Ele avuca gelmez, yazıları, konuşmaları toplumda büyük yankı uyandıran mütefekkir...
Adı anıldığında şahsiyetli duruşu, eylemleri, düşünceleri ve eserleri halen konuşuluyor.
Geçtiğimiz gün (10 Kasım 1983) vefatının sene-i devriyesi idi...
Dediğim gibi özellikle hâl ve hareketleri, bugüne kadar unutulmayan bir şahsiyet Osman Yüksel Serdengeçti...
Birkaç anısını ve anekdotu bu vesile ile anlatmak isterim;
Osman Yüksel Serdengeçti milletvekili seçilir.
Meclis kapısında o zamanlar döner kapı vardır.
İlk girişte döner kapının dörtte birlik dilimine girer ama Meclis’ten içeri giremez, döne döne epeyce bir tur atar.
Arkadaşları, “Yahu Osman, ne dönüp duruyorsun, girsene Meclis’e!” dediklerinde, cevabı şudur:
- “Ülen arkadaş! Bu Meclis ne menem bir yer? Daha kapısından girerken döneklik başlıyor!”
***
Yazar, mütefekkir Şerif Aydemir'in kaleme aldığı “Yaşamak Geçti Başımdan” kitabı ilginç, anlamlı anı ve hatıralardan oluşuyor.
Bu hatıralar arasında Osman Yüksel Serdengeçti'ye ait olanlar da var;
* "Serdengeçti’nin üniversitede Selahattin Ertürk adında bir arkadaşı varmış, geceleri birbirlerini evlerine bırakıyorlar, bazen bu işin sabaha kadar sürdüğü olurmuş. İki ev arasında gidip gelirken Safahat’ı ezberlemişler."
* "28 Mart’ta Akseki’de kar yağmış. O günlerde de bademler çiçek açmış. Çiçeklerin üstünü parmak kalınlığında kar kaplamış. Gece kalkıp bahçeye çıkmış, çiçekler üşümesin diye dalların karını silkelemiş ama kendisi zatürre olmuş."
*" Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde okurken hapse girer. 3 Mayıs’ta hücresinde kalırken yirmi beş kuruşluk leblebi aldırır, her birinin üzerine bin kelime-i tevhit okur, 72.000 kelime-i tevhidi kendisi on üç yaşındayken ölmüş annesinin ruhuna bağışlar."
***
Hasan Celal Güzel anlatmıştı;
- “Rahmetli Osman Yüksel Serdengeçti, ömrünün son yıllarında Parkinson hastalığına tutulmuştu; elleri titriyordu. Kendisini hastaneye ziyarete gittiğimde, herkese yaptığı espriyi bana da yapmıştı: "Türkeş, bana, 'Ey Türk, titre ve kendine dön' dedi. Ben de titredim bir daha kendime dönemedim!"
MECLİS'E BİR TÜRLÜ ALIŞAMAYAN MİLLETVEKİLİ!
Başka anı ve hatıraları da var, Osman Yüksel Serdengeçti'nin...
Döne döne de olsa Meclis’e girer, Osman Yüksel Serdengeçti.
Girmesine girer de...
Bu sefer kravat takmaz! Meclis amirleri kendisini uyarır; iç tüzük gereği kravat takmanın zorunlu olduğunu söylerler.
Bu defa kravatı boynuna değil, kemer gibi beline takar gelir.
Yine tüzük gereği bunun da kabul edilemeyeceğini söylediklerinde; “Kardeşim tüzük dediğiniz, ‘kravatlı olunacak’ deniyor, illa boynuna, boğazına tak diye bir kayıt yok, alın size işte kravat!” der.
***
Bir gün hararetli tartışmalar yapılır, hızını alamaz, kürsüye çıkar ve “Bu Meclis'tekilerin yarısı hıyardır!” der.
