Okurumuz H.G.’den uyarıcı bir mektup aldık. Şöyle demekte;
“Değerli Millî Gazete yetkilileri;
Hükümetin açıkladığı ‘sosyal konut’ projesindeki en ince ve önemli husus; (gerek iktidar, gerekse medya) hiç kimse tarafından gündeme getirilmedi.
Sözünü ettiğim konu; bahsedilen konut ödemelerinin yıllık artış oranları hakkındadır.
Şu andaki TOKİ konutlarında ‘devlet memuru maaşlarına gelen zam oranı’, geriye kalan borcun tamamına uygulanmaktadır.
Meselâ; bu yıl (Temmuz ayından önce) ayda 2.000 TL taksit ödemekte olan bir vatandaş (bir yılda toplam 24.000 TL borç ödemesi neticesinde) geriye 1.000.000 TL (bir milyon TL) borcu kalmış ise;
Temmuz ayında devlet memurlarına verilen %40 zam dolayısıyla, toplam borcu 1.400.000 TL olmaktadır.
Halbuki bir yılda 24.000 TL ödeme yaptığı halde; borcu azalmayıp, tam tersine 400.000-24.000=376.000 TL daha artmış oluyor.
Bizzat bu trajediyi yaşamış biri olarak, kamuoyunu bilgilendirmeyi bir görev sayıyorum.
Maalesef, mevcut TOKİ konutlarındaki uygulama aynen bu şekildedir.
TOKİ'den ev alan herkese sorulabilir.
Faize bulaşmamak için TOKİ'ye giren insanlar, biriken borçları ödeyebilmek için; ya evini satmakta (aslında, henüz tapusunu alamadığından dolayı evi satması mümkün olmadığı için, alan olduğunda devretmekte) ya da banka kredisine başvurmak zorunda kalmaktadır.
Bu hususta milletimizi aydınlatıcı yayın yaparsanız, çok faydalı bir hizmet ifa etmiş olursunuz.
Selâm ve dua ile.
Allah’a (C.C.) emanet olunuz.”
***
TOKİ yetkilileri bu ayrıntıya dikkat etmeli!
Bakan Murat Kurum, her ne kadar memur zammı oranını uygulamadıklarını söylüyorsa da, böyle bir tarife orta yerde duruyor!
Kirada oturan fakir fukara, garip gurabaya TOKİ’den ev çıktığı zaman hem kirasını hem de bu zamlı tarifeyi nasıl ödeyecek?
Yılda iki kez memur maaşı zammı oranında artışı dar gelirli nasıl ödeyecek?
***
Mektupta dile getirilen hususları, bakanlık yetkililerinin, TOKİ bürokratlarının bir kez daha masaya yatırmaları elzem diye düşünüyoruz…
12 EYLÜL 1980; BU BİZİM HİKÂYEMİZDİR!
* “Bir gün önce ortalama 20 kişinin öldüğü ülkemde, anarşi bitti. Ölüm oranı sıfırlandı. Raylar yerine oturmuştur(!)”
* Özel Harp Dairesi (kontr-gerilla) inine çekildi. Başka bir baharda uyanmak üzere kış uykusuna yattı!”
* “ ABD'nin, ‘Bizim çocukları’, Türk milleti(!) adına görevini yapmıştır!”
* “1979 yılında meydana gelen İran İslam Devrimi, Afganistan’da Rusya'nın yenilmesi, Ortadoğu’da anti emperyalist ve anti Amerikancı İslami düşüncenin canlanması, ABD’nin Ortadoğu'daki çıkarlarına tersti.”
*“Türkiye’nin tam da küçük Amerika olarak değerlendirildiği bir ortamda, Bir ERBAKAN çıktı; Kıbrıs Barış Harekâtı’nı yaptırdı. Amerika’ya rağmen haşhaş ekimini serbest etti. ABD ambargosuna karşılık İncirlik Üssü’nü kapattı. Ağır sanayi hamlesini başlattı. Türkiye rotasını İslam ülkelerine çevirdi. Türkiye’yi İslam Kalkınma Örgütü’ne tam üye yaptı. Dolara karşı Türk lirasını, dört yıl 16.5 TL’de sabit tuttu. 6 Eylül’de Konya’da Kudüs’ü Kurtarma Büyük Mitingi’ni yaptı.”
