Sonunda bu da oldu. Mültecilere zarar verecekler endişesini duymaktaydık.
Bir saldırı olacak diye yüreğimiz ağzımızdaydı.
Zira öylesine ırkçı söylemlerle koca koca köşe yazarları, tetikçilik yapıp yangına körükle gitmekteydi ki.
“Ülkemde mülteci görmek istemiyorum” korosu sonunda başardı.
İnsanları ırkçılığa yönlendirip cinayete, canlı canlı yakmaya değin kanlı vahşiye dönüştürdü.
Rızkını kazanmak için serçe kuşlar gibi didinen üç gök ekin, daha çocuk, daha çok genç.
Çalıştıkları, alın teri akıttıkları, ekmek parasını kazandıkları taş atölyesinde.
Kalacak yerleri olmadığı için taş atölyesinin izbe bir köşesine kıvrıldıkları en tatlı gece uykusunda katledildiler.
Hem de ölümün en feci haliyle.
Üzerlerine benzin dökülüp yakılarak.
Ecdat harp meydanında bile düşmanına eziyet çektirmemeye önem verip, yakmak gibi vahşi bir öldürme biçimine asla tevessül etmeden savaşmış.
Merhamet yoksulu canilerin ayak seslerini duymaktaydık.
Ya canlı canlı bir köpek yavrusunu ateşe atmışlar, ya masum bir kediyi, kömür olmuş iskeleti ile ortada bırakıp; hepimizi can evinden vurmuşlardı.
Böyle böyle yükseldi vahşilik.
Beyaz polisin Amerika’sında zenci vatandaşın boynuna basarak öldürmesi gibi ırkçı cinayetlerle anılmaktayız artık.
İzmir’de Suriyeli 3 işçi yakılarak katledildi.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, İzmir’de 3 Suriyeli işçinin, bir saldırgan tarafından uyurken yakılarak katledildiğini iddia etti.
Olay 16 Kasım’da yaşandı.
Suriyeli gençlerle saldırgan arasında herhangi bir husumet bulunmadığı, olayın ırkçı bir saldırı olduğu ifade edildi.
Katledilen gençlerden Mamoun 23 yaşında, Ahmed 21, Muhammed ise 17 yaşındaydı.
Konuya ilişkin paylaşımlarda bulunan Mülteci Medyası, olay yerine ait görüntüleri paylaşarak şu ifadelere yer verdi:
“Katil cinayeti itiraf etmiş, tutuklanmış, ifadesinde gece saat 23.00’de mültecilerin kaldığı odanın elektriğini kestiğini ve 04.00 gibi de onları yaktığını itiraf etmiş.”
Öldürülen Mamoun’ın kardeşi Ahmet;
“Kardeşim, bir hafta sonra evlenecekti. Atölyede çalıştıkları yerde uyurken benzin döküp yakmış. Bir hafta hastanede kaldı sonra öldü. Diğer arkadaşları ise bir gün sonra öldüler. Hiç kimseye haber vermedik çünkü polis kimseye anlatmamamızı istedi. ‘Bir şüpheli var, onu yakalayalım öyle haber verin’ dediler. Sonra polis onu yakaladı, o kişinin yaptığını ispatladılar. Türk tarafları basına neden haber vermedi, onu da bilmiyorum. Katil bizimle aynı fabrikadan taş alıyordu. İsmi Kamal. Neden oldu, neden yaptı kimse bilmiyor.”
Katil, cinayet öncesinde mültecilere olan kinini orada çalışan bir işçiye anlatmış; ”Orası yanacak, o Suriyeliler orada ölecekler’’ demiş.
Katledilen gençlerin aileleri mağdur, dil bilmiyorlar, hangi yöne hareket edeceklerinin şaşkınlığı içerisindeler.
Gençlerin ikisini İzmir’e defnetmişler, birinin ailesi Suriye’yi istemiş, oraya göndermişler.
Ne acı, 40 gün olmuş polis ve medya bu vahşi katliamı saklamış.
Bu gizliliğe kızıyoruz.
Lakin acaba utançtan mı gizlendi bu haber.
Yoksa başka artçı saldırılar olur endişesinden mi?
Yakma olayı başka ırkçılara ilham verip cinayetleri tetikler korkusunu doğrusu her birimiz taşımaktayız.