Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim, hesap gününün tek

hâkimi, iki cihan saadetinin tek çaresi İslam ı bir nizam olarak gönderen Allah

(C.C.) a hamd ederim. Salât ve selâm, her şeyi tanzim edici olarak gönderilen

rahmet peygamberi, Hz. Muhammed Mustafa ya (S.A.V.), âline ve sahabelerine,

O na uyanlara, O nun yolundan giden müminlere olsun.

Hz. Adem den (A.S.) günümüze HAK ile BATIL ın mücadelesi

devam etmiş ve günümüzden kıyamete kadar da devam edecektir. Allah HAK ın

yanında BATIL ın karşısındadır. HAK ın safında olanlar peygamberler ve onlara

iman eden sadık Müslümanlardır. BATIL ın safında olanlar şeytan ve ona tabi

olan Nemrutlar, Firavunlar, Ebu Cehiller ve bunların arkasından giden kâfir,

müşrik ve münafık topluluklardır. Hakkın gayesi ıslah ve barıştır. Batılın

gayesi ise ifsad ve zulümdür.

Allah insanlardan İslam a girmelerini, adil bir düzen

kurarak adaleti hâkim kılmalarını, peygamberlerin getirdiği ahlâk esaslarına

uyarak mutlu bir ömür sürmelerini, bozgunculuk yapmamalarını istemektedir. Bakara

208: Ey iman edenler! Hep birden barışa (İslam a) girin. Sakın şeytanın

peşinden gitmeyin. Çünkü o, apaçık düşmanınızdır. Şeytan insanları İslam dan

uzaklaştırandır. Şeytan cinlerden olabileceği gibi insanlardan da olabilir.

İblis cinlerden olan şeytandır ve insan ve cin şeytanlarının başıdır. Araf

16 17: İblis dedi ki: Öyle ise beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de

onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım. Sonra elbette

onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen,

onların çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın! dedi. Rabbimiz bizlere

şeytanın ve şeytanlaşmış fert ve toplumların arkasından gitmeyi yasaklamıştır.

Maide 57: Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi

alay ve oyun konusu edinenleri ve kâfirleri dost edinmeyin. Allah tan korkun;

eğer müminler iseniz.   Hud 113:

Zulmedenlere meyletmeyin; sonra size ateş dokunur (cehennemde yanarsınız).

Sizin Allah tan başka dostunuz yoktur. Sonra (O ndan da) yardım göremezsiniz!

İNKÂRCILARIN SONU

İnsanlık tarihi boyunca inkârcılar, her zaman Allah ın

lanet ve gazabına uğramışlar ve neticede helak olmuşlardır. İnkârcılar Allah ve

peygamberlere düşmanlık ettikleri için Allah da inkârcıların düşmanıdır. Bakara

98: Kim, Allah a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail e ve Mikail e düşman

olursa bilsin ki Allah da inkârcı kâfirlerin düşmanıdır.

İnkârcılar gerçekte Allah ile savaş halindedirler. Ancak

inkârcılar Allah ile yaptıkları bu savaşı hep kaybeden taraf olmuştur. Allah ın

bir imtihan hikmeti olarak inkârcılara mühlet veriyor olması onları yenilmekten

ve cehennemin ebedi sakinleri olmaktan kurtarmayacaktır. Enfal 59: İnkâr

edenler yakayı kurtardıklarını sanmasınlar. Çünkü onlar (bizi) aciz

bırakamazlar. Ahkâf 32: Allah ın davetçisine uymayan kimse yeryüzünde Allah ı

aciz bırakacak değildir. Kendisi için Allah tan başka dostlar da bulunmaz. İşte

onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler. Allah, geçmişte bütün inkârcıları

helak etmiştir ve bugünde helak etmeye kadirdir.

NUH TUFANI: Allah inkârları sebebiyle Nuh (A.S.) kavmini

helak etmiştir. Furkan 37: Nuh kavmine gelince, peygamberleri yalancılıkla

itham ettiklerinde onları, suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret

yaptık. Zalimler için acıklı bir azap hazırladık.

