Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin Seçim Kanunu, Siyasi Partiler Kanunu ve Meclis İçtüzüğü’ne ilişkin değişiklik önerilerini kamuoyunun bilgisine sundu.
Yani, şu an hazırlık çalışmaları devam eden “Uyum Yasaları” konusunda görüş ve temennilerini iletti.
Temel Bey, bu çerçevede dün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’den de randevu talep edildi.
***
Peki, Saadet Partisi ne yapmak istiyor? Bakalım mı;
* Seçimlerde yüzde 10 barajı tamamen kaldırılmalı
* Hazine yardımı bütün siyasi partilere ve hakça yapılmalı
* Partiler arası işbirliği imkânı oluşturulmalı (seçim ittifakı). Biliyorsunuz, mevcut düzenlemede siyasi partilerin seçimlerde başka partiyi destekleme kararı almaları yasak.
* Basın yayın kuruluşlarının tarafsızlığı temin edilmeli. Özellikle TRT seçim dönemlerinde iktidar-muhalefet denkleminde kıyas kabul edilmeyecek şekilde yayın yapıyor. Bu düzeltilmeli.
* Medya hizmet sağlayıcı tarafından yapılan veya yaptırılan anket ve kamuoyu yoklamalarının, hazırlık aşamasından sonuçların ilânına kadar noter nezaretinde gerçekleştirilmesi zorunlu olmalı.
* TRT Kanunu’nda yapılacak düzenlemelerle TRT’nin TBMM ile bağı kurulmalı ve TRT sadece iktidar kontrolünden çıkarılmalıdır.
* RTÜK daha işler ve etkili hale getirilmeli ve basın yayın kuruluşlarının kanunlara aykırı yayınları acil ve caydırıcı cezalarla kontrol altına alınmalıdır.
* Cumhurbaşkanı adayı göstermek için gerekli 100 bin imza şeffaf ve kolay olmalı. 16 Nisan referandumu ile değiştirilen Anayasa’nın 101. maddesinde cumhurbaşkanı adaylığı ve seçimi şöyle tarif edilmektedir: “Cumhurbaşkanlığına, siyasi parti grupları, en son yapılan genel seçimlerde toplam geçerli oyların tek başına veya birlikte en az yüzde beşini almış olan siyasi partiler ile en az yüz bin seçmen aday gösterebilir.”
* TBMM gündeminde denetim konuları için kesin gün ve süreler ayrılmalı.
* Grubu olan partilerin dışında Meclis’te temsil edilen diğer siyasi partilere de söz hakkı tanınmalı.
* TBMM TV tüm parlamento çalışmalarını yayınlamalı. Salı, Çarşamba, Perşembe; olağan çalışma saatleri 14.00-21.00 arası olarak belirlenmiştir.
* TBMM’de kamu hesapları komisyonu kurulmalı.
* Yasama faaliyetlerine sivil toplum katılımı sağlanmalı.
* Torba kanun uygulaması kaldırılmalı. Özellikle son yıllarda birbiriyle alakasız düzenlemelerin tek bir teklif/tasarı metni haline getirilerek “torba kanun” olarak yasalaştırıldığı görülüyor. Bu uygulama neticesinde, kamuoyunun yasama sürecini takibinin zorlaşması, düzenlemelerin parlamento görüşmelerindeki etkinliğinin azalması, düzenlemeler ile amaçlanan hususların neler olduğuna dair belirsizliklerin artması gibi birtakım olumsuzluklar ortaya çıkmakta.
* TBMM’de siyasi etik komisyonu kurulmalı. Siyasi etikle ilgili temel ilkelerin belirlenmesi, milletvekillerinin siyasi etik dışı davranışlarının incelenmesi ve yaptırıma bağlanması, milletvekilliği ile bağdaşmayan işlerin tespiti gibi hususlarda çalışmalar yapmak üzere pek çok demokratik ülke parlamentosunda olduğu gibi TBMM bünyesinde bir siyasi etik komisyonu kurulmalı.
