Evlilik yaşının yükseldiği, ekonomik sıkıntılar ve artan düğün masrafları nedeniyle çok sayıda gencin yuva kurmayı ertelediği bir dönemde, aile kurumunun karşı karşıya bulunduğu sorunlar yeniden gündeme geldi.
Gençlerin evlilik öncesinde karşılaştığı ekonomik ve sosyal engellerin yalnızca bireysel bir mesele olmadığını belirten Din Bir Der Batman Şube Başkanı Abdülvahap Yıldız ile medrese müderrisi ve kanaat önderi Mehmet Masum Yıldırım, evliliğin kolaylaştırılması gerektiğine dikkat çekti.
Milli Gazete Batman Bölge Temsilcisi Yusuf Öztek’e konuşan Yıldız ve Yıldırım, Kur’an-ı Kerim ve Peygamber Efendimizin (sav) sünneti ışığında aile kurumunun güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, gençlerin ağır ekonomik yüklerin altına sokulmaması çağrısında bulundu.

“EVLİLİĞİ ZORLAŞTIRAN HER YÜK GENÇLERİ YUVADAN UZAKLAŞTIRIYOR”
Din Bir Der Batman Şube Başkanı Abdülvahap Yıldız, günümüzde gençlerin evlilik kararını ertelemesinde ekonomik ve sosyal şartların önemli rol oynadığını belirtti.
Başlık parası, yüksek mehir talepleri, ağır çeyiz beklentileri, gösterişli düğünler ve ev kurma masraflarının gençleri daha evliliğin ilk aşamasında ciddi bir borç yüküyle karşı karşıya bıraktığını ifade eden Yıldız, ailelerin kendi beklentilerini gençlerin omuzlarına yüklememesi gerektiğini söyledi.
Yıldız, özellikle başlık parasının tamamen kaldırılması gerektiğini belirterek, “İnsani olmayan başlık parasını tamamen kaldırmak gerekir. Mehir, erkeğin maddi durumuna göre, onu ağır bir borç yüküne mahkûm etmeyecek bir miktarda belirlenmelidir. Evlilik, gençlerin hayatına daha başlangıçta büyük bir ekonomik sıkıntı getirmemelidir” dedi.
Evliliğin sadece iki kişinin bir araya gelmesinden ibaret olmadığını vurgulayan Yıldız, sağlam ailelerin güçlü toplumların temelini oluşturduğunu belirterek, gençlerin yuva kurmasının önündeki engellerin toplumun tamamını ilgilendirdiğini ifade etti.
“FAKİRLİK DEĞİL, GÖSTERİŞ VE İSRAF ENGEL OLMALI”
Medrese müderrisi ve kanaat önderi Mehmet Masum Yıldırım ise evliliğin İslam’daki yerine dikkat çekerek, gençlerin maddi imkânsızlıklar gerekçe gösterilerek evlilikten uzaklaştırılmaması gerektiğini söyledi.
Rum Suresi’nin 21. ayetinde eşler arasında sevgi ve merhametin yaratıldığına dikkat çeken Yıldırım, aile yuvasının huzur ve güvenin merkezi olması gerektiğini belirtti.
Yıldırım, “Gerçek huzur ailede başlar. Aileyi ayakta tutan ise Allah’ın emrine uygun kurulan evliliktir. Huzur, saadet ve güven ancak İslami ölçülerle mümkün olur” dedi.
Nur Suresi’nin 32. ayetini de hatırlatan Yıldırım, Allah’ın evlenmek isteyenlere yardım edeceğine işaret edildiğini belirterek, günümüzde ise gençlerin Allah’ın vaadinden ziyade toplumdaki gösteriş yarışına mahkûm edildiğini söyledi.
“Ağır mehirler, lüks düğünler, bitmek bilmeyen çeyiz listeleri gençlerin önüne büyük engeller çıkarıyor. Asıl terk edilmesi gereken fakirlik değil, israf anlayışıdır” ifadelerini kullanan Yıldırım, gençleri yıllarca borçlandıran bir evlilik anlayışının doğru olmadığını vurguladı.
Yıldırım, “Bir genç daha yuvasını kurmadan borç batağına giriyorsa, burada hepimizin düşünmesi gereken bir sorun vardır. Evlilik huzurun başlangıcı olmalı, yıllarca sürecek ekonomik sıkıntıların başlangıcı olmamalıdır” diye konuştu.
