kişinin akıl irade seçim ve öğrenme yeteneğinin göz ardı edilmesini ifade eder ki bu mümkün değildir. İnsanın, düşünce, akıl, irade ve duygusal potansiyeli genlerle ifade edilemeyecek bir öze sahiptir. Batı, asillik, soy ve üstün ırk kavramının yaygınlaşmasını, despotizmini sürdürebilmek için gerekli bir araç olarak görmektedir. Çünkü bu vesile ile sömürdüğü, canlarını, mallarını gasp ederek dünya coğrafyasından silmeye çalıştığı masum halkların içine düştüğü duruma bir mazeret üretmiş olacaktır.

Günümüzde üstün ırk anlayışının en büyük temsilciğini Yahudi toplumu yapmaktadır. Yahudilere göre kendileri doğuştan üstün ve yetenekli bir toplumdur, öteki toplumlar ise bu insanlara köle olmalıdırlar. Bugün İsrail’in yaptığı kıyımlara baktığınızda öjenizmin doğurduğu anarşi ve kıyımı görebilirsiniz. Zira ırkçılık insan fıtratıyla uyumlu değildir, temelinde hastalıklı bir düşüncedir. Öjenizm negatif bir düşüncedir, yok edicidir. Asalet genlerde değil kişinin iman pınarından fışkıran tutum ve davranışlarındadır. Nitekim ABD’de suç işleyen ve cezaevlerinde kalan siyahiler İslam’la şereflendiklerinde eski hallerinden eser kalmamış ve artık topluma hizmet eden birer faydalı insan olmuşlardır. İslam ırkçılığı yasaklar ve kişiye insanı kâmil olma yollarını açar.