İşgalci İsrail yönetimi, en büyük hamisi konumundaki ABD’nin İran ile masaya oturmasının şokunu yaşıyor.
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Tahran ile imzaladığı yeni mutabakat, bölgedeki dengeleri tamamen değiştirirken, Tel Aviv’de Washington’a yönelik öfke ve eleştirilerin fitilini ateşledi.
İsrail basınında çıkan analizlerde, söz konusu anlaşmanın Tel Aviv üzerindeki siyasi ve askeri kıskacı benzeri görülmemiş bir boyuta taşıdığı vurgulanıyor.

- 18 HAZİRAN MUTABAKATI SİYONİST KORİDORU TIKADI!
İsrail istihbarat kaynaklarına sızan bilgilere göre, ABD ile İran arasında 18 Haziran’da imzalanan elektronik mutabakat, bölgedeki tüm askeri hesapları altüst etti.
Başta Lübnan olmak üzere bölgedeki çatışmaların azaltılmasını, enerji hatlarının yeniden açılmasını ve Tahran’a yönelik bazı ekonomik yaptırımların gevşetilmesini içeren anlaşma, İsrail’in bölgesel yayılmacılığına büyük bir darbe vurduğu ileri sürüldü.
Diplomatik çevreler, bu mutabakatın ardından İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki askeri varlığını sonlandırması için Washington’dan çok ağır bir diplomatik baskı görmeye başlayacağını belirtiyor.

- "AMERİKALILAR, İRAN HALISI GİBİ ÇİĞNENİYOR!"
Eski Mossad Terörle Mücadele Daire Başkanı Oded Eilam, ABD’nin basiretsiz Ortadoğu politikasını çok sert sözlerle hedef aldı.
Beyaz Saray'ın Tahran tarafından parmağında oynatıldığını ima eden Eilam, şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
"Amerikalılar, İranlılar tarafından adeta bir İran halısı gibi kullanılıyor, üzerlerine basılıp geçiliyor. Washington, daha Hizbullah tehdidi ortadan kalkmadan bizi Lübnan'dan çekilmeye zorluyor."

İsrailli ünlü analist Yoni Ben Menahim de bu görüşü destekleyerek, Washington’un Hizbullah’ın silahsızlandırılması şartını çözüme kavuşturmadan İsrail’e geri çekilme dayatmasında bulunduğunu, bunun da işgal rejiminin güvenlik mimarisini çökerteceğini savundu.

- “BU TARİHİN EN BÜYÜK SİYASİ FELAKETİDİR!”
Muhalefetteki İsrail Evimiz Partisi Lideri ve Eski Savunma Bakanı Avigdor Liberman ise mutabakatı işgal rejimi tarihi açısından bir dönüm noktası olarak nitelendirdi.
Liberman, yaşanan durumu tek bir cümleyle özetledi: "Bu, tarihin en büyük siyasi felaketidir!"
Netanyahu hükümetinin dış politikada tamamen iflas ettiğini söyleyen Liberman, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ABD Başkanı Donald Trump karşısında hiçbir irade gösteremediğini ve İsrail’in karar alma mekanizmalarının Washington tarafından esir alındığını ileri sürdü.

- TEL AVİV’DE "STRATEJİK ORTAKLIK" ÇATLAĞI!
İsrail’in eski Washington Büyükelçisi Mike Herzog ise yükselen bu çatlak seslerin ABD-İsrail arasındaki "göbek bağını" koparabileceği uyarısında bulundu.
Herzog, Washington’a yönelik aşırı ve kontrolsüz eleştirilerin, iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri tamamen riske atacağını ve Tel Aviv'i uluslararası arenada yapayalnız bırakabileceğini söyledi.

Öte yandan İsrail merkezli yayın organı i24 News’ün analizine göre, Tel Aviv’deki asıl korku, ekonomik yaptırımların hafiflemesiyle birlikte İran’ın bölgedeki askeri ve finansal kapasitesini katlaması.
Uzmanlar, yaptırımların kalkması durumunda Tahran’ın Lübnan’da Hizbullah’ı, bölgede ise diğer direniş hatlarını çok daha güçlü şekilde tahkim edeceğini ve Siyonist rejimin askeri üstünlük iddiasının tamamen son bulacağını öngörüyor.




