Cumhurbaşkanı Erdoğan, Elazığ depreminin ardından, “20 yıldır bu hükümet depreme yönelik ne yapmış” diye soran sosyal medyaya bir hayli öfkelenmiş ve bu öfke ile sormuş:

Depremi durdurma şansımız var mı?

Elbette böyle bir şansımız yok!

Amma!

Olası bir deprem öncesi yapabileceğimiz çok şey olsa gerek!

Özellikle de ülkemizin yapı stokunun durumu ortada iken olası deprem öncesi bir takım önlemler alınabileceği aşikâr değil mi?

“Deprem öncesi neler yapabiliriz” sorusunu kendi kendimize sorduğumuzda yine kendi kendimize şöyle cevap verebiliyoruz:

 Her türlü çılgın projeleri rafa kaldırıp, akıllı uslu projeler üzerinde yoğunlaşabiliriz.

Mesela İstanbul gibi olası bir deprem bölgesinin nüfusunu daha da arttıracak çılgın projeler yerine İstanbul nüfusunu azaltmaya yönelik akıllı uslu projeler geliştirilebilir!

Nüfusu yirmi milyona dayanan bir şehrin olası bir depremde vereceği zayiat ile nüfusu çok daha az bir şehrin vereceği zayiat her halde aynı olmayacaktır.

Bunun en canlı örneğini de Elazığ depremi oluşturuyor.

6,8 şiddetindeki bir deprem Elazığ’da değil de Allah korusun İstanbul’da yaşanmış olsaydı uğranılacak kaybı tahayyül edebiliyor musunuz?

Evet, depremi durdurma gibi bir şansımız yok!

Amma!

Deprem bölgelerinde alınacak bir takım önlemlerle olası bir depremin ortaya çıkaracağı zararı azaltma şansımız her zaman var.

Bunun yolu da çılgın projelere tanınacak önceliğin akıllı uslu projelere tanınmasından geçer.

Son yıllarda memnuniyetle görüyoruz ki hükümetler deprem bölgelerinde hemen inşaata başlıyorlar ve evleri yıkılan vatandaşları kısa zamanda yeni evleri ile buluşturuyorlar. Bu hizmet deprem sonrası verileceğine deprem öncesi verilse fena mı olur?

Hem deprem bölgelerindeki yapı stokları gözden geçirilmeli hem de deprem bölgelerindeki nüfus yoğunlukları azaltılmaya çalışılmalıdır.

Ülke insanlarının sadece birkaç şehirde yoğunlaşması mutlaka önlenmelidir.

Evet, depremi durdurma gibi bir şansımız yok ama depremin doğuracağı zararları asgariye indirme imkânı her zaman var.

Bu imkân kullanılmalıdır.

Bu imkân sudan sebepler ve bahaneler ile ertelenmemelidir.

Bu imkân çılgın projelere feda edilmemelidir.