Olayı biliyorsunuz. ABD de HUDSON da, yapılan bir toplantıda, bizden askeri sıfatı olan kişilerin de katıldığı bir FORUMdüzenleniyor. Konu Türkiye yi savaşa sokmak için proje üretmek.

Önce eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Tülay Tuğcu ya suikast yapılacak. Sonra Taksim meydanında kırk elli kişi kurşunlanacak ve sonra Türkiye 50 bin askerle Kuzey Irak a saldırıya geçecek.

Üstelik bu planlama taslağı, açıkça dünya kamuoyuna ilan ediliyor.

Böyle bir yaklaşım, herşeyden önce devletimize ve milletimize karşı bir saygısızlık ve bir aşağılamadır.

Gerçi bazı politikacılar ve ABD yi her kırdığı potta savunmak isteyen bazı köşe yazarları, olayı önemsiz sayıyor, mazur göstermeye çalışıyorlar.

ABD den ziyade ABD ci olanların bu görüşleri yanlıştır.

Meselâ Fransa ya, Almanya ya veya İngiltere ye karşı böyle bir davranışa teşebbüs edilse bile hareket hafife alınabilir mi Ya da ABD ile bu devletler arasında ciddi gerginlikler çıkmaz mı

Maalesef ABD yi yönetenler, Türkiye yi bir kobay gibi görüyorlar. Bu ciddiyetsizliğin ve laubaliliğin hesabı sorulmalıdır.

Mahir Kaynak ın işaret ettiği gibi bu harekette, aynı zamanda bir tehdid gizlidir. Yani bize göre Türkiye üzerinde istediğimiz şekilde operasyonel provaları yapabileceğimiz bir ülkedir Türkiye. Bizim ilgi alanımızdır. Diğer Ortadoğu ülkelerinde nasıl istediğimiz senaryoyu üretip uygulayabiliyorsak, Türkiye üzerinde de aynı şekilde keyfi olarak hareket edebiliriz diyorlar.

Bazı yorumcular, "ABD de, sayısız Tink-Tank kuruluşları var. Bunlar özel sektör niteliğindedirler. Ücret mukabili çalışır, senaryolar üretirler, Hudson raporunun pek o kadar ciddiye alınmaması icab eder" diyorlar. Doğrudur.

Zira ABD de devlet politikaları Avrupa ülkelerinde olduğu gibi doğrudan devlet kuruluşlarınca üretilmez. Dış politika ve askerî startejiler bile ABD de önce bu işlerle uğraşan sivil vakıf ve derneklere ihale edilir. Bize çözüm üretin denir. Her ting-teng kuruluşu raporunu hazırlar, konu ordu ile ilgili ise Pentagon bunları inceler, maksadına uygun gördüğü senaryoyu kabul ederek uygulamaya koyar.

Ama üretilerek kesinlik kazanan ve uygulamaya konulan senaryolara karşı, efendim bunlar özel sektörün hazırladığı önemsiz senaryolardır. Biz bunları pek ciddey alamayız diye bu projeleri gözardı etmek yanlıştır. Yanıltıcıdır. Komplo teorisi diyerek, yabana atılacak belgelerden değildir.

Meselâ, Morton Abromowitz in başında bulunduğu, Carnegie-Endowmend Vakfı nın düzenlediği senaryo, diğer öneriler karşısında isabetli bulunmuş, ABD nin Ortadoğu ülkelerindeki siyasi ve askerî aksiyon ve operasyonları, kılıkılınabu senaryoya uygulanarak hayata geçirilmiştir. Hatta Birinci ve İkinci Körfez Savaşları, Irak ın işgal edilmesi ve Kuzey Irak ta Barzani ve Talabani aşiretlerine bir kukla devlet kurdurulması, bu senaryo uygulanarak gerçekleştirilmiştir.

Tekrar tekrar yazdım. ABD Carnegie-Endowmend Vakfı nın senaryosunu uyguluyor. Çekiç-Güç, Kuzey den kontrol, Saddam a etkisiz hale getirmek, aldatmacalarıyla, bizi oyalayarak, Kuzey Irak ta bir Kürt devleti kuruyor, sonunda bu devlete Türkiye deki,Irak taki, İran ve Suriye deki Kürt bölgelerini de ilhak edilecek. ABD nin maksadı ülkemizi bölmektir, dedim. Kimse ciddiye alıp harekete geçmedi, bu konuda uyarıda bulunmaktan dilimizde tüy bitti.

Sonunda müessese ve organlarıyla bu kukla devlet kuruldu. İş sadece resmen ilanına kaldı. ABD ve İsrail destekli bu kukla kuruluş sonunda bize kafa tutmaya başladı. Bu kukla devlet, güney sınırlarımızda PKK yı da kullanarak bize tos vurmaya başladı. Biz ancak ondan sonra uykudan uyandık, uyku telâşı ile alelacele önlemler almaya başladık.

Halbuki, Birinci Körfez Savaşı esnasında, bir brifing veren, iki ABD komutan, açıktan açığa, bizim hedefimiz KuzeyIrak ta bir devlet kurmaktır. Bu devlete Türkiye dahil bütün komşu devletlerden toprak ekleyeceğiz, diyerek bu senaryonun, kağıt üzerinde kalan bir proje olmadığını Pentagon un tastik ettiği bir proje olduğunu ilan etmişti.

Şu aşamada, Birinci Körfez Savaşı ndan beri, yaptığımız bir büyük ihmalin sıkıntısını çekiyoruz. Ufak bir sivilceyi, zamanında tedavi etmezseniz çıban olur. Çıban büyük bir yara haline gelir. Yara kanserleşmeye başlar, ondan sonra da tedavi zorlaşır, başka hastalıklarla ihtilat yapar. Ama sonunda komplo teoricileri yine de ABD yi mazur göstermeye devam ederler.