RAMAZAN ayı, rahmet ve bereketi ile bütün toplumu

kuşatıyor. Yaşamlarının bütün alanlarında İslami hassasiyetlerini korumaya

çalışan müminler ise bu ayın bereketi ile direnç kazanıyor ve yeni bir güne

doğuyorlar. Yılın on bir ayında nefislerinin istediği gibi yaşayan, Ramazan

ayında ise ortaya çıkıp iyilik mesajları veren bazı insanlar vardır ki, bizler

bu insanları anlamakta güçlük çekeriz. Onları, ekranlarda ya da iftar

çadırlarında yaptıkları bağışları ile kendilerini afişe ederken görürsünüz.

Allah ın dininden uzak bir hayat yaşayan bu insanlar, Ramazan ayında adeta

arınmaya ve kendilerini temize çıkarmaya çalışırlar. Şaşalı iftar davetleri,

kamara eşliğinde yapılan yardımlar, türbe kapılarında yapılan dilekler bu

insanların samimiyetten ne kadar yoksun olduklarını ortaya koyar. Diğer

taraftan da bu çarpık anlayışlarını İslami bilgi ve bilinçten yoksun olan

insanlarımızın zihinlerine empoze ederek, yanlış bir din tasavvurunun

yerleşmesine neden olurlar. Tıpkı bu insanlar gibi onların yaltakçılığını yapan

medya da aynı karakteri taşır ve aynı metotla hareket eder. Yılın diğer aylarında

fesat, yalan ve cinselliği yayabilmek için çalışan medya kanalları bu ay,

orucun faziletlerini anlatmaya ve iftar çadırlarını gündeme getirmeye başlar.

Bu insanların zihinlerindeki din, yılın on bir ayında günah işlemeyi mübah

sayarken, Ramazan ayında, verilen iftar yemekleri ve sair faaliyetlerle

arınmayı vaad ediyor(!) İslam ise bütün zamanların ve bütün mekânların dinidir

Ancak, halkın ekserisi dini kaynağından öğrenmediğinden bu gerçeğin farkına

varamıyorlar. Ramazan Müslümanları dediğimiz bu kesim, gösterişli iftar

yemekleri verir, programlara katılır açıklamalar yaparlar ancak Ramazan ayı

bittiğinde yine eski hayatlarına dönüş yapar ve gayri İslami yaşantılarını

sürdürürler. Yaptıklarını Allah ın razısını umarak yapmayıp, kör nefislerini

hizmet etmek için yaptıklarından Ramazan ın rahmeti bu insanlara uğramaz. Ama

bunu göremez ve anlayamazlar. Elbette Ramazan ayı bir arınma ve rahmet ayıdır,

yaşamlarının tamamında, Allah ın rızasına uygun bir hayat yaşayabilmek için

gayret gösteren müminler, bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeye çalışırlar.

Onlar bilirler ki, Oruç, sadece yiyip içmekten vazgeçmek değildir. Aynı

zamanda, dedikodu, gıybet, israf, riya, gösteriş ve kötülük sayılacak bütün

eylemleri terk etmektir. Müminler bunun bilincindedir ve Ramazan ın bereketini

bütün hayatlarına yaymaya çalışılar.