“PEYGAMBER EFENDİMİZİN AİLE HAYATI BUGÜNÜN TOPLUMUNA DERS OLMALI”
Hz. Ali ile Hz. Fatıma’nın evliliğini örnek gösteren Yıldırım, Peygamber Efendimizin (sav) evliliği zorlaştıran değil, kolaylaştıran bir anlayışı esas aldığını belirtti.
Hz. Ali’nin imkânları ölçüsünde mehir verdiğini ve evlilik hayatının sadelik üzerine kurulduğunu hatırlatan Yıldırım, bugün ise düğün, çeyiz ve ev kurma masraflarının gençleri ağır ekonomik yüklerle karşı karşıya bıraktığını söyledi.
“Bugün milyonlarca liralık harcamalarla yapılan düğünlere şahit oluyoruz. Fakat gösteriş arttıkça huzurun da arttığını söyleyemeyiz. Peygamber Efendimizin (sav) örnek aile hayatında sadelik, samimiyet, kanaat ve bereket vardı. Bizim de yeniden bu anlayışı hatırlamamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“EŞLER BİRBİRİNE RAKİP DEĞİL, EMANETTİR”
İslam’ın aile anlayışında sevgi, merhamet, sadakat ve sorumluluğun esas olduğunu belirten Yıldırım, evlilikte eşlerin birbirlerine üstünlük kurmak yerine birbirlerine destek olmaları gerektiğini söyledi.
“Eşler birbirlerinin kusurunu örten bir elbise gibidir. Müslüman, eşine güzel davranmayı ibadet bilir. Evdeki huzurun kaynağı iman, helal lokma, sabır, istişare ve karşılıklı saygıdır. Ailede Allah korkusu varsa zulüm, şiddet ve huzursuzluk barınmamalıdır” diyen Yıldırım, aile büyüklerinin de yeni evlenen çiftlerin hayatına gereğinden fazla müdahale etmemesi gerektiğini ifade etti.
“GENÇLER TOPLUMUN LOKOMOTİFİDİR”
Abdülvahap Yıldız ise gençlerin çeşitli ekonomik ve sosyal nedenlerle evlenememesinin yalnızca bireysel bir sorun olmadığını belirterek, bunun toplumun geleceğini de doğrudan etkilediğini söyledi.
Gençlerin toplumun önemli bir kesimini oluşturduğunu ifade eden Yıldız, “Gençlerin bu sebeplerden dolayı evlenememesi, onların topluma olması gereken olumlu katkılarına da engel oluyor. Toplumun lokomotifi olan gençler huzur bulamayınca toplum maddi ve manevi olarak zayıflıyor” dedi.
Yıldız, evliliğin önündeki ekonomik engellerin azaltılması, gençlerin istihdam imkânlarının artırılması ve ailelerin beklentilerini makul seviyeye çekmesi gerektiğini belirterek, başta hükümet olmak üzere toplumsal kurumlara ve sivil toplum kuruluşlarına da görev düştüğünü söyledi.
“GENÇLERİN ÖNÜNDEKİ DUVARLARI KALDIRALIM”
Yıldız ve Yıldırım, evlilik meselesinin yalnızca gençlerin değil, ailelerin ve bütün toplumun ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekerek, gösteriş ve israf yarışının terk edilmesi çağrısında bulundu.
Düğünlerin gençleri yıllarca borçlandıracak bir organizasyona dönüştürülmemesi gerektiğini belirten Yıldız ve Yıldırım, mehir, çeyiz ve düğün masraflarında imkânların dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Yıldırım, sözlerini şu çağrıyla tamamladı:
“Gençlerimizi evlilikten uzaklaştırmayalım. Mehir, çeyiz ve düğün masrafları gençleri borç batağına sürüklememelidir. Evliliği kolaylaştırmak gerekir. Sünnet olan kolaylaştırmaktır. Biz ise bazen örf, gösteriş ve israfla evliliği zorlaştırıyoruz. Bu anlayışı değiştirmeliyiz.”
Yıldız ise toplumun bütün kesimlerine sağduyu çağrısında bulunarak, “Aileler evlatlarının yuva kurmasını zorlaştıran değil, kolaylaştıran bir anlayış benimsemelidir. Evliliğin İslam’daki yeri ve önemi topluma yeniden anlatılmalıdır. Gençlerin önündeki engelleri kaldırırsak hem aile kurumumuzu güçlendirir hem de toplumumuzun huzuruna katkı sunarız” ifadelerini kullandı.





