Uluslararası arenada diplomatik savaşlar hız kesmeden devam ederken, Ankara ile Tel Aviv hattında ipler bir kez daha gerildi. İsrail hükümetinin tarihi gerçekleri çarpıtarak attığı son adım, Türk dış politikasında bardağı taşıran son damla oldu. Filistin halkına yaşatılan dram tüm hızıyla sürerken, İsrail'in dikkatleri başka yöne çekme çabası diplomatik kulisleri hareketlendirdi. Kamuoyunun gözü kulağı Ankara'dan gelecek yanıttayken, Dışişleri Bakanlığı yayınladığı bildiriyle adeta muhtıra verdi. Kafalar oldukça karışık.
"Netanyahu ve Suç Ortaklarının Sıkışmışlığı"
Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in aldığı kararın tarihi ve hukuki hiçbir geçerliliği olmadığı net bir dille kaydedildi. Alınan kararın tamamen "kötü niyetli bir girişim" olduğu vurgulanan resmi açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Tüm dünyanın gözü önünde Filistin halkına yönelik sistematik zulüm uygulayan ve Uluslararası Adalet Divanında Gazzelilere karşı soykırım işlemek suçundan yargılanmakta olan İsrail hükümeti, 1915 olaylarıyla ilgili olarak kabul ettiği siyasi kararla kendi suçlarını örtbas etmeyi hedeflemektedir. Hukuki ve tarihi gerçekleri yok addeden bu kötü niyetli girişim, Uluslararası Ceza Mahkemesinde Filistinlilere karşı işlenen suçlarla bağlantılı olarak yürütülen soruşturma kapsamında haklarında tutuklama emri bulunan Netanyahu ve suç ortaklarının içinde bulunduğu sıkışmışlığı gözler önüne sermektedir."
Genişlemeci Politikalara Karşı Net Duruş
Ankara, bölgedeki hukuksuz adımlara karşı geri adım atmayacak.
Diplomasinin tüm enstrümanlarını sonuna kadar kullanacak.
Tel Aviv yönetiminin, uluslararası mahkemeler önünde hesap vermesi için Türkiye öncü rolünü sürdürecek.
Bakanlık, Türkiye'nin İsrail'in bölgedeki genişlemeci ve istikrarsızlaştırıcı politikalarının son bulması adına kararlılıkla çalışmaya devam edeceğini, Netanyahu hükümetinin sivillere karşı işlediği suçların peşini hukuki olarak bırakmayacağını ifade etti.





