Kur’an-ı Kerim’de, “Sizden bekâr olanları evlendirin” Ayet-i Kerimesi ile evlenmenin Allah’ın (C.C.) emri olduğunu söyleyebiliriz. Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa Efendimiz de (S.A.V.), “Evlenmek benim sünnetimdir. Benim sünnetimden de yüz çeviren benden değildir” hadis-i şerifiyle evliliğin önemine işaret etmiştir. Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerden de anlaşılacağı üzere evlenmek Müslümanlar için çok önemlidir. İslam dinine göre zina yapmış bir bekarın evlendirilmesi farzdır. Zina yapma şüphesi olan bir gencin evlendirilmesi de sünnettir. Bir gencin imanı sağlam, iffeti kuvvetli olsa bile evlenmesi gerek çünkü sünnettir. Resulullah Efendimiz (S.A.V.) başta olmak üzere tüm peygamberler masumdur ama onlar bile evlenme haklarını kullanmışlardır. O yüzdendir ki her Müslüman’ın evlenmesi vacip ayarında bir sünnet-i müekkededir.
“ALLAH (C.C.) RIZASI İÇİN EVLENENE ALLAH’IN (C.C.) YARDIMI GARANTİLİDİR”
Resulü Müctebâ Efendimiz (S.A.V.) evlilik konusunda şüpheleri, çekinceleri ve korkuları olanlara yönelik hadis-i şerifte şöyle buyuruyor: “Yüce Allah’ın haram kıldığı şeylerden kurtulmak, korunmak maksadıyla kim evlenirse, o kimseye Allah’ın yardım etmesi haktır.” Yani Yüce Rabbimiz (C.C.) hiçbir şeyi yapmaya mecbur değildir, Allah (C.C.) dilediğini istediği şekilde yapar. Fakat Peygamber Efendimizin (S.A.V.), “Yüce Allah’ın haram kıldığı şeylerden kurtulmak, korunmak maksadıyla kim evlenirse, o kimseye Allah’ın yardım etmesi haktır” hadis-i şerifi, edebiyle kullanılmış bir cümledir. Allah (C.C.) rızası için evlenene Allah’ın (C.C.) yardımı garantilidir manasındadır. Evlenmek konusunda çekincesi olanlar, ‘ben daha kendi geçimimi doğru bir şekilde sağlayamıyorum bir de hanımımın geçimini nasıl sağlıyayım’ diye düşünenler, evlilik işinin içinden çıkamayacağını düşünenlerin evlenmemesi yanlıştır. Çünkü Allah’ın (C.C.) evlenen kişilere yardım edeceği Peygamber Efendimizin (S.A.V.) hadis-i şerifiyle kesindir.
“ZİNADAN UZAK DURMAMIZ GEREK”
Müslümanlar olarak tabi zina yapmıyoruz, zinaya karşıyız. Ama zinaya götürecek bazı sebepler var. 1936 yılında devlet tarafından bastırılan Kur’an-ı Kerim’in mealine de bakabilirsiniz. Kur’an-ı Kerim’de kadının yüzünün, elinin ve ayağının dışında hiçbir yerinin gözükemeyeceği belirtiliyor. Bir kadının saçının, boynunun, göğsünün, kollarının vs. gözükmesi İslam’a göre büyük bir haramdır. Bunun günah olmasının sebebi de bellidir. ‘Saçın gözükmesi neden günah olsun’ diye düşünmek, açık giyinmenin bir günah olmadığını söylemek dinden çıkmaya sebeptir. Tabii bunun günah olduğunu bilip ona göre yaşayanlar da ahirette hesabını verecek ama dinden çıkmış anlamına gelmez. Bu konu hocaların kanaati değil, Kur’an-ı Kerim’in bir emridir. Biz hocalar olarak da Müslümanlara hitap ediyoruz, Allah (C.C.) edebiyle örtünmeyi emrediyor. Aynı şekilde zinadan uzak durmamız gerektiği de emrediliyor ve bunun için de evlilik de Allah’ın(C.C.) buyruğudur.
“NEFİS ŞEHVETİ BESLER, ÇİRKİNLİĞİ İSTER”
Gelişmiş ülkelerde, Amerika ve Avrupa başta olmak üzere evlilik oranları giderek düşüyor. Bu da nüfusun gerilemesine sebep oluyor. Toplumda zinanın yaygınlaşması evlilik oranlarının düşmesine sebep olur. Bu zina illetinin toplumdan silinmesi için de hanım kardeşlerimizin dikkat etmesi lazım. Çünkü erkeklerin kadınlara karşı bir zaafı vardır. Günah olduğunu bile bile örtünmesi gereken yerlerini gösteren kişi günah işliyor demektir. Ancak açık kadın var diye ona bakan kişi de günah işlediğini bilsin. Allah (C.C.) erkeğe de gözünüzü sakının, bakmayın diye emir ediyor. ‘Gözler zinanın postacısıdır’ sözü burada çok doğru. İşte burada nefsin köreltilmesi gerek. İmtihan dünyasındayız, nefis şehveti besler, çirkinliği ister ancak biz nefsimizle mücadele etmeliyiz.