Gurbete gidince anlarız minarenin, ezanın, caminin, cemaatin değerini ve üzerimizdeki etkisini demeyeyim.

Gurbetteki etkisi, görülebildiği için farkına varırız.

“Evinizden görünen caminin minaresi kaç tanedir” diye sorulsa bilmeyebilirsiniz ve bu sizin için eksiklik veya ayıp bir şey değildir.

O cami ve minareler sizi etkilemeye devam etmektedir.

Doktor ve eczacıların size verdiği reçetede yazan D vitamini almak, yutmak, üstüne su içmek gibi görünen tarafları ve faydalarını prospektüsten okuyabilirsiniz ama Güneş sebebiyle Rabbimizin hepimize, yani sekiz milyar insana ve tüm varlığa sunduğu D vitaminine para ödemediğimizden farkına varmayız ama nefesle aldığımız hava gibi Güneş’ten faydalanırız.

Emekli bir tümgeneral anlatmıştı: “Ankara’da İslam dinine karşı katı davranan bir general, İstanbul’a atandıktan sonra altı ay geçmeden yumuşadığını ben görürdüm. Lojmanından kışlasına kadar giderken gördüğü her Osmanlı yapısı, farkına varmadan onu etkiler” demişti.

Dünya güreş şampiyonu Turan Kurt, Almanya’da bir şehrin güreş takımına antrenörlük yapardı.

O anlattı: “Bizim şehirde komşum olan bir Türk vatandaşı, camiye Cuma dahil hiç gitmemiş ama benim camiye gittiğimi görünce her ay camiye destek için parasını gönderirdi.

Bir gün sebebini sorduğumda “Orası bizim, son kalemizdir, ayakta kalması gerekir” dediğini anlatmıştı ve onun da son zamanlarında cami cemaati olduğunu ben, yine bu sütunda yazmıştım

Salı sabahı Ezan-ı Muhammedi ile yeryüzünde bütün varlık kendi dili ile Rabbine, güller gülerek, bülbüller coşarak zikre devam ederken, bütün evrende/kâinatta yankılanacak olan ezan ile altı defa:

“Allahü ekber/En büyük Allah’tır” nidası ile biz de katılalım kâinat korosuna.

Çağdaş Firavunlara, Nemrutlara, Ebu Cehillere, “Atalarınız da insanlara kendi görüşlerini dayatarak zulmederken geberip gittiler. Sizi getiren ve sizi götüren Allah celle celalüh en büyüktür mesajını verecek müezzinlerimiz.

Ezanla uykudan uyanmakla, düdükle uyanmak arasında binlerce vitaminin can ve tenimize vereceği faydalar farklıdır.

Ezanı dinlerken siz de tekrar ediniz.

Mehmet Akif Ersoy merhumun, İstiklâl Marşı’nda:

“Bu ezanlar ki, şehâdetleri dînin temeli-

Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli” diyerek milli birlik ve beraberliğimizin en etkin sebeplerinden birinin ezan, ikincisinin camiler olduğunu ifade edivermiş.

Allahü Ekber dedikten sonra:

“Eşhedü en la ilahe illallah/Allah’tan başka yaratan, yaşatan, yöneten ve donatan yoktur” derken Allah celle calalühün ahkamına aykırı kurallar koyarak Firavun gibi Rab’lığa soyunmasına karşı gerçek Rabbimizin sekiz milyarı yaratan, yaşatan, yöneten, kara kaş, ela göz, güzel yüz, can; ten, kalp, kalıpla donatan bu nidamızın adı “şehadetler”dir.

Çarşamba günü kılacağımız Kurban Bayramı namazında bütün partilerin başkanları, yönetim kurulu üyeleri ve oy veren vatandaşları Türkiye’de yalnız camilerde bir araya gelebilirler ve hiçbirinin servetine, saltanatına, şöhretine bakılmadan aynı safta, yan yana, omuz omuza, aynı yöne/kıbleye dönerken dokuz defa “Allahü Ekber” diyerek namaz kılacaklar.

Mecliste bile yüzde onu aşamayan partilerin milyonlarcası meclise giremez.

Ama halkımızın tamamı camide bir araya gelebilir ve gelecekler de.

Gayrimüslim vatandaşlarımızdan biri o İstiklâl Marşı’nda adı geçen “şehadeti” yürekten inanarak söylerse o da Kurban Bayramı’nda katılır kervana ve ondan sonra Cuma namazı ve her gün kendini Rabbin huzurunda bulunma saadetine erer.

Cami kapısında, “Sen sonradan geldin, arka saflarda dur” diyecek kimse yoktur.

Yarın Salı, sabah namazında evde veya camide kıldığınız sabah namazı farzını kıldıktan sonra selamın arkasından:

“Allahü ekber, Allahü ekber,

Lâ ilâhe illallahu vallahu ekber.

Allahü ekber ve lillâlhilhamd.”

Manası:

“En büyük Allah’tır,

En büyük Allah’tır,

Allah’tan başka yaratan, yaşatan, yöneten ve donatan… yoktur” diyoruz.

Unutursanız aklınıza geldiği zaman ve tuvalet hariç her mekânda hemen söylersiniz.

Dünyada en fazla oya sahip partilerin mitinglerinde veya müzisyenlerin meydan şovlarında topladığı halk kalabalıklarının sayısı milyon veya iki milyon olsun.

Halkı Müslüman olan ülkelerin dünyada aynı günde ergenlik çağına gelmiş cemaatlerinin yüzde seksenin üzerinde Müslümanlar, bu Kurban Bayramı’nda milyarlarcası bir araya gelecekler ve tekbirlerle, şehadetlerle dünyamızı aydınlatmaya devam edecekler.

Birlik için aranan ne?

Gönlünde şirkin gölgesinin dahi bulunmadığı bir iman,

Damarlarında haramdan zerre kadar iz bulunmayan bir kan,

Kur’an ve Sünnet’in üstünde ve onlara aykırı hiçbir söz ve kuralı tanımayan,

Bütün bunları halk içinde yaşarken, hiçbir kişinin ayıplamasından korkmayan birileri aranıyor.