Fuhşun medeniyet olarak sunulduğu, ihanetlerin, intiharların, sinir krizlerinin, panik atakların o muhitte daha çok yayıldığı görülünce geriye dönüşü medeniyetten geri dönüşmüş gibi görenler çıkış yolu da bulamayınca bunalıma girdiler.
Halbuki göz koyduğu güzel kızı bir türlü elde edemeyen, her türlü yola başvuran adam, kıtlık yılında aç kalan kızın karın tokluğuna ona teslim olmayı kabul ettiğinde zinanın haram olduğu, kişilerin zor durumundan faydalanma durumu olduğunu hatırlayarak o güzel kıza yaklaşmaktan uzak duran ve her türlü ihtiyacını karşılıksız veren bir insandan haber verir sevgili peygamberimiz. (Buhari, İcare 12)
İşçisinin ücretini zamanında vermeyen bir gecelik faizi almayı kar sayan, yetmiş milyonun hakkını hortumlayan, tüyü bitmedik yetimlerin hakkını yiyerek geçinen insanlara karşı sevgili peygamberimiz, değişime uğrayan bir Müslüman dan haber verir:
Yanında çalışan isçisinin ücretini vermek istediğinde "Sende dursun daha sonra alırım" diyerek ayrılan isçisinin ücretini onun adına çalıştıran ve bir gün ücretini almaya gelen isçiye "İste senin malın budur" diyerek yüz milyarlar değerinde mal gösteren işverene "Benim alacağım bu kadar değildi" dediğinde işveren,
"Evet değildi ama ben senin paranı senin adına işlettim ve bu kadar oldu" der. (Buhari, Büyu 98)
Hasta annesini, kötürüm babasını dünyanın en ağır yükü kabul eden çocuklar yanında sıhhatli olan ve çocuklarına muhtaç olmadığı gibi çocuğuna yardım eden anne ve babaları bile yanlarında istemeyen çağdaş medeni çocuklara karşı sevgili peygamberimiz örnek bir delikanlıdan haber verir.
Anne ve babasına süt içirmek için odalarına girdiğinde onların uyuduğunu gören ve uyandıkları vakit içiririm diye başuçlarında sabaha kadar bekleyen delikanlıyı anlatır. (Müslim, zikr 100, hadis 2498)
Kafir iken kız çocuğunu canlı canlı toprağa gömen, Müslüman olduktan sonra devlet başkanı olunca Fırat nehrinin üzerinden geçerken ayağı kırılan koyunun hakkını düşünerek yollardaki engelleri kaldıran Hz. Ömer i o hale getiren İslam dan uzak kalanlar günümüzde Fırat nehri kenarında gencecik delikanlılar gök ekin gibi biçilirken kılı kıpırdamıyor.
Süleymaniye gibi Selimiye gibi şaheserleri yapan Mimar Sinan ın iç dünyasında o güzelliklerin gelişmesini ve iç güzelliğinin kristalleşerek mimariye dönüşmesini sağlayan İslam inancından yoksun yetişenlerin yaptığı binalar, yapılırken dökülmeye başlıyor.
Biricik yavrusunu uyuturken, yanık yüreğinden gelen ve tatlı diliyle yavrusunun kulağından onun gönül denizine sevgisini ve inancını akıtan,
"Ninni demek âr olmaz
Mü min kalbi dar olmaz
Ana şefkatsiz olmaz
Uyu yavrum ninni"
diyen annelerin imanından mahrum kalan acınası kadıncıklarımızın biraz kültürlüleri hastanelerde çocuklarını hastane atıklarının içine atıyorlar, o kadar kültüre sahip olamayanlar da çocuğu doğurup cami önüne bırakıyorlar.
İki yılda bir milyon Müslüman öldüren katil Bush ların o iç bunalımlarından kurtulması için harp meydanında hasmını yere serdiğinde yüzüne tüküren düşmanını öldürmekten vazgeçen, hasmı "Niçin beni öldürmedin " dediğinde "sen dinime düşman olarak bizi öldürmek için geldin ve benimle savaştın. Ben de seni tam öldürecekken sen yüzüme tükürdün. Şimdi işin içine benim şahsi kinim de girdi. Şahsım için adam öldüremem" deyince o hasmının Müslüman olmasına sebep olan Hz. Ali nin imanı lazım.
Özetleyecek olursak, çağımızın bütün hastalıklarının tedavisi için İslâmî değişim gerekir.