Bismillâhirrahmanirrahîm!
DAVASI büyük olanın sevdası da büyük olur. Millî Görüş kadroları, davalarına sevdalanmış kararlı insanlardır. Zorluk onları yıldıramaz. Engeller onları yollarından döndüremez. Erbakan Hoca’nın deyimiyle: “Millî Görüşçü vazgeçmez.” İnsanlık, zalimlerin zulmü yüzünden “adalet özlemi”yle yanarken; masum bebekler, günahsız çocuklar soykırımcı Siyonist İsrail’in zulmü altındayken olaya seyirci kalınabilir mi?
Canilerin yaşanmaz hale getirdiği dünyada, Millî Görüşçülerin görevini Erbakan Hoca şöyle anlatır: “Bugünkü zulüm dünyası yerine, adalet dünyasının gerçekleşmesi için de görev, vücudun sağlam hücrelerine, bu ülkenin inançlı evlâtlarına düşmektedir. Bir vücudun sağlam hücreleri çalışırsa vücut sağlık bulur, ölü hücreler vücudu hastalandırır. Sağlam hücre Millî Görüş’tür. Millî Görüşçülerin çalışmaları ise dünyayı asırlardır özlenen, beklenen saadeti, refahı getirmek içindir.” (Davam, Sh. 248)
Saadet Partisi kadroları, “İnsanların en hayırlısı insanlara hizmet edendir” anlayışına sahiptir. İktidar olup hizmetlerini genişletmek için canla başla çalışır. Saadet Partisi 19 Nisan’da Ankara’da “geniş katılımlı” bir “Türkiye Divanı” gerçekleştirdi. İstişareler yapıldı, hedefler verildi. Bunların en önemlisi 2026 yılının ilk 6 ayında her kadronun 9 üye yapmasıydı.
Üyelik yöntemi sinevizyon yoluyla ekrana yansıtıldı. Önemi vurgulandı. Çünkü partilerin gücü “üye sayısı” ile ölçülüyordu. Bugün itibarıyla geride 52 günlük bir süre kaldı. Millî Görüş çalışma modelinde “geri vites” yoktur. Şimdi öncekinden daha fazla üye yapma zamanı! Kadrolar olarak verilen hedefe ulaşmak zorundayız.
İLKELİ SİYASET
SAADET Partisi seçim startını verdi. Erken, baskın, zamanında her türlü seçime hazır olduğunu açıkladı. “Seçim sahada kazanılır” gerçeğinin farkında! Vatandaşla iç içe olmak ve sahada “görünür” hale gelmek gerekiyor. Seçimin tabiî yöntemi bu! Kara propaganda, algı yönetimi, orantısız tanıtma gücü kullanma, devlet imkânlarını çıkarı yönünde seferber etme gibi yöntemler millî iradenin çarpık şekillenmesine yol açıyor.
Manipüle edilmiş seçimler bugüne kadar Türkiye’ye fayda getirmedi. Saadet Partisi tabiî işleyişten yana! Sahaya iniyor, vatandaşla kucaklaşıyor, ziyaretler ve üye çalışmaları yapıyor. Halk Saadet Partisi’ni yakından tanıyor. Bugünler üye çalışmalarını “hızlandırma” zamanı. Çünkü o üyeleri eğitecek; il, ilçe, mahalle, belde yönetimlerindeki eksikliklerimizi tamamlayacağız. Sandık başmüşahitleri ve müşahitlerini belirleyeceğiz.
Seçimlere tam kadro halinde hazırlıklı olmalıyız. Çünkü dava büyük, sorumluluğumuz fazla, yapılacak görev çok. Bu yüzden “ilkeli siyaset” anlayışını önemseyen tek parti Saadet Partisi’dir. Genel Başkan Mahmut Arıkan’a gazeteciler “hangi partilerle ittifak yapacaklarını” sormuştu. Sayın Arıkan da, “Kavga ve horoz dövüşü siyasetini, kişi ve güç merkezli bir siyaseti değil; “ilkeli siyaset ve ilkeli ittifak anlayışını benimsediklerini” anlatmıştı.
Saadet Partisi’nin siyaset anlayışında “millîlik”, “yerlilik” ve “bağımsızlığımız”dan taviz vermek yok. Siyaseti doğru dizayn etmek, dengeleri gözetmek var. Günü kurtarmayı değil; plan, program ve disiplinli çalışarak Türkiye’yi “öncü ülke” durumuna getirmek var.
DİKKATLİ OLALIM
KARDEŞLER! Millî Görüş davası için çalışıyoruz. Biz aciz kullarız. Yaptığımız çalışma imtihanımızı hakkıyla verebilmek içindir. Sonucu takdir yetkisi Rabbimize aittir. “Sen çıkarsan aradan, / Kalır seni Yaradan!” Biz görevimizi yapalım; gerisini Allah’a bırakalım. Erbakan Hocamızın şu sözlerini tefekkür edelim:
“Bu dava için çalışmak herkese nasip olmaz. İster gecenizi gündüzünüze katıp bu hak dava için çalışın; ister yan gelip yatın! Bu hak davanın başarısını ne bir gün öne alabilirsiniz, ne bir gün geciktirebilirsiniz. Bütün mesele bu şerefli davada nasıl bir imtihan vereceğimizdir.” (Davam, Sh. 249)
Küresel sistem 1996’da Erbakan iktidarının “başarısız” olması için elinden geleni yaptı. Efsanevî hizmetler rekor kırmaya başlayınca Türkiye’deki işbirlikçilerini harekete geçirdi. Yasa dışı “Batı Çalışma Grubu” gibi yapıları tezgâhladı. Cumhuriyet döneminin en başarılı hükûmetini düşürdü.
Son 4,5 ayı hatırlayın! Saadet Partisi’nin üç ayrı başarısı sonrası işbirlikçiler üzerimize çullandı: 1. Saadet Partisi’nin 2025’in son 6 ayında, muhalefet partileri arasında en çok üye kaydeden parti olduğu ilân edildiğinde! 2. İstanbul Saadet’in, 8 ayrı siyasi parti temsilcilerini bir araya getiren muhteşem iftar programı gerçekleştirdiğinde! 3. 19 Nisan’da ayağa kalkışın müjdesi olan “Türkiye Divanı” sonrasında!
Zavallıların saldırganlığı sizleri üzmesin! Biz, kararlılığımızı sürdürdükçe davamız kıyamete kadar sürecektir. Erbakan Hocamızın deyimiyle; “Biz işimize bakalım; görevimizi hakkıyla yapmaya çalışalım!”