GEÇTİĞİMİZ hafta, Saadet Partisi’nin “Halkla buluşma, problemlerini dinleme” adlı saha çalışması çerçevesinde Genel Merkez’in görevlendirmesi sonucu Antalya’daydım. Bize, Döşemealtı, Korkuteli, Elmalı ilçelerinde çalışma görevi verildi. Üç ilçede de Saadet Partisi ilçe başkanları ve yönetimleri ile sanki, “kırk yıllık dostmuşçasına” kaynaştık. Hepsi samimi, fedakâr ve misafirperver kardeşlerim! Allah, hepsinden ebediyen razı olsun!
Döşemealtı, bana çok anlamlı bir merkez ilçeyi hatırlatıyor. Cihat niyetiyle çalışma yaparken 29 gün önce Hakk’a kavuşan; samimiyet abidesi Sedat Cengiz kardeşim bu ilçede ikamet ediyordu. Evinde taziyeye gitmiştik. Tevafuken bu ilçede görev yapmak bana ayrı bir huzur ve ferahlık verdi. Sedat kardeşimin hayatı başarı öyküleri ile dolu! Girdiği her alanın hakkını verdi.
Sedat Cengiz, bir dava adamı, tebliğ ve davetçi, başarılı bir iş adamı ve Hz. Ebu Bekirvâri cömert bir insandı. Bütün işlerini “en güzel” yapardı. Sıfırdan başladığı ticarette Tahtakale Spot olarak, yüz kadar marketler zinciri oluşturdu.
Şair der ya! “Adam var kurutur koca denizi, / Adam var bir damlayı göl eder.” Sedat kardeşim bir damlayı göl etti. Bu çalışmalarda beraber olduğumuz komşusu Aytur Çeteci şöyle dedi: “Sedat Cengiz zenginleştikçe cihadını ve cömertliğini artırdı.” Ziyaretimde Antalya AGD’de 50’den fazla Sedat Cengiz dostu ile toplandık; onu hayır dualarla andık.
DÖŞEMEALTI’NDAYIZ
DÖŞEMEALTI’NI, İlçe Başkanım Metin Kandemir öncülüğündeki bir ekiple dolaştık. Esnafımızda Anadolu insanının şükür ve tevekkülü var. “Kazanıyoruz, ama alım gücümüz düştü; fiyatlara yetişemiyoruz” diyorlar. Esnafın belini üç şey büküyor: Kira, elektrik, maliyetler… Girdilerin çokluğu maliyet fiyatlarını yükseltiyor. Vatandaş da dert küpü! Her gün artan fiyatlardan yakınıyorlar.
Antalya’ya doğu şehirlerinden çok insan gelmiş. Yöresel gıda maddeleri, unlu mamuller satan bir dükkâna girdik. Bir bacımız işletiyor. Müşteri olarak besici İbrahim Yalçın da var. “Sizi dinlemeye geldik” deyince İbrahim kardeşim söze girdi: “Size güveniyoruz; ülkeye sahip çıkın, ne olur? Gençlerimiz dinden soğudu. Beklemediğimiz insanlar uygunsuz işler yapıyorlar. Çocuklarımı bayram namazına götüremez oldum.”
Dükkân işletmecisi de aynı dertten mustarip: “Önceden camiye giden çocuklarıma ibadet yaptıramıyorum. Bunları dile getirin!”
Bir pastanenin önündeyiz. Hava güneşli. Dört arkadaş öğle çayı içiyorlar. İş elbiseleri, yağlı boyacı olduklarına işaret ediyor. Koray Kocabıyık isimli genç, arkadaşları adına konuştu: “Dördümüz de güzel sanatlar okuduk. Ressam olacaktık. Boya, kâğıt, resim malzemeleri dövizle geliyor. Almak için sermaye gerekli. Alamadığımız için boyacılık yapmak zorunda kaldık.” Üniversitelerdeki planlama eksikliğini konuştuk.
Antalyalı kardeşlerimin en çok yakındığı konu, yabancılara toprak satılmasıydı. Hasan Dinler isimli emlâkçıya girdik. Yabancıların vergiden muaf emlâkçılık yaptığını anlattı: “Topraklarımız elden gidiyor. Bu oran Konyaaltı’nda daha yüksek. Ülkemizde yabancı durumuna düşmekten endişeliyiz.”
TOPRAKSIZ KALIYORUZ
KEPEZ’DE oturan Bekir Tekşam isimli genç görüş bildirdi: “Eskiden Kepez’de yalnız yerliler vardı. Şimdi Rus ve Ukraynalılarla dolup taştı. Rusça ilanlar var. Bu gidişle ülkeyi yabancılar dolduracak. Konyaaltı’nda emniyet “Yabancılar Birimi” kurdu. Tedbir alınmalı.”
Bir gazetede şu haberi okudum: “Burası Rus değil; Türk manav. Antalya’da bazı manavlar Rusça etiketler koymaya başladı.” (23.1.2023)
Elmalı ilçesi ziyaretimde de, Saadet Partisi eski İlçe Başkanı Mehmet Çakmak yalvarırcasına şunları söyledi: “Devamlı yabancılara toprak satılıyor. Güvenliğimiz tehlikede! Toprak altımızdan kayıyor. Bunu sık gündeme getirin ki, diğer siyasiler de sahip çıksın!” Yabancılara en çok toprak satılan ilçelerin başında, İstanbul’un Esenyurt; Antalya’nın Alanya ilçeleri geldiği basına yansıdı. (23.1.2023)
İlber Ortaylı, yabancılara mülk satılıp vatandaşlık verilmesine, “Böyle enayilik görülmedi” (24.1.2023) demişti.
Korkuteli ziyaretimizi bir yerel TV kanalı 6,5 dakikalık bir haber olarak yayınladı. Emeği geçen Yusuf Sarıcalar başkanıma teşekkür ediyorum. Korkuteli ve Elmalılılar kendi işinde gücünde, mazbut insanlar. Buralarda da güzel çalışmalar yaptık. Halkın arayış içinde olduğunu gördük. Birer günlük ziyaretlerde Saadet Partisi gündeme geldi. “Biz görevimizin başındayız” mesajı verildi. Bu yeterli değil. Yöneticiler seçim gününe kadar ilgiyi canlı tutmalı.
Bu ilçelerin başkan ve yöneticilerine; bana birer sunum yapma imkânı hazırlayan Antalya, Korkuteli, Elmalı AGD başkanlarına teşekkür ediyorum. Onlar ne güzel insanlardı ya Rabbi!