Ne yapsak, ne etsek seni uyandıramadık. Uyanmamayı görev

kabul ederek yemin mi ettin Muhafazakâr Demokratlıkla, Milli Görüş ün farkını

hala anlayamadın! 13 yıldır algılarla narkozlanıyorsun ve bunu bir türlü

göremiyorsun. Aklını kiraya mı verdin Mutasyona mı uğradın da bir ehven-i şer

ipine sarılmış gidiyorsun. Gidiyorsun gitmesine de! Nereye gidiyorsun Ülkende

tarım bitmiş, üretmiyoruz! Üstelik bir numaralı tüketici olduk. Asgari ücret

950 TL olduğu Türkiye de sen uyuduğun için köşeyi dönenlerin sayısında artışlar

oldu. Sen uyuduğun için, ihaleye fesat karıştıranların, tüyü bitmemiş yetimin

hakkını yiyenlerin; yaptıkları yanına kâr kaldı. Algılara gelesin emi!

Subliminal mesajlara tutulasın! Kredi kartı borçlarının altında ezilesin! diye

beddua mı ettiler de, bu duruma tepki göstermezsin

Beddua mı ettiler, bilmiyorum! Ama zaten o durumdayız

diyorsun! Diyorsun da uyumaya hatta uyurken horlamaya devam ediyorsun. Kendi

horlaman bile seni uyandırmaya yetmiyor. Hem uykudasın hem de oynaştasın. Sen!

Allah aşkına nasıl kafadasın Memleket meselelerini düşünmeyi taşerona mı

devrettin de, bu kadar hassasiyetini kaybettin. Ilımlı İslam ışınlarına mı

maruz kaldın Biat hastalığı sende derin uyku problemi meydana getirmektedir.

Bunun tedavisinin Saadet serumu olduğunu biliyorsun. Saadet ilaç katkı payı da

almıyor ve günler sonrasına da randevu vermiyor. Biat hastalığı bütün hücrelerini

ele geçirmeden, tedavi olmazsan; sentetik biat uyuşturucusu bağımlısı olarak

hayatını yaşamak zorunda kalırsın. Hastalık müzminleşir ve hem dünyanı hem de

ahiretini yok eder. Yaşanan bu ruh hali Stockholm sendromunu hatırlatmaktadır.

İlk kez psikiyatr Bejerot tarafından tanımlanan sendrom, ismini 1973 yılında

İsveç in başkenti Stockholm de yaşanan bir olaydan almaktadır. 23 Ağustos 1973

günü Stockholm de bir bankayı soymak üzere basan soyguncular 6 gün boyunca

rehin tutulan banka görevlisi bir kadın, soyguncuya duygusal olarak bağlanır.

Serbest kaldığında soyguncuyu savunmakla kalmaz, nişanlısını terk ederek

kendisini rehin alan banka soyguncusunun hapisten çıkmasını bekler, sonunda da

onunla evlenir.

1974 yılında Patty Hearst isimli bir milyoner kadın bir

terörist grup tarafından kaçırıldıktan 2 ay sonra onlarla birlikte bir banka

soygunu yaparken yakalandı. Avukatları SS mazeretini kullandıysa da mahkeme

kabul etmedi ve hapse mahkûm etti. 2 ay teröristlerin elinde kalan bu milyoner

kadın nasıl oldu da teröristlerle beraber banka soygununa katıldı Nasıl bir

ruh hali içine girdi 950 TL asgari ücretle yaşamaya çalışan bir işçi hâlâ

iktidara oy veriyorsa bu Stockholm sendromundan başka bir şekilde izah etmek

mümkün müdür Halk bu sendroma yakalanmıştır. Tedavi edilemez değildir. Sadece

ihmale gelmez. Hastalığın belirtilerinden en önemlisi, doğru olmadığı halde onu

doğru olarak görüp, kabul etme halidir. En tehlikeli tarafı ise; hasta olduğunun farkına olamamaktır. Yoğun

Saadet serumu uygulanması neticesinde iyileşeceğinin garantisini verebilirim.

Bunun tek şartı hastalığı kabul edip, tedaviyi istemektir. Geç kalırsan önce

beyni bitiriyor, sonra bedeni daha sonra da ahireti yok ediyor. Demedi deme!

Yol yakınken gel tedavi ol!