Bir tuhafım bugünlerde. Fikrimi daldan dala kondurmaya

alıştım. Bağlanma sorunu da yaşıyorum. Ortak ağızdan çıkan ne varsa bende güven

kaybına uğramış. Kalabalıktan çıkıyorsa ses beri durasım geliyor. Vurasım

geliyor, gidesim geliyor, bağırasım geliyor Suskunluk geliyor sonra Boğazıma

biraz hıçkırık, birkaç düğüm geliyor. Obasını konduruveriyor. Gitmek bilmiyor.

Dedim ya, bir tuhafım şu sıralar.

Bu hâl çocukluğumu özletiyor biraz. Dalmak ve çıkamamak

istiyorum. Saklambaç oynadığım arkadaşlarımın hepsi o kadar iyi saklanıyor ki

sobeleyemiyorum. Medya tekzip merkezi dedikleri yer taş bir bina değil

diyorum kendime. Eğer akıl bir temyiz yeteneğiyse!

Yahu İbrahim. Niye bindirdin beni metrobüse Yalnızlık

güzeldi benim için. Herkesi kendim gibi zannettiğim zamanları özletmek için

miydi bu gezi Fikrinden arınmış, kendi malayani telaşlarına süslü elbiseler

biçmiş bu kadar insan İbrahim Biz bir sokak gösterisinde miyiz yoksa Tüm bu

kurgunun benim için olduğunu söyle ne olur

Bizden iki durak sonra binen şu iki genç kız Hangi

yalancı baharın içinden kopup gelmişler. Hangi romantik yazarın kitabından,

hangi köşe başından, hangi imza gününden, hangi tvitin yüzotuzuncu

karakterinden sıyrılmışlar Duydun mu ne dediğini. Ben mi yanlış anlıyorum

yoksa Bilmem ne dergisindeki o adam çok mu sempatikmiş. Onun için sosyal

medyaya, Allah adam diye yeryüzüne seni gönderdi diye mi yazmış Bir tane

yazar kalmış tanışmadığı. Onunla da tanışırsa cennetle müjdelenecekmiş.

Kulaklarım beni yanıltıyor olsun ne olur Rüya sayalım tüm bunları. Bende,

Nasıl olsa sabah olacak, nasıl olsa uyanacağım fikrine sarılayım.

Biliyorum İbrahim, ben çok düşünüyorum. Bana, Düşünme

boş ver, dürüm işine girelim deyişinin üzerinden çok geçmedi. Fakat mümkün

değil ki! Bana hesabı sorulacak bir nimet olarak verildi bu akıl fikir. Yerlerde

sürünen, çamura bulanan, çalıya dolandırılan fikirlerin alıcısı çok olsa da,

yok, ben yapamam. Kirletemem fikrimi! Akışına bırakamam. Bu aralar şu revaçta

diyerek hislerimin iplerini ipsiz ve hissizlerin eline bırakamam. Finalde

yalnızlık mı bekliyor beni Ama bekliyor değil mi Yaratan yarattığını hiç

yalnız bırakır mı İbrahim

Beni kalabalıklara sokma ne olur. Sosyal tespit yapmak

bize mi düştü! Ben televizyon izlemeyi bırakalı, yakılacak, bakılacak ve

okunacak gazete ayrımını yapalı, duyduğuna değil, gördüğüne de inanmayalı,

nerede durduğunun çok önemli olduğunu bileliberi çok uzaklaşmışım sokaklardan.

Eskilerin sözlerini bile özlüyorum bazen. Her yiğidin yoğurt yemesi farklı

olurdu hani Atasözlerinin bile hükmüne ambargo konmuş bu zamanda. Hangi yoğurt

konursa önüne onu yiyor artık insan. Yiyene yiğitlikte soran olmuyor

İstiklal Marşı nı da yanlış anlamışız. Meğer kaybedilen

İstiklal in istikbaline duaymış meğer. Hamaset destanı değil, içine düşülen

durumun tespiti, ihtiyaç duyduğumuz güç, özgüvenimizi zirvede tutmaya yetecek

tavsiye ve finalde de İstiklal i kimin hak ettiğine değinmiş merhum. Kafan

karıştı değil mi Kullanılan emir kiplerine yakından bir bak istersen. Korkma!

Çatma! Geçme! Bir daha oku istersen. Kabul yıldönümü kutlanıyor şu günlerde.

Bestesinden bir şey anlamak mümkün değil zaten. Uzun uzun oku. Düşünerek oku.

Bildiklerini unutarak oku. Son mısraya geldiğinde kaşı yaralarını, kanat

gerekirse. Eğer düşündürecekse seni, eğer, Hiç böyle düşünmemiştim

dedirtecekse. Hakkıdır, Hakk a tapan, milletimin istiklal Güce değil, paraya

değil, makama değil, kürsüye değil, kalabalığa değil, Batı ya değil, rahatına

değil, sadece kendi felahına değil, emparyalizme değil, Siyonizm e değil, şekle

değil!!! Hakk a tapanların hakkıdır istiklal.

İstikbal

O zaten göklerdedir!

Sen böyle havada arayadur, ölüm seni gelip elbette bulur.

İki metrelik yerin seni sıkmaya başladığında ne geniş evlerin kurtarabilir

seni, ne de yanmayan kefen serinletebilir. İlk sual belli. Bu sınavda kitabı

açıp bakmakta serbest. Tüm bu velvele bitecek bir gün. O gün sorulacak ilk sual

Rabbin kim sınav belli, soru ayan. Cevabını bulmak için bir ömür var

önümüzde. Bir ömür dediğime bakmayın siz. Bir ölüm kadar vaktimiz var aslında.

Kıymetli zaman.

İbrahim

Beni bir daha bindirme metrobüse, kulaklığını paylaşıp da

bana internetten videolar izletme ne olur. Zaten bir tuhafım şu günlerde

Derdime dert ekleme!

Kalbinin sahibine emanet İbrahim!

Eyvallah!!