Hz. Ali İnsanlar ya insanlıkta ya da dinde kardeştirler
der. Her iki durumda da kardeşlik kavramı, yakınlığı, yardımlaşmayı, sevgi ve
güveni çağrıştırıyor. İnsanlıkta ve dinde kardeş bildiğimiz kimseler ise bir
elin parmakları gibidir. Birinin canı yandığında diğeri de hisseder. Çünkü
İslam kardeşliği nesep kardeşliğinden çok daha öte bir şeydir. Kardeşim
dediğimiz kişiyi kendimizden sayar ve kendimiz için istediğimizi onun için de
isteriz. Zira bir kişiyi kardeş bilmek ona güvenmek, inanmak ve onunla aynı
yolda yürümek demektir. Yürümekte olduğumuz yolda kardeşimizle karşı karşıya
değil daime kol kola gider ve birbirimizden destek alırız.
Hiç tanımadığımız bir kişi ile karşılaştığımızda ona
kardeş diye hitap ederiz. Bu aslında o kişiye değer verdiğimizi gösterir.
Zira kardeşlik, aynı anadan doğan ya da aynı inancı taşıyan kişilerin
yakınlığını ifade eder ki, bizler karşımızdaki kişiye de aynı ifade ile hitap
ederek değer verdiğimizi gösteririz.
İslam toplumlarında asırlardır devam eden süt kardeşliği
ise, aile bağlarımız ve yakın ilişkilerimiz ile birlikte ele alınır. Zira süt,
iki insan arasında hukuksal, duygusal ve sosyal bazı hakları da beraberinde
getirir. Mesela süt kardeşiniz ve onun bazı yakınları ile evlenemezsiniz. Onu
öz kardeşleriniz arasına katar ve özel bir değer biçersiniz. Aynı göğüsten
aldığınız süt sizi bir ailenin ferdi kılar ve siz o aile ile yakın bir bağ
kurarsınız. Bir yakınım süt çocuğu için bu benim hazır kızım, benden doğmadı
ama sütümü verdim ve kızım oldu derdi. Bir sütannenin bu duyguları, sütü
alanla veren arasında sıcak bir bağın geliştiğini de gösteriyor. Yani, anne ile
çocuk arasında bir yakınlık kuruluyor ve anne kendinden doğan çocuklar için
beslediği duyguları süt çocuğu için de besliyor.
Hazreti Peygamber bir sütannenin mahiyetinde büyümüş ve
ona her zaman hürmetle muamele etmişti. O dönem Arabistan da sütannelik
yaygındı ve çocuklar kırsal bölgelerde yaşayan süt annelere verilir, buradaki
kimselerle bir akrabalık bağı kurulurdu. Bu, insanları birbirine yakınlaştırır
ve akrabalık halkasını genişletirdi.
Süt kardeşliği, yaygın olarak Müslüman toplumlarda
uygulandığından, buradan kaynaklanan aile ilişkileri, yakınlık ve kardeşlik
duygusu Batılı araştırmacılar tarafından pek dikkate alınmaz. Çünkü kardeşlik
ve akrabalık ilişkileri bu toplumların pek nazarı dikkate aldığı bir şey
değildir. İnsanlar kan ve ya süt bağı ile kardeş olur ve bir yakınlık kurarlar.
Bu bağ iman ile güçlendirildiğinde ise, aralarında apayrı bir topluluk oluşur
ve bu topluluk birbirlerinin gören gözü yürüyen ayağı olur.
Kardeşlik
ilişkilerinde riya, kin, nefret ve çıkarcılık yoktur. Onların birbirlerine olan
sevgileri bir annenin sütü kadar temiz ve durudur.
Süt Kardeşliği,
İslami ölçüler dikkate alınarak ve ailelerin bilgisi dahilinde yapıldığı
taktirde aile bağlarının genişlemesine vesile olabilir. Yalnızlaşan ve özünden
uzaklaşan insanların kardeşlik duygusu ile güçlenmelerine ve birbirlerine
destek sağlamalarına katkı da yapılabilir. Bütün bunların yanında bencilleşen
ve çocuğundan kopan annenin gönlüne şefkat filizleri de doğabilir Ancak bunun
için Allahın koyduğu ölçülerin korunması ve bu uygulamanın ailelerin kendi
rızaları ile doğal yollardan yapılması gerekmektedir.