Demir parmaklıklar ardındaki çığlık uluslararası kamuoyunun gündemine taşındı. İsrail cezaevlerinde tutulan binlerce Filistinlinin maruz kaldığı insanlık dışı koşullar ve temel sağlık hizmetlerine erişimlerinin tamamen engellenmesi bardağı taşıran son damla oldu. Filistin Dışişleri Bakanlığı, yaşananların artık sıradan bir ihmal değil, doğrudan insan hayatını hiçe sayan organize bir suç politikasına dönüştüğünü dünyaya ilan etti.
15 Yaşındaki Muhammed'in Durumu Alarm Veriyor
Bakanlık tarafından Birleşmiş Milletler (BM) özel mekanizmaları, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR), BM İnsan Hakları Konseyi ve Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) gönderilen acil uyarılarda, tutukluların durumunun her geçen gün daha da kritik bir eşiğe geldiği kaydedildi.
Açıklamada özellikle 15 yaşındaki Filistinli çocuk tutuklu Muhammed Musa Hamid'in yaşadığı vahim tabloya dikkat çekildi. Hamid'in "sağlık durumunun ciddi şekilde kötüleşmesine ve hayatının tehlikeye girmesine yol açan bir dizi ihlal ve tıbbi ihmale maruz kaldığı" aktarıldı. Yaşananların münferit bir olay olmadığı, çocuk tutuklunun maruz kaldığı muamelenin cezaevlerindeki genel imha politikasının sadece somut bir örneği olduğu vurgulandı.
İlaç Yok, Muayene Yok, Hijyen Sıfır
Bakanlığın paylaştığı veriler, cezaevlerindeki ağır tabloyu gözler önüne serdi. İlaç ve tedaviden kasıtlı olarak mahrum bırakma, doktor muayenesi ve uzman konsültasyonlarını geciktirme, hastaların hastanelere sevkini engelleme ve rehabilitasyon hizmetlerini tamamen kesme gibi uygulamaların olağan hale geldiği ifade edildi.
Koşulların vahameti yalnızca ilaçsızlıkla sınırlı kalmadı. Binlerce tutuklunun aşırı kalabalık koğuşlara tıkıldığı, yetersiz beslenme, temiz içme suyu, hijyen malzemeleri, giysi ve battaniye eksikliğiyle baş başa bırakıldığı bildirildi. Mahkumların uzun süreli tecrit altında tutulduğu, klinik ve hastane sevkleri sırasında güvenlik güçlerinin fiziki saldırısına uğradığı ve aile ziyaretlerinden tamamen menedildiği kaydedildi.
Organ Kayıpları ve Ölümler Yaşanıyor
Ağır koğuş koşullarının tıbbi yardımdan mahrum bırakılmayla birleşmesi; aralarında çocukların, yaşlıların, kronik hastaların ve yaralıların da bulunduğu tutukluların sağlık durumunu geri dönülemez noktaya sürükledi. Açıklamada, yaşanan ihmallerin organ yetmezliği, kalıcı sakatlıklar, uzuvların kesilmesi ve cezaevlerinde doğrudan ölümle sonuçlandığına işaret edildi.
Tüm bu eylemlerin "sistematik ve yaygın" bir şekilde yürütüldüğünü belirten Filistin makamları, tablonun uluslararası ceza hukuku kapsamında açıkça savaş suçu ve insanlığa karşı suç teşkil edebileceğini vurguladı.
Bağımsız Soruşturma ve Cenazelerin İadesi İstendi
Filistin Dışişleri Bakanlığı, uluslararası toplumu İsrail üzerinde "gerçek ve etkili bir baskı" oluşturmaya davet etti. Tıbbi ihmal, işkence ve kötü muamelenin derhal sonlandırılması, tutukluların sağlık hizmetlerine vakit kaybetmeksizin erişiminin temin edilmesi talep edildi.
Ayrıca cezaevlerindeki ölüm vakaları ve gözaltı şartları hakkında bağımsız ve tarafsız soruşturmaların açılması, faillerin hesap vermesi ve yaşamını yitiren tutukluların cenazelerinin derhal ailelerine teslim edilmesi istendi.




