CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak göstermeye çalıştığı Ekrem İmamoğlu son açıklamalarının birinde “Millet doğrunun yanındadır” diyor!

Bu söylem gerçekten de kulağa çok hoş gelen bir söylem!

Ve de mutlaka öyle olması gereken bir söylem!

Ama gerçek hayatta durum böyle mi?

Yani millet doğrunun yanında mı?

Milletin doğrunun yanında olduğu kabul ediliyorsa muhalefet tarafından gösterilen olağanüstü çaba neyin nesi?

Madem millet doğrunun yanında o halde muhalefet sözcülerinin de onların yanında olması gerekmez mi?

Evet, bu söylem kulağa çok hoş gelen bir söylem ama ülke gerçekleri ile örtüşmeyen bir söylem!

Zira tüm muhalefet sözcüleri kendi dünya görüşlerinin en doğru ve en sağlıklı görüşler olduğu inancında!

Millete yapılan çağrılarda bu en doğru ve en sağlıklı görüşler etrafında toplanılması için!

Yani muhalefet sözcüleri demek istiyorlar ki:

Ey millet sen farklı bir görüşü iktidara getirdin ama onların gittiği yol doğru yol değil, sağlıklı yol değil!

Doğru ve sağlıklı olan yol bizim önerdiğimiz yol!

Siz bu gerçeği görmezden gelerek peşin hükümle “millet doğrunun yanındadır” derseniz kendi kendinizi doğrunun yanında olmamakla itham etmiş olursunuz.

Bu sözler iktidardaki bir siyasi tarafından söylenmiş olsa “adam kendi iktidarını ayakta tutmak için böyle konuşuyor” der geçeriz.

Ama sözün sahibi muhalefet hem de ana muhalefet mensubu olunca içine düştüğü çelişkili durumun altını çizme ihtiyacını hissediyoruz.

Ekrem İmamoğlu’nun ileri sürdüğü gibi millet doğrunun yanında ise hep beraber Cumhur İttifakı çatısı altında toplanmamız gerek!

“Millet onların yanında yer aldığına göre doğru olan onlar” demek kaçınılmaz bir hal alır!

Kulağa hoş gelen söylemler maalesef bazen içi boş söylemler haline geliyor.

Siyasi partiler, milleti kendi görüşleri etrafında toplamak üzere faaliyet gösteren kuruluşlar değil midir?