Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’dan “oldukça iddialı açıklamalar” duymaya devam ediyoruz.
“Kur da düşecek” diyor.
“Faiz de düşecek” diyor.
“Enflasyon da düşecek” diyor.
“Yine teğet geçecek” diyor.
Böylesine “oldukça iddialı açıklamaların” ardından bir de “biz ne yaptığımızı biliyoruz” diyor.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’dan gelen “oldukça iddialı açıklamaların” ardından bize yakışanı yaparak “inşallah” diye dua ediyoruz.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan böyle konuşuyor ama bu düşünceleri paylaşmayan hayli AKP’linin bulunduğu da bir gerçek!
Geçenlerde bunlardan biriyle sohbet ederken Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştüklerini ama “gidişatın iyi olmadığı” hususunda kendisini bir türlü ikna edemediklerinden dertlendi.
AKP’li bu dostumuz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çevresini saran bir ekibin “ülkede işlerin iyi gittiği” yolunda kendisine yanıltıcı bilgi sunduklarını düşünüyor.
Bu ekibin kendilerini de “onlar gibi düşünmeye” zorladığını ve “bu denilenlere önce siz inanmalısınız” dediklerini söylüyor.
Yani bu ekibi aşamamaktan yakınıyor.
AKP’liler arasındaki bu anlaşmazlık konusu nasıl çözümlenir bilemiyoruz.
Şahsen “biz ne yaptığımızı biliyoruz” gibi bir iddiayı sahiplenmekte güçlük çekiyoruz.
Yapılanların bilerek mi yoksa bilmeyerek mi yapıldığı konusunda fikir yürütecek durumda değiliz ama “ne yapıldığını” görüyoruz.
Marketlere girdiğimiz zaman ne yapıldığını görüyoruz.
Ya da çarşı-pazar alışverişe çıktığımız zaman ne yapıldığını görüyoruz.
Akaryakıt fiyatlarına gelen zamları duydukça ne yapıldığını görüyoruz.
Faiz ile ilgili düşük faiz yüksek faiz ayrımına tanık oldukça ne yapıldığını görüyoruz.
Ve açık söylemek gerekirse bütün bu gelişmeleri hayra alamet gelişmeler olarak kabul edemiyoruz.
Zor günlerin bizi beklediğinin farkındayız.
Böyle bir beklentinin “teğet geçmesi” elbette hepimizin ortak dileği ama bu sefer “teğet geçme” yerine “delip geçme” gibi durumla karşı karşıya kalacağız gibi görünüyor.
Dileriz korktuğumuz başımıza gelmez.