22 Temmuz 2007 seçimleri için Konya dan Saadet Partisi Birinci sıra adayı olarak müracaat eden Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Millî Görüşçüler ve tüm Türkiye ye önemli bir mesaj verdi. Her ne kadar bu adaylık YSK tarafından iptal edilmiş olsa da, Erbakan Hoca nın mesajı Türkiye kamuoyu tarafından çok iyi algılanmalı. Bu mesaj, önümüzdeki seçimlerin ne kadar önem taşıdığını anlamamız istikametindedir.

Erbakan Hoca, 22 Temmuz seçimleri için sık sık "son yüz yılın en önemli seçimi" değerlendirmesini yapmaktadır. Dış güçlerin Türkiye üzerindeki emellerini ve bu emellerine ulaşabilmek için, başta TV ve finans kuruluşları olmak üzere Türkiye de çok hızlı yapılaşmaya giriştiklerini fark eden Muhterem Erbakan, 22 Temmuz u Çanakkale ye benzetmektedir.

Çanakkale de iki güç vardı. Birincisi ülkeyi parçalayıp yok etmeye çalışan sömürgeci dış güçler. İkincisi de, bu vahşet ve sömürgeye direnen millî ve yerli güçler. Yani, askerimizin sembol ismi olan Mehmetçik, Türkiye yi parçalama plânlarının yapıldığı, her gün yeni haritaların, basın ve internette yer aldığı bir zamanda yapılan bu seçimlerde de iki sonuçtan biri gerçekleşecek. Ya millî ve yerli güçler görevlerinin şuuru içinde oy kullanacaklar ve Çanakkale geçilmeyecek. Ya da sömürgeci, savaşçı, işgalci, işkenceci, kan, acı ve gözyaşıyla beslenen dış güçler kazanacak. İşte, ikinci sonucun gerçekleşmemesi için muhterem Erbakan, büyük bir devlet adamı olmanın idraki içinde bu uyarıyı yapıyor. O, Türkiye sevdası ile yanıp tutuşan dünyaya karşı da sorumluluğunu bilen müstesna bir lider. Türkiyemizin yüz akı ve bu ülkenin has evladı. Biz, O nun hep hakkı üstün tuttuğuna şahit olduk.

Muhterem Erbakan ın Saadet Partisi nden milletvekili adayı olması, tüm Saadet Partisi teşkilatlarında büyük bir coşku ve hareketlilik oluşturmuştu. Teşkilatları motive etmiş, gayret ve güvenlerini artırmıştı. Erbakan Hoca nın adaylığının YSK tarafından iptali, bu gayret ve hareketliliği daha da bilemeli, artarak devam etmesine yol açmalıdır.

Millî Görüş Lideri, baştan beri bütün gücü ve bütün benliğiyle bu dava içinde yer almıştır. Rahmetli eşi ve çocuklarını da bu davada koşturmuş olması, bu davanın büyüklüğünü göstermek içindir.

MSP nin ilk genel başkanı Süleyman Arif Emre idi. Muhterem Erbakan ın bir süre sonra MSP ye katılması sırasında, Sayın Emre şu takdimi yapmıştı: "Sayın Erbakan MSP ye katılmakla davamıza şeref kazandırdı." Erbakan bu sözü şöyle düzeltti: "Asıl ben bu dâvâya katılmakla şeref kazandım."

Bir lider, 82 yaşı ve sağlığına rağmen, bu büyük davada böylesine büyük fedakarlıklar yapıyor ve 90 yaşlarında İstanbul önlerine gelen Ebâ Eyyûb el-Ensarî nin heyecanına sahipse; o liderin yolunu takip eden Millî Görüş mensuplarının hangi tempoda çalışması gerektiği açıkça ortaya çıkmaktadır.

Saadet Partisi öncülüğünde, millî, yerli ve bağımsız bir yönetim özlemini çeken tüm Türkiye sevdalıları, 22 Temmuz da en güzel neticeyi almak için seferber olmalıdır. Unutmayalım ki, bugün yalnız şuurlu oy kullanmak sonucu, Türkiye nin huzur ve barış ortamına ulaştırabilecek durumdayız. Bu fırsatı değerlendiremezsek, yarın bu imkân da elimizden kaçabilir.