Bir anne olarak korkularım her gün artıyor.
Çocuklarımızı bekleyen tuzaklar çekici hale getirilerek gençlerimiz
özendiriliyor. Geçtiğimiz aylarda, İstanbul un merkezinde gerçekleştirilen
eşcinsel yürüyüşü ve eşcinselliğin toplumun kabulleri arasına yerleştirilmeye
çalışılması çocuklarımla ilgili endişelerimi arttırıyor. Eskiden eşcinseller
kendilerini bu kadar afişe edemezlerdi, şimdi artık çok rahatlar hem de
kokuşmuş hayatlarını özendirmeye çalışıyorlar. Her annenin benim yaşadığım
kaygıları taşıdığını biliyorum o yüzden bu konunun vahametini ifade eder ve
gençlerimizi bilgilendirirseniz seviniriz (Muradiye Ç)
Eşcinsellik meselesi, toplumun ahlak, maneviyat ve
kimliğini dejenere etmenin ve yozlaştırmanın yollarından biri olarak karşımıza
çıkıyor. Uzmanlar pek azı müstesna, büyük bir kısmı tedavi edilmesi gereken
bir rahatsızlık ifadesi ile konuya açıklık getirseler de, eşcinselliğin
özgürlük olduğunu savunan ya da ben eşcinselim diye ortaya çıkanlar, bunun fıtri
bir zenginlik olduğunu düşünüyor ve savunmaya geçiyorlar. Son yıllarda,
cinsiyet değişimi ile ilgili haberlerin magazin dünyasında kendine yer bulması
ve olayın özgürleşme bağlamında tekrar tekrar ele alınması masum bir vakıa
olarak görülemez görülmemelidir. Çünkü bu zihniyetlerin asıl maksadı, bu tür
olayları sıradanlaştırarak toplumun ahlaki bütünlüğünü bozmak ve çocuklarımızı
ait olmadıkları bir kültürün içine sığdırmaya çalışmaktır.
Sağlıklı nesillerin ortaya çıkabilmesi için sağlıklı
ailelerin inşa edilmesi ve desteklenmesi şarttır. Zira İslam ferdin sağlıklı
bir aile ortamında büyümesini ve aileyi oluşturan kadının ve erkeğin
fıtratlarına uygun davranmalarını tavsiye etmektedir.
Son yıllarda eşcinsellerin evliliği, kimlik edinme
girişimleri, toplum içinde kabul görmeleri, evlatlık edinmeleri sık sık gündeme
gelerek müslüman toplumlar bu kokuşmuş hayatın içine çekilmeye çalışılıyor. Bu
tür propagandalarla akıl ve vicdani sapmalara bizlerin saygı ve hoşgörü ile
bakmamızı bekliyorlar. Dinimiz bizim nasıl yaşamamız, nasıl düşünmemiz ve nasıl
hareket etmemiz gerektiğini ilkeleri ile ortaya koymuş ve yaşama dair hiçbir
belirsizliğe yer bırakmamıştır. Yani nasıl ki, ırkçılığı, militarizmi,
hırsızlığı, cinayeti, alkol ve şiddeti tasvip etmiyorsak, pornografiyi, cinsel
sapmaları da hiçbir şekilde tasvip edemez ve kabullenemeyiz. Bu konuda cinsel
sapkınlık lobisi insan ruhunu ve bedenini ifsad edici tutumu ile bu toplumda
kendine kalıcı bir yer bulabileceği hevesine kapılmasın Bu toplumda dini,
itikadi ve ahlaki değerlerini savunacak ve sahip çıkacak az da olsa bir
topluluk her zaman karşılarında bulacaklardır.
Günümüzde sağlıklı
çocuklar yetiştirmek ve çocukları topluma kazandırmak oldukça müşkül hale
gelmiştir. Aileler, biz İslami çizgi üzere yetiştiriyoruz dışarı çıktıklarında
bozuluyorlar diye yakınıyorlar. Sağlıklı bir çocuk yetiştirmek iğne ile kuyu
kazmak kadar zor olsa dahi en büyük sorumluluk yine aileye düşüyor. Aileler
çocukların kimlik oluşumu sürecinde, fıtratlarına uygun olmayan eğilimlerini fark
ettiklerinde hiç vakit kaybetmeden doktora gitmeli ve yardım almalıdırlar.