* Parlamentodaki makamlar siyasi partilere güçleri oranında dağıtılmalı.
* Kürsü dokunulmazlığının önündeki engeller kaldırılmalı.
***
Saadet Partisi, tüm bu önerileri başta siyasi partiler olmak üzere medyaya, sivil toplum kuruluşlarına iletti. Raporda yer alan teklifler, Türkiye’de sistemin daha sağlıklı ve hakkaniyete uygun işlemesi açısından son derece önemli.
MESAJ PANOSU
Merhaba Adnan Bey, yazılarınızı fırsat buldukça okuyorum. Özellikle toplumun sorunları ile ilgili yazılarınızı daha bir ilgiyle okuyorum. Size daha önceden de mail atmıştım, öğretmen atamalarıyla ilgili; sağ olun kırmadınız, köşenizde yetkililere seslendiniz. Şimdi bir isteğim daha olacak sizden, biliyorsunuz gündemde çok önemli bir konu var; taşeronlara kadro verilmesi ile ilgili gelişmeler… Olumlu olsa da ben biraz eksik buluyorum. Madem bu düzenlemeler yapılıyor, 4B’li olarak çalışanlar için niye düzenleme yapılmıyor? Bizler de sözleşmeli devlet memurları olarak kadro istiyoruz. Maaşlarımızda ve sosyal haklarımızda iyileştirme istiyoruz. Kadrolu personellerle aynı işi yapmamıza rağmen niye düşük maaş alıyoruz? Neden birtakım haklarımız onlar gibi değil? Benim sizden âcizane isteğim, bu konuyu da dikkat çekerseniz sevinirim. Saygılarımla, iyi günler dilerim… (ADI SAKLI BİR OKUR)
VAY BE!
“Bugün, uluslararası arenada ve güç dengelerinde büyük değişiklikler yaşanıyor, siyasi ve ekonomik yeni bir sisteme geçiliyor. Çağımızın önlenemez hedefleri; barış, ilerleme, işbirliği ve ortak kazanç. Temas ve iletişimin, anlayışı geliştiren ve dostluğu pekiştiren birer köprü olduğuna inanıyoruz.”
“Geçtiğimiz yıl, yabancı ülkelerle işbirliğine giderek o ülkelerin anadillerinde yayın yapmakta ısrar eden CRI (Çin Uluslararası Radyosu); modern, kapsamlı ve yeni bir anlayışa sahip uluslararası medya organı olma hedefine daha sağlam adımlar attı. Video, TV, internet, gazete ve dergi dahil bütün medya organlarını geliştirerek bir “China” markasını oluşturmaya çalışırken, APP ve sosyal medya hesapları gibi yeni medya yöntemleriyle de takipçilerimize asıl Çin’i kapsamlı olarak tanıtmayı arzu ediyoruz.” (WangGengnian - Çin Uluslararası Radyosu (CRI) Başkanı)
***
Adamlar “kapalı kutu”dan nerelere geldiler! Çin’deki tüm bu adımları gördükçe ve okudukça ağzımdan gayri ihtiyari iki kelime çıkıyor; “Vay be!”. Tabii, içimden…
OKUR GÖRÜŞÜ
Selamünaleyküm Adnan Bey. Yazılarınızı okuyor ve takip ediyorum. Kayseri’den yazıyorum, uzun zamandan beri Millî Gazete abonesiyim. Bilindiği üzere resmi kurumlarda çalışan taşeronların kadroya geçişi başladı fakat KİT’lerde çalışan 54 adet kurum kadro dışında kaldı. Ben de Türksat’ta güvenlik görevlisi olarak çalışıyorum ve benim gibi yaklaşık 50.000 kişi kadroya alınmadı. Bu konuyu gündeme getirirseniz çok seviniriz. (SABRİ FİDAN-KAYSERİ)