“Geçtiğimiz günlerde, kayınvalidemlere gitmiştim. Televizyon

açıktı, evlendirme programında ilginç bir olay yaşandı. Bir adam, evlenmek için

gelen bir başka adama evlilik teklifi etti. O programı izlerken on iki

yaşındaki oğlum da yanımdaydı “anne bu bir hastalık mı Diye sordu ve ben ne

diyeceğimi bilemedim. Biz bu çarpık ilişkileri çocuklarımıza nasıl

açıklayacağız Mahremiyet diye bir şey kalmadı, artık her şey gözler önünde

yaşanıyor. Ama bizler ocuklarımızı korumak ve bilinçlendirmek zorundayız. Bunu

nasıl başaracağız (Z. A.)

Evlilikle ilgili bilinen ritüellerimiz vardır ki, bu

ritüeller aşama aşama yaşanır ve benimsenir. Bu süre içinde aileler

birbirlerini tanıma eş adayları ise evliliğin mahiyetini kavrama şansı

bulurlar. Çünkü evlilikler bir erkekle bir kadının nikahı neticesinde kurulur

fakat bu sürecin içinde aileler de vardır. Gününüz evliliklerinde ailelerin

müdahil olmamaları ve gençlerin flört ettikleri kişi ile evlenmeyi tercih

etmeleri aile içi sorunların ve boşanmaların artmasına neden olmaktadır. Çünkü

günümüz gençleri aileden bağımsız hareket ediyor ve evliliklerini sırf

görsellik ve heyecan ekseni üzerine koruyorlar. Heyecan bittiğinde ise her şey

ters yüz oluyor.

Televizyon kanalları, evliliklere değer katan ritüelleri

yıkarak, kadını adeta tüketilen bir varlık haline getirmiştir. Ekran

evliliğinde kişi sadece görselliği dikkate alıyor ve kendini olduğundan çok

daha farklı gösteriyor. Ayrıca aileler arasında yaşanması gereken güzellikler,

toplumun önünde sergilenerek evliliğin saygınlığı zayıflatılıyor, görünür olmak

ve her şeyi gözler önünde yaşamak cazip hale getiriliyor. Yapılan araştırmalar,

ekran aracılığıyla evlenip mutlu olan çiftlere pek rastlanmadığını gösteriyor.

Zira ekranın büyüsüne kapılan kişi, burada kendini olduğundan daha farklı

göstererek yapay bir görüntü sergiliyor. Oysa gerçek hayatta bir evliliği

sürdürebilmek için kişinin her şeyden önce sorumluluk sahibi olması gerekir. O

yüzden şov eksenli evlilikler hüsranla sonuçlanıyor.