* “Tüm bunlar ABD için bardağı taşıran son damlalar idi. ABD’nin zinde güçleri, yerli ve milli güçlere karşı harekete geçti.”
* “Ancak, darbenin olgunlaşması için bir yıl daha kan akması lazımdı(!) Kanla beslendi, bizim topraklarda Amerikan ayısı, armudun iyisini yemek için... 12 Eylül kolluk kuvvetleri durumdan vazife çıkardı. Türkiye’nin kötü gidişatına ‘dur’ dedi. Türk milleti(!) adına yönetime el koydu!”
* “5.120 genç fidan yere düştü, bir hiç uğruna. Bu gençler, ‘8.000 km. uzak olan Kore’de bizim ne işimiz var?’, ‘Bize 10.000 km. uzakta olan ABD’nin de bizim coğrafyada ne işi var?’ diye sorgulamışlardı?”
* “Sahi, biz Kore’de niçin o kadar şehit verdik? ABD’nin çıkarları uğruna, öyle mi! Ne de olsa stratejik dostumuzdur(!)”
* “Selam ve dua ile…”
(Cuma Şahin, AGD/MGV-Adana)
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
* ÖNDER İmam Hatipliler Derneği tarafından yapılacak sunumla, Türkiye’nin Özgün Eğitim Modeli İmam Hatip Okulları başlığıyla, ‘imam hatipler hakkında doğru bilinen yanlışların’ rakamsal verilerle açıklanacağını, toplantıda İmam Hatip Araştırmaları Merkezi (İHAM) projesi hakkında da bilgi verileceği, programın 20 Eylül 2022, Salı günü, saat 10:00’da, Cemile Sultan Korusu’nda gerçekleştirileceğini, biliyor musunuz?
HALİL ÇALIŞ’TAN ÖNEMLİ HATIRA!
“İGDAŞ Ümraniye’de bir dostumu ziyarete gittim.
Orada eski bir dostum da varmış. Beni onun yanına götürdüler. Çok memnun oldum. Geçmişten günümüze hatıraları yâd ettik.
Söz siyasete geldi. Bu kardeşlerimiz eski Milli Görüşçü. Milli Gençlik Vakfı’nda beraber çalışmıştık. Uzun yıllar oldu görüşememiştik. O günden bugüne uzanan yolda makam mevki sahibi olmuşlar. Aynı zamanda Milli Görüş’ün kadrolarından o gün faydalanmışlar.
Siyasetten söz açılınca kardeşimiz, ‘Her siyasi parti günaha batmış. Siyaset yapılacaksa böyle olmamak lazım…’ dedi. Bunu söyledi. Çok güzel.
Saadet Partisi’ni de işin içine dâhil edince, ‘Dur bakalım!’ dedim! ‘Burada haksızlık etme!’ diyerek söze girdim; ‘Üzerimizden kaç kuşak geçti bugüne kadar. Eğitim sistemi fecaat! Gıda sistemi fecaat! Sosyal hayat fecaat! Üniversite, lise, ortaokul, ilkokul ahlâk sistemi fecaat! Siz bu kadar çökmüş bir yapıdan ve çökmüş bir tezgâhtan sağlam ürün bekliyorsunuz. Bütün bunları gözden geçirdikten sonra bir de dönüp kendimize bakalım. Biz ne durumdayız? Bu çamurun içinde temiz kalabilmiş miyiz? Evladına bak, o senin aynandır. Orada kendini görürken yaşadığın eksilere artılara bir bak!..’
İşi tatlıya bağlamış, doğruyu görmüştük…
Bu dünya öyle bir âlem ki, giden gelmez, doğan da dünyayı bilmez.”
(Millî Görüş ve Millî Gazete çınarlarından Halil Çalış)