Milletvekilleri öfkelenir, masa kapaklarına vurur, tepki gösterirler ve oturumu yöneten Başkan, Osman Yüksel Serdengeçti'den sözünü geri almasını ister.
Osman Yüksel Serdengeçti de, “Tamam sözümü aynen geri alıyorum, Meclis’tekilerin yarısı hıyar değildir!” der ve kürsüden iner!
Yine yapacağını yapmış, diyeceğini demiştir Osman Yüksel Serdengeçti!
***
Dönemin Adalet Partisi Genel Başkanı, nam-ı diğer 'Baba', morrison Süleyman Demirel, onun bu tür hareketlerinden ve esas önemlisi de fikirlerinden rahatsız olur;
- “İçimizde Serdengeçti varken muhalefete filan lüzum yok” der!
Ve kendisi de zaten yerinin Adalet Partisi olmadığını anlar ve sonuçta Adalet Partisi’nden ihraç edilir.
***
Osman Yüksel Serdengeçti, renkli kişiliği ile beraber inancından taviz vermeyen şahsiyetli bir duruş sergileyen mütefekkirlerimizdendi.
Allah (C.C.) rahmet eylesin…
Mekânı cennet, makamı âli olsun.
Bu vesileyle rahmetle anmış olduk...

TAM BİR SİYONİST OYUNU
Öteden beri konuşulan, son dönemlerde daha bir gündemde olan bir kavram: Abraham Anlaşmaları!
Peki, Abraham Anlaşmaları nedir?
Dört kelime ile ifade etmek gerekirse; tam bir Siyonist oyunu!
ABD Başkanı Trump, önüne gelene ‘Abraham Anlaşmalarına dâhil ol’ talimatı veriyor!
Yani “işgalci İsrail’in güvenliğini sağlamak için sen de o Siyonizm çemberinin içinde yer al" demeye getiriyor.
Trump son olarak Kazakistan’ın da bu Siyonizm çemberine dâhil olduğunu açıkladı!
***
Abraham Anlaşmaları, 15 Eylül 2020 tarihinde İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn arasında imzalanan, Arap-İsrail normalleşme sürecinin en somut adımlarından biri olarak bilinen ikili anlaşmalar.
Zamanla bu sürece Fas ve Sudan da katıldı.
Dediğimiz gibi, Abraham Anlaşmaları’nın 3 temel esası var;
1) İsrail’in bölgede güvenliğini sağlamak,
2) Siyonizm’in emrine amade olmak,
3) Büyük İsrail Projesi’ne hizmetkâr olmak!
***
Peki, Abraham Anlaşmaları nelerden oluşuyor?
İfade ettiğimiz üzere, Abraham Anlaşmaları, İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn arasında 15 Eylül 2020'de imzalanan ikili anlaşmalardan oluşuyor.
Anlaşmaların içeriği şu temel ilkeleri içeriyor:
* Sözde Barış ve İşbirliği: Anlaşmalar, barış ve karşılıklı anlayışı vurgular, taraflar arasında dostane ilişkilerin geliştirilmesini amaçlar.
* Sözde İnsan Hakları ve Özgürlük: İnsan hak ve özgürlüğüne saygı gösterilmesi gerektiği belirtilir.
* Dinler Arası Diyalog: Üç semavi din arasında ve tüm insanlık arasında diyaloğun teşvik edilmesi hedeflenir. Bu tam bir ifsad çalışmasıdır, malum.
* Sözde Ekonomik İşbirliği: Ticaret, tarım, enerji, sağlık, siber güvenlik gibi alanlarda iş birliklerinin artırılması öngörülür.
* Sözde Bölgesel Güvenlik: İran ve İslamcı gruplara karşı ortak güvenlik çıkarları vurgulanır. Bu madde ile de bölgede İsrail’e karşı hiçbir güç kalmaması hedeflenmektedir.
***
Tekrar edelim; Abraham Anlaşmaları dört kelime ile ifade etmek gerekirse; tam bir Siyonist oyunu!