Piyasalardaki mevcut durumu jeopolitik gelişmeler ve makroekonomik veriler ışığında yorumlayan Geçer, yatırımcıları gelecekte yaşanabilecek "zıplama hareketlerine" karşı hazırlıklı olmaya çağırıyor.

ONS ALTINDA 10.000 DOLAR HEDEFİ

Küresel altın piyasalarında ons fiyatının geleceğine dair tahminlerde bulunan Selçuk Geçer, ABD enflasyon verilerinin beklentilerin altında kalmasının piyasa oyuncuları üzerindeki etkisine dikkat çekiyor. Geçer, Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırım döngüsünü sonuna yaklaştığına dair piyasa kanaatinin, altın üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturduğunu ifade ediyor. Jeopolitik gerilimlerin dahi ons altını 4.000 dolar seviyesinin altına kalıcı olarak indiremediğini belirten ekonomist, bu durumun altının yükselişe hazırlandığının somut bir kanıtı olduğunu vurguluyor. Analist, Çin'in piyasalardan ucuz altın toplama eğiliminin de fiyatları yukarı taşıyan bir unsur olduğunu belirterek; önce 4.500, ardından 5.000 dolar seviyelerinin aşılacağını, orta ve uzun vadede ise 7.000 ile 10.000 dolar hedeflerinin gündeme geleceğini iddia ediyor.

Kapalicarsi Da Gram Altin Krizi

TÜRKİYE'NİN KISA VADELİ BORÇ YÜKÜ

Gram altın fiyatlarının Türkiye özelinde döviz kuruyla doğrudan ilişkili olduğunu belirten Selçuk Geçer, yerel piyasada "tehlikeli bir senaryonun" yaklaştığını savunuyor. Türkiye'nin kısa vadeli dış borç stokunun 242 milyar dolar gibi rekor bir seviyeye ulaşmasının, döviz talebini ve finansal kırılganlığı artırdığını ifade ediyor. Devletin ve reel sektörün döviz ihtiyacının artık gizlenemez boyutta olduğunu belirten Geçer, bu tabloya cari açık ve döviz açığı gibi yapısal sorunların da eklenmesiyle Türkiye'de bir "kur şoku" ihtimalinin oldukça güçlendiğini dile getiriyor.

KUR RİSKİ PRİMİNDE 16 YILIN ZİRVESİ

Citibank raporunu referans gösteren Selçuk Geçer, yabancı sermayeyi ülkede tutabilmek adına Hazine'nin bütçeden ödediği "ekstra maliyetlere" dikkat çekiyor. Raporun satır aralarında, Türkiye'nin uluslararası piyasalardan borçlanırken ödediği faizin üzerine ek olarak yüzde 12,6 oranında bir "kur riski primi" eklendiğinin ifşa edildiğini söylüyor. Geçer, 2018 krizinde bile bu oranın yüzde 7 seviyesinde olduğunu hatırlatarak, mevcut yüzde 12,6'lık primin 16 yılın zirvesi olduğunu vurguluyor. Hazine'nin kuru baskılamak için bu bedeli ödemeye devam ettiğini belirten uzman, bu politikanın sürdürülemez olduğuna işaret ediyor.

GRAM ALTINDA "BAMBAŞKA" SEVİYELER

Hazine'nin döviz kuru üzerindeki baskılayıcı politikalarının bir noktada dönüştürülemez hale geleceğini belirten Selçuk Geçer, kur riskini kabul etmeyen yatırımcıların hamle yapmasıyla ciddi bir şok yaşanabileceğini ifade ediyor. Geçer, böyle bir senaryoda dolar kurunun beklenmedik seviyelere çıkabileceğini belirterek, asıl o günlerde "bambaşka gram altın değerleri" konuşulmaya başlanacağını iddia ediyor. Uzman, bu değerlendirmelerin bir yatırım tavsiyesi olmadığının altını çizerek, piyasalardaki risklerin ve yapısal dengesizliklerin yatırımcılar tarafından yakından takip edilmesi gerektiğini hatırlatıyor.

Kaynak: Haber Merkezi