ANAYASA Mahkemesi’nin dershanelerle ilgili yasanın bazı maddelerini CHP’nin itirazı üzerine iptal etmesi ile ortaya çıkan belirsizlik sürüyor. Milli Eğitim Bakanı Avcı ve sektör temsilcilerinin yaptıkları açıklamalarda belirsizliği ortadan kaldırmıyor. İptalin gerekçesi açılanmadığı için bu belirsizliğin ortaya çıktığını söylemek yanlış olmaz. Kulislerde Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçesini yarın açıklayacağı konuşuluyor. Sanıyorum gerekçenin açıklanması ile belirsizlik ve kafa karışıklığı ortadan kalkacaktır. Ancak Bakan Avcı ve sektör temsilcileri dershanelerin yeniden açılmayacağı ancak yerini ders bazında kursların alacağını belirtiyorlar ki o zaman dershaneleri kapatmak için yasal düzenlemeye ne gerek vardı sorusu akla geliyor. Çünkü dershaneler okul değil, bazı derslerle ilgili kurslar veriyorlardı. Yani dershane ile kurs arasında pratikte fazla bir fark olmadığını söylemek yanlış olmaz.

Bu arada özellikle Bakan Avcı’yı dinlerken temel liselerin de sanki kapatılan dershanelerin yerini alacağı, 4 yıl yıllık geçiş süreci sonunda normal bir okula dönüşeceği sonucuna vardım. Kısacası, bir tepki ile dershanelerin kapatılmasına karar verilirken, ortaya çıkacak sorunların giderilmesi hususunda gerekli araştırma ve hazırlığın yapılmamış/yapılamamış olduğu gibi bir durum ortaya çıkıyor.

Bu noktada dershane yanlısı olmadığımı ancak, eğer dershanelerin kapatılması ile bunların yeri “Takviye kursu” ile doldurulacaksa değişen fazla bir şeyin olmadığını söylemek gerekir. Özellikle okullarda hafta içi ve hafta sonları ücretsiz olarak takviye kurslarının açılması doğru bir karardır. Bu arada sınavların sadece teste dayalı olmaktan kurtarılması, sınav sorularının hazırlanmasında oluşturulan komisyonlara akademisyenlerin yanında ilgili dersleri veren öğretmenlerinde katılması doğru yönde atılmış adımlar olsa da dershanelerin yerini takviye kurslarının alacak olması bizde değişen bir şey olmadığı düşüncesini oluşturuyor.

Sektör temsilcileri de, Bakan Avcı’nın da, ’Takviye kursu’ dediğine dikkat çekerek, ”Adımız takviye kursu olur. TEOG ya da üniversiteye hazırlık adını taşımaz. Biyoloji, fizik gibi ders bazında kurslar açılır” dediklerine göre sanki dershanelerin adı ‘Takviye kursu” şeklinde değiştirilerek olay sonuçlandırılmış olacak. Ancak; tüm bunlar iptal gerekçesi açıklanmadan önceki değerlendirmeler. Anayasa Mahkemesi iptal gerekçesini açıkladığında ortaya nasıl bir durumun çıkacağını birlikte göreceğiz.

Dershanelerin yaptığı işte takviye kursuydu. Belli bir program dâhilinde öğrencilerin eksik bilgileri tamamlanmaya çalışılarak sınava hazırlanıyorlardı. Kısacası dershaneler diploma veren okul niteliğinde değillerdi. Niçin öğrenciler ek ders almaya, sınavlara böyle hazırlanmaya ihtiyaç duyuyorlardı Sanıyorum önemli olan bu soruya doğru cevap verilmesidir. Özellikle sınıfların çok kalabalık olması, öğretmenlerin öğrencileri ile yeteri kadar ilgilenme imkânı bulamamaları sonucu dershaneler ortaya çıkmıştır. Okulların eğitim ve öğretim mekân ve öğretmen bakımından yeterli düzeye getirilmesi aslında dershaneye duyulan ihtiyacı çok aza indirirdi. Bu arada Sayın Bakan’ın ısrarla karşı çıkmasına rağmen özellikle temel eğitimden ortaöğretime geçişlerde genel sınavların kaldırılması, öğrencilerin il ve ilçelerinde kendilerine en yakın okullara yerleştirilmesinin önünün açılması da dershaneye duyulan ihtiyacı ciddi ölçüde ortadan kaldıracaktır. Kısacası, tepkisel karalardan kurtularak sağlıklı ve kalıcı kararlar alınması gerekiyor.