Bir MÜSİAD (Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği) Fuarı daha geride kaldı.

Milli Gazete her yıl olduğu gibi bu yıl da MÜSİAD Fuarı’nda temsil edildi.

* Milli Gazete standına uğrayanlar, yine Milli Görüş Lideri Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızı soludular… 

* Milli Gazete standına uğrayanlar, yine yarım asırdır çizgisinden milim taviz vermeyen, kişilerle uğraşmayıp sadece gerçekleri yazan, hakaret etmeyip uyarı görevini yapan Milli Gazete’de soluklandılar, nefes aldılar…

* Milli Gazete standına uğrayanlar, Milli Görüş’ün engin ve zengin dünyasında gezindiler…

Milli Gazete Reklâm Servisi tarafından hazırlanan, “MÜSİAD Fuar Eki” de, fuarda en çok konuşulan yayınlardan biri oldu, kuşkusuz.

Milli Gazete Reklâm Koordinatörü Ertuğrul Köse’ye, “Fuar nasıl geçti?” diye sordum. Anlattıklarını sizinle de paylaşmak istiyorum;

* “Özelikle Avrupa ve Asya ülkelerinden çok ziyaretçimiz oldu, Cezayir, Fas, Fransa vb. ülkelerden… Milletvekilleri, bürokratlar, işadamları ve farklı kesimlerden ziyaretçiler  de standımızı ziyaret ettiler.”

* “Ortak dilimiz ‘Erbakan’ca olunca anlaştık. MÜSİAD Başkanı Abdurrahman Kaan, stantları tek tek ziyaret etti. Biz de kendisine MÜSİAD fuar ilavemizi ve 46. yıl anısına hediyemizi sunduk.”

* “Ağrı Belediyesi eski Başkanı Zeki Başaran Bey standımızı ziyaret etti. Sohbet ettik.”

* “Eminevim’in patronu Emin Üstün Bey ilavemizi çok beğendi ve ‘Aynı zamanda İngilizce olması çok isabetli olmuş’ dedi.”

* “Son gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımı sebebiyle aşırı güvenlik önlemleri vardı. En çok ziyaretçi gelecek gün, saat 13: 00’a kadar ziyaretçi yasaktı. Hatta her stanttan 2 kişinin kimlik numaralarını almışlardı. Sadece onları içeri aldılar. Öğleye kadar salonlar arası geçiş bile yasaktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bizim biraz uzağımızdan geçti. 46. yıl anısına kahve takımı hediyesi hazırlamıştık, kısmet olmadı.”

* “Cumhurbaşkanı Erdoğan MÜSİAD Fuarı’na her yıl katılıyor. Bu yıl açılışa gelemedi, son gün geldi. Fuarda resmî açılış 1. gün öncesi yapılsa daha iyi olmaz mı? Geçen yıl da firma sahipleri bile girememişti.”

* “Yurtdışından olsun, yurt içinden olsun katılımcıların veya ziyaretçilerin Milli Gazete ve Erbakan Hocamızla mutlaka bir bağı var. Özellikle faizsiz sistem revaçta ve kendi aralarında rekabet vardı. Savunma sanayi stantlarına ilgi büyüktü.”

* “Taaa İskenderun’dan standımızı ziyarete gelen işadamı Ramazan Öksüz beyin yakasında Saadet rozeti dikkatlerden kaçmadı. Ramazan Öksüz, 24 Haziran seçimlerinde Saadet Partisi Hatay milletvekili adayı idi.”

* “Son gün yanımızdaki komşular, ‘Ya, size ne kadar çok ziyaretçi geldi böyle! Ne kadar yoğundunuz!’ dediler. Kendilerine ve ziyaretçilerimize teşekkürler…”

* “Ziyaretçilerimizden özellikle, ‘Böyle bir fuarda Milli Gazetemizin olması çok güzel, çok sevindik…’ ifadelerini sıkça duyduk…”

HARAM KUYRUĞU!

Günümüzdeki yapısı ile Milli Piyango ilk kim zamanında uygulanmaya başlandı? 

Hangi hükümet ve hangi Başbakan, hangi Cumhurbaşkanı imza attı bu harama!

Hiç merak ettiniz mi?

Merakınızı gidermek istiyorum… Hadi başlayalım;

* Kanun Numarası: 3670.

* Kanunun kabul tarihi: 05.07.1939.

* Yayımlandığı Resmi Gazete: Tarih; 11.07.1939, Sayı; 4255.

* Yayımlandığı düstur: Tertip; 3 Cilt, 20 Sayfa; 784.

Anlaşılacağı üzere bugünkü haliyle Milli Piyango Kanunu’nun çıktığı dönem Milli Şef dönemidir.

İsmet İnönü’nün devlete ve hükümete tek başına hâkim olduğu dönemdir.

Kanundaki bazı maddeleri de buraya almak istiyorum;

* “Madde 9 – Piyango İdaresi’nin hâsılatı ile bilet, liste ve ilanları ve resmi dairelerle olan muhaberatı, keşidede kazananların ikramiye ve amortileri; devlet, belediye ve hususi idarelere ait her türlü vergi ve resimden muaftır.”

* “Madde 12 – Piyango idaresine ait mallar devlet malıdır. Bunları çalanlar, ihtilas edenler, zimmete geçirenler veya her ne suretle olursa olsun suiistimal edenler ve piyango biletlerini taklit ve tahrif edenler devlet malları ve paraları hakkında ika olunan bu gibi suçlara müterettib cezalara tabidirler.”

* “Madde 13 – Biletlerin, üzerinde yazılı kıymetlerden daha yüksek fiyatla satılması memnudur. Hilafına hareket eden bayiler yüksek fiyatla sattıkları beher bilet için iki yüz Türk Lirası idarî para cezasıyla cezalandırılacakları gibi bayilik ruhsatnameleri de o yerin en büyük mülkî amiri tarafından geri alınır.”

Daha o yıllarda Milli Piyango için, “Devlet malları ve paraları hakkında” uygulanan hükümlerin uygulanması, bu haramın devlet garantisi kapsamına sokulması son derece manidar…

***

Son cümlem şu: Cumhuriyetin ilk dönemlerinde devlet eli ile uygulamaya konulan bu “haram”, ne yazık ki hâlen tüm hızıyla işlenmeye devam ediyor…  

MESAJ PANOSU

3600 ek gösterge sadece öğretmenlere, din görevlilerine, hemşirelere (vb.) mi verilmeli?

Son dönemde şöyle mesajlar alıyorum, haklı olarak;

“Ek gösterge ile ilgili yazdığınız yazı eksik kalıyor. Devlet memuru olarak bu hakkın herkese verilmesini istiyoruz. Bu ülkede sadece memurluk yapan yazınızda geçenler değil. Bu bütün memurları ilgilendiren bir sorun. Özellikle emeklilikte kamu işçisiyle aramızdaki fark çok büyük. Ve dolayısıyla çalışan üzerinde olumsuz etkisi de cabası! Bu konuyla ilgili yazılacak çok şey var. Biz diğer memurları da dile getirirseniz seviniriz…”

Bu satırlar doğru olmasına doğru… Ama şöyle bir durum var; bu sözü veren, 24 Haziran seçimleri öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan… Erdoğan’ın sarf ettiği cümleleri de bu köşeden aktardım.

Elbette siz de hakkınızı arayacaksınız…