Aşırı işlenmiş gıdalar nedir?

Aşırı işlenmiş gıdalar (Ultra-işlenmiş gıdalar / UPF), ev mutfaklarında kullanılmayan kimyasal maddeler, tatlandırıcılar, renklendiriciler, koruyucular ve yüksek oranda şeker, tuz ve doymuş yağ içeren, genellikle endüstriyel süreçlerle seri üretilen hazır yiyecekler…

* Paketli aperatifler: Cipsler, krakerler ve tatlı-tuzlu atıştırmalıklar

* İçecekler: Gazlı ve şekerli içecekler

* Hazır ve dondurulmuş gıdalar: Hazır çorbalar, hazır erişteler (noodles), dondurulmuş pizzalar, hazır köfte ve dondurulmuş işlenmiş balık/kümes hayvanı ürünleri

* Unlu mamuller ve tatlılar: Toplu üretilen paketlenmiş ekmekler, kekler, hamur işleri ve çikolatalar

* Şarküteri ürünleri: Sosis, salam ve pastırma gibi işlenmiş etler

AŞIRI İŞLENMİŞ GIDALARIN VÜCUDA ETKİLERİ VE ZARARLARI NELERDİR?

* Besin değeri düşüktür: Lif, vitamin ve mineraller bakımından aşırı fakirdir.

* Kronik hastalık riskini artırır: Fazla tüketimi obezite, tip 2 diyabet, yüksek tansiyon ve kalp hastalıklarına zemin hazırlar.

* Kanserle bağlantılıdır: İçerdikleri katkı maddeleri (örneğin sodyum nitrat veya yapay bileşenler) nedeniyle kanser riskini artırabileceği yönünde bilimsel çalışmalar bulunmaktadır.

* Beyin ve ruh halini etkiler: Hafızayı, öğrenme kapasitesini olumsuz etkileyebilir; kaygı ve depresyon semptomlarıyla ilişkilendirilmektedir

AŞIRI İŞLENMİŞ GIDALARI AZALTMAK DEPRESYON BELİRTİLERİNİ HAFİFLETEBİLİR

Aşırı işlenmiş gıdaların (UPF, Ultra-Processed Food) tüketiminin azaltılması, depresyon belirtilerinde iyileşmeyle ilişkilendirildi.

ABD'deki Kaliforniya Üniversitesi San Francisco (UCSF) araştırmacılarının yürüttüğü öncü bir pilot çalışma, UPF tüketimini %85'ten fazla azaltan depresyon tanılı bazı katılımcılarda belirtilerin gerilediğini ortaya koydu.

Ancak yalnızca 20 kişinin katıldığı çalışma küçük ölçekli olduğu için sonuçların daha geniş araştırmalarla doğrulanması gerekiyor.

Araştırmaya, depresyon tanısı bulunan ve yüksek miktarda UPF tüketen 20 kişi dahil edildi.

Katılımcıların tamamında hipertansiyon, diyabet veya yüksek LDL (düşük yoğunluklu lipoprotein) kolesterol gibi en az bir metabolik bozukluk bulunuyordu.

Katılımcılardan çalışma boyunca kullandıkları ilaçları, terapi programlarını, egzersiz ve uyku düzenlerini değiştirmemeleri istendi.

Katılımcılar iki gruba ayrıldı. İlk grup normal beslenmesini sürdürürken, ikinci grup UPF oranı düşük bir beslenme düzenine geçti.

Dört haftanın ardından gruplar beslenme düzenlerini değiştirdi.

Müdahalelerin bazı katılımcılarda kaygı belirtilerini de azalttığı görüldü.

2024 yılında 15.960 yetişkinin verilerinin incelendiği bir araştırmada da UPF tüketimindeki her %10'luk artış, depresyon belirtileri gösterme riskinde %10'luk artışla ilişkilendirildi.

Bununla birlikte, bu araştırmaların önemli bölümü kişilerin kendi bildirimlerine dayanıyor ve UPF tüketiminin depresyona doğrudan neden olduğunu kanıtlamıyor.

UCSF araştırmacıları, daha geniş kapsamlı ikinci aşama çalışmanın katılımcı alımına 2028 yılında başlamayı planlıyor.

Araştırmadan elde edilen sonuçlar JAMA Psychiatry dergisinde yayınlandı.

Kaynak: Haber Merkezi