Kitabın yazarı, Sayın Ömer Vehbi Hatipoğlu, Eğitim uzmanıdır. Bakanlık müşâvirliği, Yayınlar Dâiresi başkanlığında bulunmuştur.DiyarbakırMilletvekili olarak TBMM de görev yapmıştır.

Hatipoğlu bu kitabında, şu günlerde ülkemizin en hayâti gündemini teşkil eden Güneydoğu sorununu, PKK ya karşı başlatılmış olan sınırötesi operasyonu dahil bu meselenin bütün ayrıntılarını ele almıştır.Başka bir deyişle bir hazık hekim gibi, ihtisas sâhibi olduğu bu yaraya parmak basmıştır.

Kürt sorununda "Ezber Bozan Kitap" adından da anlaşılacağı gibi, bu konuya kendi siyâsi çıkarları açısından yaklaşarak, teşhis ve tedâviye kalkışan, ABD, İsrail gibi benzeri ülkelerin uygulamaya koydukları planların geçersizliğinin ortaya konulması bu yüzeysel projelerin yerine bu meselenin tarihi safhalarını bilen ve bizzat içerisinde yaşayanların ürettikleri isabetli çözümlerin gösterilmesi gibi acil bir görev ifa edilmek istenmiştir.

Sayın Hatipoğlu, kitab yayınlanmadan önce, ESAM da "Yeni Ekonomik Sosyal Araştırmalar Merkezi nde) bu konuda bir konferans vererek, kamu oyumuzu bilgilendirmiştir.

Hatırımda kaldığı kadarıyla Muhterem Hocamız, Prof. Dr.Necmettin Erbakan, 54 üncü hükûmetin Başbakanı olduğu esnada, Güneydoğu Sorunu hakkında çok ayrıntılı ve herkesi tatmin eden bir rapor hazırlammış, bu raporu Milli Güvenlik Kurulu na sunmuş. Bu rapor kurul tarafından beğenilmiş ve uygulandığı taktirde, müsbet neticeler alınacağı kabul edilmiş idi. Ancak, 28 Şubat krizi başgösterdiği için tarihi fırsat kaçırılmıştır.

Bilindiği gibi, bir hastalığa isâbetli bir teşhis konulmaz, isâbetli bir tedâvi yapılmaz ise o hastalık artarak devâm eder. Meselâ elimizde çıkan bir sivilceyi ihmal ederseniz, sivilce çıbana dönüşür, dış tesirlerle mikrop kapar, yara derinleşir, hatta kanserleşebilir. Sonra da metastas yaparak önü alınamaz hâle gelir.

Bu bakımdan arkadaşımızın parmak bastığı bu yara ve bu yaranın tedavi çâreleri üzerinde yetkililerin ve iktidar mensuplarının ehemmiyetle durmaları, 54 üncü hükûmet zamanında PKK sorunu hakkında düzenlenen rapor ile Ömer Vehbi Hatiboğlu nun kitabında gösterilen çare ve çözümler üzerinde, meseleye yaklaşmalarının, çok faideli olacağına inanıyoruz.

Evet, gerektiğinde operasyonlar yapılabilir ama meselenin ehemmiyeti göz önünde tutularak soruna, kalıcı tedbirler çâre üretilmezse, daha önce olduğu gibi, geçici tedaviler neticesiz kalır.

Hastalandığı dönemlerde, Atatürk ün, "Beni Türk hekimlerine teslim ediniz" şeklindeki istek ve temennisi topyekün millî menfaatlerimizin korunması söz konusu olduğu hallerde de, önem kazanır ve kaçınılmaz bir vecibe teşkil eder.

Bu münasebetle, Hatiboğlu arkadaşımızın, kitabında işaret ettiği şekilde, dışarıdan gazel okuyanların uygulamaya koymak istedikleri üstünkörü ve ne niyetle önerdikleri belli olmayan projelerini, EZBER BOZMA metoduyla, bir tarafa bırakarak, milli menfaatlerimize en uygun düşen çözümlerimizi uygulamaya koymamız gerekir.

Ayrıca bu önlemlere ilâveten, her millî dâvâda olduğu gibi, önce sarsılmaz bir Devlet Millet Kaynaşması sağlanması iktidar, Muhalefet Sivil Toplum kuruluşları bütün unsurların, sıkılmış bir yumruk gibi "Bir milli Birlik ve beraberlik şuuruna" kavuşturulması icab eder.

Kıbrıs çıkarmasından önce, kısıtlı bir koalisyon hükûmeti içinde bulunmuş olmamıza rağmen, işte böyle bir millî bütünleşme halinde hareket ettiğimiz için, Allah ın inâyetiyle zafere eriştik.

Böyle bir dâvâya, isâbetli ve tesirli fikirleriyle katkıda bulunmak için bu kitabı yazdığı için Ömer Vehbi Hatiboğlu kardeşimizi tebrik ediyorum, teşekkürlerimi sunuyorum.