Toplumun genelinin neler döndüğünden haberi yoktur,
hatta haberi olmadığından dahi habersizdir (Noam Chomsky). Bu yazı dizimizin
amacı, habersiz kesimlerin yaşananlardan haberinin olmasının sağlanmasıdır.
Milli Görüşçülerin görevi de bunu öğrenip, vatandaşlarımıza anlatmaktır.
Kimseyi karalamak gibi bir amacımız yoktur. Amacımız; gerçekleri kamuoyuyla paylaşmaktır.
Bir okuyucum; Başkanlık sistemi başlıklı yazıma şu
yorumu yapmış:
Montaj esas-son paragraf: Montaj yaparak Millî Sanayi
kurulur. Renault-Clio günde 974 araç monte ediyor. Bu MONTAJ dır. Sistem,
ürünün alt parçalarını da piyasadaki tedarikçilerinden çeker. Tedarikçi
zincirindeki oranını artırmak, senin yeteneğindir. Kimse kimseye babasının
hayrına iyilik etmez, sistemi doğru öğrenmeliyiz.
Cevap hakkımı kullanıyorum: Güzel kardeşim bir kere adını
saklaman hoş değil! Dürüstçe ve korkusuzca saklamadan yorum yapmalıydın. Montaj
sanayinin tedarikçisi oluyor da, üretim yapan fabrikaların tedarikçileri
olmuyor mu Üretim yapan fabrika aynı zamanda montajını da yapmıyor mu
Dolayısıyla üretim yaparak başka ülkenin pazarı olmuyor, siz yeni pazarlar arayarak
mal satıyorsunuz. Böylece döviz çıkmıyor, aksine döviz giriyor. İsmini vermeyeceğim bir araba firmasına
elektrik kablosu tedarikçiliğini yapan en samimi arkadaşım, artık yapmadığını
ifade etti. Neden mi Artık o da dışarıdan geliyormuş.
Şimdi yeni yazı dizimize başlayalım!
AKP nin Yeni Türkiye söylemini; Milli Görüş ün
yıllardır seslendirdiği Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya söyleminden
esinlendiklerini yazımda ifade etmiştim. Bu ifademe AKP liler tarafından tepki
verilerek, şahsıma hakaret ettiler. Bundan dolayı yeniden yazma ihtiyacı
hissettim. Konuyu daha geniş olarak ele almaya çalışacağım. Kişi kahramanına
biat eder duruma gelince, görülmesi gerekeni göremezmiş. Oysa siyasi liderleri
sevmek yerine, yapılanlara objektif olarak bakıp ve değerlendirmek gerekir.
Seçtiklerini sevme! Denetle! Bizim yapmak istediğimiz bundan başka bir şey
değildir. Yazdıklarımızın yanlışları veya eksikleri varsa, bunun hakaret
etmeden ifade edilmesi gerekmiyor mu Hakaret etmek o konu hakkında bilgisizliği
göstermez mi Seçtiklerimize biat etmeyi bırakıp, denetlemeye başladığımız gün
bu ülke kalkınacaktır. Neyse biz konumuza gelelim.
İngiltere de 1995 2000 yılları arasında Tony Blair ekibi
tarafından geliştirilen yerleşik parti kadrolarını tavsiye için New Labour
(Yeni İşçi Partisi) sloganı ve tek parti devletine ilerlemek için 1997 seçim
zaferiyle New Britannia (Yeni
İngiltere) sloganı sentezlenmiştir. Bu slogan ve medya desteğiyle emektar
partiler tasfiye edilmiştir. Bugün Türkiye ye baktığımızda iki parti üzerinden
her şeyin döndüğünü görürsünüz. BDP milletvekilleri, bağımsız olarak kazanıp,
mecliste grup kurmuşlardı. Aslında her şey iki partinin etrafında dönüyor.
İngiltere de oynanan oyun Türkiye de oynanmaktadır. Tony Blair in Yeni
Sol unun ilk icraatı; partinin başına gelir gelmez topladığı olağanüstü bir
kurultay ile parti tüzüğündeki Devletleştirme maddesini değiştirmek oldu.
Yani geleneksel anlamda özelleştirmeye ilke olarak karşı olan ve
özelleştirilmiş kamu hizmet kuruluşlarını devletleştirmeyi amaçlayan İşçi
Partisi bu ideolojik temel taşlarından birini Blair ile birlikte değiştirdi. O
günden itibaren partinin yeni adı Yeni İşçi Patisi (New Labour) olarak
anılmaya başlandı. Parti; Batılı demokratik rejimlerin, yeni bir ideolojik
tercihi olacağı fikrini yaydı.
Kapitalizm Tony Blair i
ne hale getirdi
Fakat Tony Blair iktidarının ilk 1 2 yıldan sonra parti
içinde bile slogan yavaş yavaş terk edilmeye başlanırken, 2001 seçim
kampanyasına gelindiğinde telaffuz bile edilmedi. Tam tersi, Blair in Yeni
Muhafazakâr hatta Yeni Thatcherist olduğu tartışıldı. Çünkü toplumdaki gelir
dağılımı adaletini daha fazla ihlal eden, aynen muhafazakâr iktidarlar
dönemindeki gibi yoksul ile zengin arasındaki uçurumu daha da büyüten Blair,
işçi sendikaları ile bağlarını kesip, işadamları ve zenginlerle bağlarını daha
da güçlendirmişti. Bunu neden anlattım! Bugün Türkiye de yaşanan farklı bir şey
değildir. Sadece algı oluşturup, toplumu yönlendirmek için ortaya konulan bir
slogandır. Denetlenmenin yapılmadığı bir ülkede; Yeni Türkiye den bahsetmek
trajikomik bir olaydır.
İşçi kazalarında ölümün yüksek olduğu ve en son asansör
kazasında ölen on işçimizle ilgili bir dönem TOKİ başkanlığı da yapan eski
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ın Hürriyet gazetesinden Hacer
Boyacıoğlu yla yapmış olduğu röportajda şu ifadeleri kullanması manidardır:
Biz bu tür konuları da kapsayan bir imar yönetmeliği
yaptık ve ben altında kaldım. Dünyayı kafamıza yıktılar, erteledik. Bu
yönetmenliğin çıkması için kamera önünde dayılanan eski başbakan neden Erdoğan
Bayraktar ın arkasında durmamıştır Hiç düşündünüz mü Kim bu düzenlemeleri
erteletti sorusuna Erdoğan Bayraktar şu cevabı veriyordu: Çalışmadan
kazananlar, lobi yaptı. Biz İmar rantından kazanılan para belediyelerin
kasasına girsin istedik. Kimdi bu çalışmadan kazananlar 12 yıldır lobilerle
mücadelede bir adım öne gidilmemişti. On iki yıldır değişen tek bir şey vardır.
Daha fazla tüketmek! Daha fazla köle meydana getirmek! (Devam edecek.)