NEMRUT: Allah, inkârcılığı sebebiyle Nemrut u da helak

etmiştir. Bakara 258: Allah kendisine hükümdarlık verdiği için şımararak Rabbi

hakkında İbrahim ile tartışan kişinin haline bir baksana! İbrahim ona: Benim

Rabbim hayatı veren ve hayatı alandır deyince O: Ben de yaşatır ve öldürürüm

dedi. Bunun üzerine İbrahim: İşte Allah güneşi doğudan doğduruyor, haydi sen de

batıdan doğdur bakalım der demez kâfir donakaldı. Zaten Allah zalimlere hidayet

etmez, emellerine kavuşturmaz. Allah Nemrut u bir sinekle helak etmiştir.

AD KAVMİ: Allah bu kavmi de inkârları sebebiyle rüzgâr

ile helak etmiştir. Fussilet 15 16: Ad kavmi ise yeryüzünde haksız olarak

büyüklük taslamış, Bizden daha güçlü kim var demişlerdi. Onlar, kendilerini yaratan Allah ın onlardan daha

güçlü olduğunu  görmediler mi Onlar

bizim ayetlerimizi inkâr ediyorlardı. Biz de onlara dünya hayatında zillet

azabını tattırmak için o mutsuz kara günlerde üzerlerine dondurucu bir rüzgâr

gönderdik. Ahiret azabı elbette daha rezil edicidir. Onlara yardım da edilmez.

SEMUD KAVMİ: Allah bu kavmi inkâr ve isyanları sebebiyle

şiddetli bir gök gürültüsüyle helak etmiştir. Şems 13 14: Allah ın Resulü (Salih) onlara: Allah ın devesine ve onun

su hakkına dokunmayın! dedi.  Ama onlar,

onu yalanladılar ve deveyi kestiler. Bunun üzerine Rableri günahları sebebiyle

onlara büyük bir felaket gönderdi de hepsini helak etti.

LUT KAVMİ: Kadınları bırakıp erkeklere yönelmiş,

homoseksüel, eşcinsel bir toplumdu. Bu yüzden batırılarak helak edildiler.

FİRAVUN: Haddi aşan, azgınlaşan, zalim bir kimse idi.

Büyüklük tasladığı için kavmiyle birlikte suda boğularak helak edildi. Şuara

63 66: Bunun üzerine Musa ya, asan ile denize vur diye vahyettik. Deniz

derhal yarıldı. Her parçası koca bir dağ gibiydi. Ötekileri de oraya

yaklaştırdık. Musa yı ve beraberindekilerin hepsini kurtardık. Sonra ötekileri

suda boğduk.  

Allah, tartıda ve ölçüde haddi aştıkları için MEDYEN

halkını, Karun u, Samiri yi, ve daha nice zalim kavimleri helak etmiştir. Buna

kimse engel de olamamıştır. Hac 45: Halkı zulmetmekteyken helak ettiğimiz,

böylece duvarları, çökmüş çatılarının üzerine yıkılmış nice memleketler, nice

kullanılmaz kuyular, nice muhteşem saraylar vardır Allah ı, peygamberlerini

ve ayetleri inkâr, Allah a ortaklar koşma, isyan ve zulüm helak edilen

kavimlerin ortak özellikleridir.

ASRIN FİRAVUNLARI                 VE

MAZLUMLARI

Zalimler iflah olmazlar. Nahl 88: İnkâr edip de

(insanları) Allah yolundan alıkoyanlar var ya, işte onlara, yapmakta oldukları

bozgunculuklar sebebiyle, azaplarını kat kat artıracağız.

