Nerde o günler diye başlanan konuşmalara kulak vermem.

Geçen geçmiştir.

Zaman aynıdır. Sene 365 gün hafta 7 gün, bir gün 24

saattir.

Zaman, eski günlerde de aynıydı, bugün de aynıdır.

Sevgili Peygamberimiz, Arafat dağında yaptığı Veda

Hutbesinde yıla, aya ve güne dikkat çekmek için arkadaşlarına sormuş ve kendisi

cevabını verdikten sonra yapılacak şeyleri sırayla anlatmış.

Yani zamanın değişmeyeceğine, insanların doğruya, iyiye,

güzele doğru değişmesi gerektiğine dikkat çekmiş.

Nerde o eski meyveler, tadı bir başkaydı, şimdikileri

hiç tadı yok derken torunu şimdiki elmayı ısırıyor ve elma torunun ağzını

ballandırıyor.

Dedenin eli, ayağı, gözü, kulağı her geçen gün güç

kaybettiği gibi ağzının tat alması da azaldığından söyler ama torunun ağzı tat

almanın doruğunda.

Hattat Hamit gibisi gelmez demek insan olması açısından

söylenirse doğrudur.

Ve bu söz şu anda yaşayan yedi milyar insan için de

geçerlidir.

Ama sanatı için söyleniyorsa orada durmak gerekir.

Şu anda yaşayan hattatlarımız için torunlarımız aynı şeyi

söyleyecekler. Çünkü onlar Hatta Hamid i tanımadılar.

Mehmet Akif Ersoy gibi şair gelmez diyen dedeye, oğlu

Necip Fazıl dan bir şiir okuyuverirken, torun da Sezai Karakoç tan

okuyuveriyor.

Orası mı, bizim zamanımızda orası tarlaydı,

metrekaresini 25 kuruştan satarlarken kim buraya gelip de ev yapacak Derdik

diyen dedenin torunu oranın metrekaresini bin dolardan satın almış gökdelen

yapıyor.

Dede 25 kuruş diye bahsettiği o küçük para o zaman çok

değerliydi. O parayı bulamadıkları için alamamışlardı.

İstanbul a Feyzullah Değerli gibi bir değerli vaiz

gelmez diyen dedeye, torun, Timurtaş hocayı dinletmeye çalışıyor.

Hocam eskisi gibi kitap okunmuyor değil mi

- Hayır, okunuyor dediğimde

- Ama hocam birkaç kitapçıya aynı soruyu sordum benim

dediğimi dediler

- Senin okuduğun dönemde de onlar daha çok satılmasını

istediklerinden o zaman da satılmıyor derdi şimdi de satılmıyor demeye devam

ediyorlar. Satılmıyor da neden kitapçılığı bırakmıyorlar

- Haklısın.

- Sen yaşlanıp okumayı bıraktığından, on yıldır kitap

almadığından herkes almıyor zannediyorsun bir, bir çok kitabı internetten

indirip okuyorlar.

- Haklısın almıyorum, okumuyorum zaman bulamıyorum.

Biz, bir şekerle mutlu olurduk diyen dedenin torunu da

bir gün gelecek ve Nerede o eski günler, biz bir tabletle mutlu olurduk diye

başlayacaklar hasret kokan sözlerine.

Kanuni Sultan Süleyman padişah iken Sadrazam (Başbakan)

Sokullu Mehmet Paşa idi, Şeyhulislamı Ebussuud efendi idi, Şairi Baki idi.

Her dönemin büyükleri, kendi döneminin insanları ile

orantılıdır.