Terör devleti İsrail'in Gazze Şeridi ve Lübnan’da yürüttüğü işgal ve soykırım politikaları, Siyonist rejimi küresel çapta yalnızlığa ve çöküşe sürüklemeye devam ediyor.
İsrail eski Adalet Bakanı Daniel Friedman, Netanyahu hükümetinin kanlı politikalarının ülkeyi "benzeri görülmemiş bir aşağılanmaya" ve “büyük bir uluslararası nefrete” mahkûm ettiğini itiraf etti.

- SİYONİST REJİMDE KORKU VE PANİK BÜYÜYORé
Gazze’deki masum sivillere ve Lübnan'a yönelik barbarca saldırıları nedeniyle tüm dünyada lanetlenen işgalci İsrail, içeride de büyük bir kırılma yaşıyor.
Özellikle İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgede stratejik bir hezimet yaşadıklarını düşünen İsrailliler arasında, mevcut faşist hükümete karşı öfke çığ gibi büyüyor.
Yaklaşan seçimlerde, Siyonist rejimin içine düştüğü bataklıktan kurtulmak isteyenlerin muhalif isimlere yönelmesi bekleniyor.

- "TÜM DÜNYA GAZZE'DEKİ KATLİAMI VE YIKIMI İZLİYOR!"
İsrail'de 2007-2009 yılları arasında Adalet Bakanlığı yapan Daniel Friedman, İsrail merkezli Maariv gazetesine verdiği demeçte, Gazze'deki soykırımın sonuçlarına dair çarpıcı itiraflarda bulundu.
Dünyanın gözü önünde işlenen savaş suçlarının gizlenemez boyutuna dikkat çeken Friedman, şunları kaydetti:
“Dünyadaki milyonlarca izleyici, televizyon ekranlarından Gazze Şeridi’ndeki yıkımın yanı sıra öldürülen ve yaralanan çocukların manzaralarını görüyor. Ayrıca bu insanlar, Gazze’deki enkazlar arasında, kavurucu güneş altında ve şiddetli yağmura maruz kalan derme çatma çadırlarda yaşamak zorunda bırakılanların dramına şahit oluyorlar.”

- "SÖZDE CAYDIRICILIK İSRAİL'İ UÇURUMA SÜRÜKLÜYOR!"
İşgalci rejim içinde bazı kesimlerin bu katliamlar sayesinde sözde bir "caydırıcılık" elde ettiklerini zannettiklerini belirten eski bakan, bunun büyük bir yanılgı olduğunu vurguladı.
Kan dökerek elde edildiği sanılan gücün ağır bir bedeli olduğunu söyleyen Friedman, "İsrail'in elde ettiği sınırlı caydırıcılığın karşılığında; küresel kamuoyundaki algı değişimi, Arap dünyasında yaşanan dönüşüm ve İsrail'in çıkarlarına ters düşen gelişmelerin oluşturduğu bedel de göz önünde bulundurulmalıdır" diyerek rejimin içine düştüğü stratejik körlüğü eleştirdi.

- BATI ŞERİA'DAKİ VAHŞET VE FİLİSTİN'E BÜYÜYEN DESTEK!
7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden soykırımın, Siyonist İsrail'in dostları ve müttefikleri nezdinde bile büyük bir nefret uyandırdığını aktaran Friedman, işgal altındaki Batı Şeria'daki Siyonist gaspçıların saldırılarına da değindi.
Filistin topraklarını gasp edenlerin şiddet eylemlerinin İsrail'i köşeye sıkıştırdığını itiraf eden Friedman, "Küresel kamuoyundaki değişim ve İsrail'e yönelik tutumun tersine dönmesi, uluslararası konumumuzun zayıflamasına ve Filistin'e yönelik halk desteğinin artmasına yol açtı" ifadelerini kullandı.

- "EŞİ BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ BİR AŞAĞILANMA!"
Tüm bu süreçlerin sözde "İsrail'in devlet güvenliğini" yerle bir ettiğini, uluslararası itibarını sıfırladığını ve rejimi küresel yaptırımların eşiğine getirdiğini belirten Friedman, ABD ile olan çarpık ilişkilere dair de tarihi bir itirafta bulundu.
Başbakan Binyamin Netanyahu’nun düştüğü sefil duruma işaret eden Friedman, "Netanyahu'nun siyasi zayıflığı, Trump'ın hem onu hem de İsrail'i benzeri görülmemiş bir aşağılanma sürecine maruz bırakmasına zemin hazırladı" sözleriyle Siyonist cephedeki çaresizliği gözler önüne serdi.

