Yıllarımızı Erbakan Hocamızın yanında geçirdik!
Tabir caizse dizinin dibinde ömrümüzü tükettik! Kimileri için bizim bu bağlılığımız “körü körüne” bir bağlılıktan başka bir şey değildi!
Ve onlara göre Erbakan’dan başka liderler de vardı!
Evet, yıllarımız bu düşüncede olan dostlarımız ile mücadeleyle geçti!
Allah’a şükürler olsun ki aradan geçen zaman “Erbakan’ı lider olarak gören” bizi haklı çıkardı!
Şimdi dost düşman herkes bir hakkı teslim etmekte adeta birbirleriyle yarışıyorlar! Ve diyorlar ki:
Gülen hareketini gerçek kimliğiyle sadece O tanıdı!
Evet, Erbakan Hocamız Gülen hareketinin gerçek yüzünü yıllar öncesinden görmüş ve siyasi ilişkilerinde araya hep büyük bir mesafe koymuştu!
Diğer liderlerin hiçbirinin bu feraseti gösterememesi sıradan bir tesadüf olabilir mi? Eskilerden Demirel’de, Özal’da, Ecevit’te Gülen hareketi ile aralarını “sıcak tutarak” siyaseten “çıkar sağlama” sevdasına düşmüşlerdi!
Yeni liderler de eskilerden çok farklı davranmamışlar ve siyası çıkarları öyle gerektirdiği için Gülen hareketine isterse hep vermişlerdi!
Niye Erbakan’ı hep büyük lider olarak gördüğümüz ve baş tacı ettiğimiz şimdi daha iyi anlaşılmıyor mu?
Gerçekten de yaşadığımız günlerde dost düşman herkes Erbakan’ı bu yönüyle takdir etmekten kendilerini alamıyorlar! Biz de böylesine feraset sahibi bir lideri tutmanın ve onun peşinde bir ömür geçirmenin gururunu yaşıyoruz!
Bizi körü körüne Erbakancılık yapmakla suçlayanlara da, “Bu evsafta başka lider vardı da tutmadık mı” diye sormak istiyoruz! İnanıyoruz ki liderlik Allah vergisi bir haslettir!
Sonradan kazanılan ya da çok çalışmakla elde edilebilen bir şey değildir!
Hamdolsun ki “Erbakan sevdalısı” olmamızla hep övündük, övünmeye de devam edeceğiz!
Zira O bizleri hiç utandırmadı!
Başımızı yere eğdirmedi!
Vakti zamanında ne dediyse şimdi hepsinin çıkıyor olması bile O’nun dile getirdiği kuralların ve ilkelerin peşinden gitmekte ne kadar haklı olduğunu göstermiyor mu?