Dünyanın hızlı bir şekilde küreselleşmesi sonucunda vahşi
kapitalizm toplumun bütün kılcal damarlarına yerleşmiş durumdadır. Daha fazla
bağımlı insan oluşturmak, obeziteyi artırmak adına gıdalara konulan katkı
maddeleri yüzünden canımız daha fazla yemek ister hale gelmiştir. Bunun yanı
sıra bağımlılık yapan maddeler piyasada hızlı bir şekilde artmaktadır.
Bağımlılık denildiğinde akla gelen içki, sigara ve uyuşturucu maddeleridir.
Oysa günümüzde farklı maddelere, gıdalara da bağımlılık artmıştır. Kola bağımlılığı,
telefon bağımlılığı, internet bağımlılığını da sigara, içki ve uyuşturucu
bağımlılığının yanında sayabiliriz. Sokakta yaşayan kimsesiz çocukların tiner
gibi kimyasal bir maddeye kolay ulaşmaları tiner bağımlılığını arttırmıştır.
Sanırım hükümet bu hızlı ulaşımı engelleyecek bir yasa üzerinde çalışmaktadır.
Bağımlılık yapan maddelerin vücuda alınmasına bağımlılık denir. Bütün
bağımlılar kullandıkları maddeleri kontrol edebileceğin inancı ile madde
kullanmaya başlar. Uyuşturucu hem içici, hem de satıcı için bağımlılık yapar.
Araştırmalar göstermiştir ki, madde bağımlılığında maddeden bir iki denemek
bağımlı olma riskini ciddi şekilde arttırmaktadır. Hiç kimse ilk denemesinde
ben alkol bağımlısı ya da madde bağımlısı olacağım diye başlamaz. İradesine güvenir
ama iradesiz olacağını anladığı zaman iş işten çoktan geçmiştir.
Unutulmamalıdır ki; güvenli bir madde ve güvenli bir kullanım şekli yoktur.
Kişinin eğitimi, toplumsal konumu, gelir düzeyi vb. etmenler bireyin bağımlılık
surecini etkilemez.
BAĞIMLILIKTAN KİMLER RANT ELDE EDİYORLAR
Yıllar önce, askere alınan gençlere bir paket silahlı
kuvvetler sigarası verirlerdi. İçen ya da içmeyen ayrımı yapmaksızın herkese
bu uygulanırdı. Bu da daha fazla bağımlı oluşmasına sebep vermiştir. Sigaralar
filtresiz iken, içilen sigaranın tütünü insanın ağzından geldiğinde birçok
insan sigarayı bırakıyordu. Sigara baronları bunu engellemek için filtreli
sigara ürettiler. Yoksa filtrenin sigara zehrini engellemek gibi bir görevi
olmadığı gibi filtreninde insan sağlığına zararı var. Sigara içme yaşı
günümüzde 12 ye düşmüştür. En geç sigaraya başlama yaşı ise 21 dir. Türkiye de
faaliyet gösteren sigara şirketleri ne kadar kâr ettiklerini kendi
çalışanlarından bile gizliyor! Kazandıkları her kuruşu da yurtdışına götürüyorlar.
2008′de sigara sektörünün toplam cirosu 16,8 milyar TL den 19 milyar TL ye
çıktı. Ülkemize Kaçak giren sigara pazarının ise 2 milyar doları geçtiği
belirtiliyor. Paketsel bazda yıllık tüketim 5,4 milyar adede ulaşıyor. 18
milyon kişinin sigara içtiği tahmin ediliyor. Dünyada ise 5,4 trilyon adet
sigara tüketiliyor. Yaklaşık 1 milyar kişi sigara içiyor. 200 milyar dolarlık
dünya sigara pazarında 7. sırada yer alan Türkiye sigara yüzünden ortaya çıkan
sağlık sorunları için yılda 30 milyar dolar harcıyor. Sigara satın alarak
sigara baronları, içtiğin sigara ile bozulan sağlığından sağlık baronları
kazanıyor. Tütün yaprağı, dünyada en çok zehri bir arada bulunduran bitkidir.
Sigara dumanı egzoz gazından on kat daha zehirlidir. Tiryakilere duyurulur.
NETİCE İTİBARİYLE PEYNİRİN KİLOSU BELLİ!
Habertürk te yayınlanan Balçiçek İlter in Söz Sende
programına konuk olan Bakan Faruk Çelik, 10 yıllık dönem içerisinde asgari
ücretin yüzde 300′ün üzerinde arttığını söyledi. Bu asgari ücretle bir ailenin
geçinebileceğini merak edenler çok. Siz ne düşünüyorsunuz sorusuna Çelik şu
şekilde yanıt verdi: Geçinemez diye bir şey yok, tabi geçinirsiniz. Niye
geçinemeyeceksiniz Eğer ona mahkûmsanız 800 lira da büyük paradır.
Geçinirsiniz. Netice itibariyle peynirin kilosunun fiyatı belli, ekmeğin fiyatı
belli, yediğiniz zeytinin fiyatı bellidir. Bunu istismar etmemek gerekir.
Bakan haklı İstanbul da ekmek 80 kuruş ile bir lira arası satılıyor. Sen bundan
alma git halk ekmekten al. Semt pazarlarının kapanış saatine git, tezgâh altına
atılanları da aldın mı ve rutubetli bir ev bulup aylık 200 TL kira ödedin mi
her ay kenara para bile koyarsın. Çocuklar da mendil satar, kıyma yerine bir kg
soya kıyması al! Kg ı 3 TL! Bundan yemek yap, kıyma yemen şart mı Gül gibi
geçinir gidersiniz. Sesini çıkarma otur
oturduğun yerde! Bakan beyi kızdırmayalım!