15 Temmuz pek çok kişi için öncesi ve sonrası ile tam bir “milat noktası” oldu!

15 Temmuz öncesi “Yatakta basacaklar, şafakta asacaklar” diye “kan kokulu” mesajlar verenler 15 Temmuz sonrası yandaşlarına “tüyme tüyoları” vermeye başladılar!

Dünyayı vatanları, insanlığı da kardeşleri ilan ettiler!

“Türkiye’de doğduk diye orada yaşamak zorunda değiliz” gibisinden büyük laflar etmekten çekinmediler!

“Önemli olan ayakta kalabilmek” türünden inciler de ağızlarından döküldü!

Evet, bu sözler FETÖ’cü paranoyanın geldiği noktayı bize açık seçik gösteriyor!

Resmen “ayakta kalabilme” mücadelesi veriyorlar!

Ve bu acınası hallerine bakmadan hâlâ “İkinci darbe” tehditleri ile zihinleri bulandırmayı sürdürüyorlar!

Yahu “Önemli olan ayakta kalabilmek” diye içinde oldukları ruh haline sergileyenlerin “İkinci darbe” tehditlerini ciddiye almak mümkün mü?

Nerede kaldı 15 Temmuz öncesinin tehditler savuran sahte kahramanları?

Şimdi “Şafakta asacaklar” diye söz ettikleri kişilerin iki dudağı arasından çıkacak sözlerin esiri haline geldiler!

Ve yandaşlarına Türkiye’den nasıl kaçacaklarının tüyosunu vermekle meşguller!

Önce vize mecburiyeti olmayan ülkelere ardından Amerika ve Kanada gibi ülkelere gidebileceklerini tavsiye ediyorlar!

Aslında bu insanlar yaptıkları işlerin ve sarf ettikleri sözlerin hesabını vermeliler!

“Yatakta basacaklar ve şafakta asacaklar” diye tehdit ettikleri insanlarla ilgili olarak da hesap vermeliler!

Ama sadece ayak takımları değil, ağababaları da böyle bunların!

Bol keseden atıp tutuyorlar!

Sonra da sıkıyı görünce tüyüyorlar!

Dünyayı vatanları ilan edip, insanlığı kardeşleri olarak görüyorlar!

Türkiye’de doğdukları için Türkiye’de yaşamak zorunda olmadıklarını ilan edenlerin yapmaları gereken bir şey var!

Evet, Türkiye’de yaşamak zorunda olmayabilirler ama sarf ettikleri sözlerin hesabını mutlaka vermeliler! Zira hukukun hâkim olduğu bir ülkede hiç kimse “yatakta basılacaksın şafakta asılacaksın” diye tehdit edilemez!