Açıkça görülüyor ki; şiddeti şiddetle önlemek mümkün değil!

Bu gerçeği sadece şiddetten medet uman teröristlerin değil aynı zamanda devletin de görmesi gerek!

Teröristler şiddete başvurarak devleti köşeye sıkıştırıp istediklerini yaptıracaklarını düşünürken ne denli yanılıyorlarsa devlet de daha fazla şiddet uygulayarak teröristleri sindirebileceğini sanmakla o kadar yanılıyor!

O halde; taraflar isteklerinin yerine gelmesini istiyorlarsa şiddete başvurmanın dışında başka yollar bulmak zorunda olduklarını kabul etmeliler!

Çünkü şiddet her seferinde daha fazla şiddeti beraberinde getiriyor!

Yani bu noktada tam bir kısır döngü yaşanıyor!

Şiddet ile tüm isteklerini yerine getirtmek isteyenlerin istekleri yerine gelmediği gibi bir de mevcut durumdan daha da geriye gitme durumu ile karşı karşıya kalıyorlar!

Kobani olaylarını bahane ederek hükümeti köşeye sıkıştırmaya çalışan teröristler yaptıkları eylemlerin kendilerine ne kazandırdığını ya da neler kaybettirdiğini iyi hesap etmeliler!

Aynı şekilde teröristleri daha fazla şiddet uygulayarak etkisiz hale getirmek isteyenler de uygulamış oldukları daha fazla şiddetin kendilerine ne kazandırıp ne kaybettiğini iyi hesap etmeliler!

Onlarca kişinin ölmesi ve yaralanması ile şiddetten medet uman çevreler belki biraz sindirilebilir ama bir süre sonra bugün sindirilmiş olanlar yine baş kaldırmaktan geri durmazlar!

Bu olaylar ilk kez yaşanan olaylar değil!

Yıllardır bu tür olaylar yaşandı ve görüldü ki kimse şiddete başvurarak istediği sonucu alamıyor!

Kısır döngü içinde tarafların birbirlerine karşı daha da hırslanmalarından ve öç alma duyguları ile intikam peşinde koşmalarından başka bir işe yaramıyor!  

İki de bir istekleri yerine gelmezse bundan çözüm sürecinin büyük zarar göreceğini ileri sürenler çözüm sürecinin sona ermesi halinde bundan en büyük zararı kendilerinin göreceğini unutmamalılar!

Herhalde çözüm süreci bir şekilde sona erecek olursa zararlı çıkacak sadece devlet olmayacak!

Devlet kadar bugün teröristlere arka çıkan, onlarla birlikte asker ve polis taşlayanlar da zararlı çıkacağı aşikar!

“Biz istediğimizi yaparız, devlet katlanmak zorundadır” gibi bir anlayışa hak vermek elbette mümkün değil!

Bu şiddeti daha fazla şiddetle önlemeye davetiye çıkarmak gibi bir şey olur!

Taraflar mutlaka makul ve mantıklı olanı bulmak ve onun gereklerini yerine getirmek zorunda olduklarını unutmamalılar!

Zira içine girdikleri kısır döngüden bir şekilde kendilerini çekip çıkaramadıkları sürece hep kaybetmeye mahkûm kalacaklar!