Geçtiğimiz hafta, eğitim konusuyla ilgili yazı yazacağımızı ilan etmiştik ancak Cuma günü Oğuzhan Asiltürk ağabeyimiz ile ilgili aldığımız haber sonrası eğitim konusunu bir sonraki haftaya bırakma kararı aldık.
Elbette, söylenecek çok söz var. Ancak Oğuzhan Bey’in ardından bir nebze duygularımı ifade etmeye çalışacağım.
Liderleri güçlü kılan, otoritesini belirginleştiren birçok etmen olmakla birlikte belki de en önemli etkenlerden birisi de hiç kuşkusuz “ikinci adam”lardır.
Onlar öyle kişilerdir ki, liderin söylemesi ya da yapması gerekenleri lider adına icra ederler ama olası eleştiri ve tepkilerin lidere yönelmesini engelleyerek bünyesinde toplarlar.
Liderlerin elini güçlendiren bu rol, söylemesi kolay ve cazip ama katlanılması zor bir görevdir. Nefis terbiyesine sahip olmayan insanların kaldıramayacağı ölçüde ağır bir yüktür.
İkinci adam olmak; kavga-gürültülerin, sıkıntıların, ayrılıkların hülasa türlü olumsuzlukların odağında olmak demektir.
İşte Cuma günü ahirete irtihal eden Oğuzhan Asiltürk ağabeyimizin ismi anıldığında acizane zihnimde beliren en önemli özelliği bu olmaktadır.
O; Millî Görüş hareketinde Erbakan Hocamızın her zaman en yakınında, camianın “Oğuzhan abisi”, devlet adamı ciddiyetine atıfla “Oğuzhan beyi” olarak anıldı.
Millî Görüşçü tüm kuruluşların bütün süreçlerinde liderden önceki merci olarak adeta kontrol vazifesi gördü.
Bu yüzdendir ki; camiada yaşanan ayrılıklar, görevden almalar gibi gelişmelerde hep hedefteki isim olarak öne çıktı.
Erbakan Hocamızdan sonra ise davanın yükü omuzlarına yüklendi. Bu dönemde kırk yıldır yürüttüğü rolün ağırlığı çok daha bariz şekilde hissedildi.
Millî Görüş davasının istikamet üzere varlığını devam ettirmesini önceleyen duruşunu herkese ve her şeye rağmen hicretine kadar devam ettirdi.
Ve şimdi, emanetini teslim etti.
Hacı Bayram-ı Veli Camii’nde kılınan cenaze namazında toplanan on binler, onun İslam’ı yaşama ve yaşatma konusunda gösterdiği hassasiyete hep birlikte şahitlik etti.
Siyasi mücadelesinin tüm aşamalarında İslam’ın hükümlerine riayet etme gayreti hep birlikte ikrar edildi.
Ne güzel bir hicret… Rabbimiz her birimize böyle bir son nasip etsin. Dilinde tekbirler eşliğinde tebessümle huzura çıkmak ne büyük bir bahtiyarlık.
Duamız odur ki; Rabbimiz Oğuzhan Asiltürk ağabeyimize rahmetiyle muamele buyursun. Hepimizi cennetinde cennetlik kullar olarak buluştursun. Onun yüklendiği misyonu, hedeflerini anlamayı ve devam ettirmeyi hepimize nasip etsin.