Firavunlar, Nemrutlar, Karunlar, Samiriler, Ebu Cehiller

sıfat değiştirdiler ve bu yeni sıfatlarıyla günümüzde öncekilerin görevlerini

eksiksiz yapmaya çalışıyorlar. Dünyanın dört bir yanında kendilerini

saltanatlarından edecek İbrahimleri, Musaları, Harunları, İsaları, Muhammedleri

bulup öldürmeye çalışıyorlar. Dünyanın neresinde Müslüman var orada katliam

var, soykırım var. Yırtıcı hayvanlar gibi her yerde Müslümanların üzerine

çullanıyorlar. Kullandıkları en büyük silah TEFRİKA silahıdır. İslam âlemini

bölüyorlar, böldüklerini tekraren bölüyorlar, bölmeye doymuyorlar. Her parçayı

bir canavara teslim ediyorlar. ABD, AB, HİNDUİZM, KOMÜNİZM, BUDİZM adına ne

derseniz deyin asrın en büyük Firavunu IRKÇI EMPERYALİZMDİR. Bunlar kendilerini

tanrının çocukları ilan etmişler. Şeytan bunların kulaklarına fısıldamış: Siz

Allah ı bile yenen bir kavimsiniz demiş. Azgınlaştıkça azgınlaşmışlar. Yeryüzü

imparatorluğunu kurmak için öldürmedik Müslüman bırakmamaya karar vermişler. Bu

planlarını yürütüyorlar. Bu planlarını İslam dünyasındaki SİSİ ve benzeri

işbirlikçileri ile birlikte yürütüyorlar.

Ya günümüzün İbrahimleri, Musaları, Harunları, İsaları,

Muhammedleri olan mazlum Müslümanlar ne durumdalar. Durumumuzu Peygamberimizden

dinleyelim: Bir zaman gelecek yabancı milletler, yiyicilerin avının üzerine

üşüştükleri gibi sizin üzerinize saldıracaklar. Oradakilerden birisi sordu: O

gün sayıca azlığımızdan mı bu olacak Peygamberimiz cevaben: Hayır, bilakis o

gün siz çok olacaksınız. Lakin sizler bir selin getirip yığdığı çerçöpler gibi

hiçbir ağırlığı olmayan yığınlar durumunda olacaksınız. Allah, dağınık durumda

olmanızdan dolayı düşmanlarınızın kalbinden sizden korkma duygusunu çıkaracak

ve sizin kalplerinize vehn atacak! Vehn nedir ey Allah ın Resulü denildi.

Dünya sevgisi ve ölüm korkusudur! buyurdular. (Ebu Davud)

Burada Peygamberimiz (S.A.V.) düşmana karşı gerçek gücün

ve gerçek zaafın ne olduğunu iki kelime ile ifade etmektedir: Dünya sevgisi ve

ölüm korkusu. Bunların zıddı da gerçek gücü ifade eder. En büyük güç iman ve

cihat gücüdür. İbrahim gibi ateşe atılmayı, Hamza gibi şehit olmayı göze

alamayanların kazanabileceği hiçbir zafer yoktur.

ASRIN MUSASI MİLLİ GÖRÜŞ

Milli Görüş bu asrın Musa sıdır. Asrın Firavunlarına ve

onların işbirlikçilerine karşı her şeye rağmen cihadına devam etmektedir.

Çoğunluğunun kibrine kapılanlar, insanları Allah yolundan uzaklaştırmak için

her yolu meşru sayanlar, Nemrutlaşanlar, Firavunlaşanlar, Karunlaşanlar,

Samirileşenler, Milli Görüş ün bu cihadını küçümseyerek bıyık altından

gülebilirler. Onların küçümsemeleri neticeyi değiştirmez. Zira işin sonunda

Allah ın yardımıyla kaybedenler onlar, kazanan Milli Görüş olacaktır. Rabbimiz

buyuruyor, Mücadele 19: Şeytan onları (inkârcıları) etkisi altına aldı da

kendilerine Allah ı anmayı unutturdu. İşte onlar Hizbüşşeytan olanlardır. İyi

bilin ki mağlup olup kaybedenler Hizbüşşeytan olanlardır. Maide 56: Kim

Allah ı, Resulünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek

olanlar şüphesiz Allah ın tarafını tutan Hizbullah olanlardır. İbrahim,

Musa, İsa ve Muhammed olmak isteyenler için tek istikamet Milli Görüş tür vesselam.