Ülke olarak geldiğimiz nokta gerçekten içler acısı. Memleketin çözüm bekleyen o kadar çok problemi var ki… Problemlerin çoğunun son 10 yılda başımıza açıldığını umursamıyorum inanın. Didişmek bizi ileriye götürmüyor. Avam olarak biz kavgaya tutuşuyoruz, muhabbetimizi bozuyoruz, takımımızı ezdirmiyoruz. Galiba biz çocuklarımızı hiç düşünmüyoruz!

Olur mu canım demeyin hemen. Krediyle aldığınız evi miras bırakmaktan bahsetmiyorum. Onları kucağına bırakacağınız şartları kendiniz hazırlamıyor musunuz

Zaman dediğiniz şey reddedilemez bir arşiv tutmaktadır. Dünler, bugünlerde öfkeyle baktığımız savunmalarla doludur. Dünün hatasını bugüne taşıyan bizlerin arkasından yarınlarda “iyi” konuşulur mu bilemem. Toplum olarak en sevdiğimiz horoz dövüşünü izlemekten ne zaman vazgeçeriz bilemem. Akıl denen nimetin meyvesinden yemeyi ne zaman aklederiz… bunu da bilemem. Bilmediklerim çok. Fakat iyi bildiğim bir şey var. Yarınlarımızın kişisel sevgi, hırs ve çıkarlarımızdan daha çok aklıselim tavırlara ihtiyacı var!

İkiyüzlülükten uzak, çözüm odaklı tartışmalara muhtacız. Ortada bir problem olduğunu keşfetmekle başlamalıyız. Hatalarımızın söylenmesinden gocunmadan, kimin söylediğine bakmaksızın çözüme yönelik önerilere kulak vererek yapmalıyız bunu. Gündemde olan biteni iyi tahlil etmek lazım. Yakasından şüphe duyduğu için yakasız gömlek giymeyi tercih edenler, aynı hassasiyetin yarısını neden devlet idaresindekileri desteklerken göstermezler aklım almıyor! Finalde yine ben kötümser çıkacağım ama olsun. Ben onuncu köydeyim nasıl olsa!

Evet, ben biraz gerçekçiyim. Acı söyleyense dost, o dost benim işte. “Beter olsun”culardan değilim. Kimsenin kötülüğünü istemem, isteyemem. Yapılan iyi şeyleri görecek kadar iz’anım açık, yanlış gördüğümde çekinmeden söyleyebilecek kadar insanım! Kalp okumak öğretilmemiş bana. Zahirledir benim işim. Sizi bilmem ama benim niyet çektirdiğim tavşanım yok!

İyi işler yapmak istiyorlardır elbet. Bilemem. İmzaya bakarım ben. Kim olduğu önemli değil. Hakkı tutar kaldırırım. Gayrısını teferruat saymışım bir kere. İpe un sermek deyimini de çıkarsınlar kitaplardan bari.

Suçlamak istersen birini bir yol her zaman bulmak mümkündür. Ayinesi iştir zira kişinin, lafa bakılmaz değil mi Lafla peynir gemisi yürümez. Her nefis ölümü tadacaktır nasıl olsa. Her bir nefis kendi hesabını verecek.

İstediğini alana kadar seçim yapmaya devam edecek bir irade(!) duruyor karşımızda. Ben salt gitmelerinden yana değilim. En nihayetinde idare onların elinde. Bunu kullanmalarından yanayım. Bunca senedir aldatılan, yanılan iradenin yaşananlardan ders almasını umuyorum. Yakın arkadaşlarım kızıyor hep bana. Ağızlarıyla kuş tutsalar yine beğenmeyecekmişim. Öyle diyorlar. İkiyüzlülükle suçluyorlar beni. Yapılan iyi şeyleri hiç görmüyormuşum. Ne zaman oturup dertleşmeye çalışsak, yapılan hataları fark etmenin gerekliliğinden bahsetsek dolamışlar dillerine birkaç cümle papağan gibi tekrar ediyorlar. İşin ilginci mevzunun ortasında kitabın orta yerinden öyle bir cümle kuruyorlar ki, dönülmez akşamın ufkunda kayboluveriyorum. “Kamalak’ın Esad’ın yanında gülerek poz vermesini imani olarak yediremiyorum” diyor. Beni bir gülme alıyor ki sormayın. Bana bunu söyleyen dostum savunduğu adamların resimlerine uzun zamandır bakmıyor herhalde. Ya da bildiğin âşık olmuş. Aşkın gözü kördür çünkü. Ahmaklık başka bir mevzunun öznesi nasıl olsa…

Sadece bu değil. Birde benim favorim; “Dini Mübin için desteklemek lazım. İktidar düşerse din gider” Seninle mi geldi be fikir fakiri kardeşim. Koskoca din bir adama mı kaldı Ölürse ne olacak Habibullah’ın (s.a.v) hicreti ortadayken… neyse. Buradan sonrası itikadi sıkıntılara yol açabilir. Risk almak istemiyorum.

Zamanın değişmesi itikadı ne kadar etkiliyor ki Hüküm kıyamete kadar sürecek ama değil mi Aklımda deli sorular… Edille değişmedi değil mi Kitap, sünnet, icma ve kıyas. Çaktırmadan beşinci olarak yandaş medyayı mı koydular Yazılan çizilene göre hüküm veren yeni bir ofis açıldı da bizim mi haberimiz yok

Nerede satılıyor o tavşanlar Çektireyim iki niyet! Birinde “Bir bildiği vardır” olsun, diğerinde de “Adam art niyetli olacak değil ya, iyi şeyler yapmak istiyor” yazsın. Rahat uyurum belki…

Kalbinizin sahibine emanet olun…

Eyvallah!!!