Bir anket yapılsa ve insanlarımızın en çok neleri istediği sorulsa tahmin ediyorum ki herkes huzur istemede birleşirler.

Cevapların hepsi toplansa ve en çok istenilenler sıralansa insanlarımız başta can güvenliği isterler.

Bush un kölelerinin kurşunuyla, Terör kurşunuyla, sapık kurşunuyla, futbol manyağının kurşunuyla, düğündeki görgüsüzün kurşunuyla ölmek istemez.

Evine işyerine hırsız girmesini, sokakta gasp yapılmasını, mafya tehdidini istemezler ve mal güvenliği isterler.

Sağlık sorunlarının acil çözümünü ister ve sosyal yardımlaşmanın bir sisteme bağlanmasını ister.

Geçim standartlarının yükselmesini ve kazancının insanca yaşayabilecek hale gelmesini ister.

Peki, İslam insanlara ne vaat eder Desek veya Şeriatın özü nedir Diye sorsak değerli İslami eserlerimizde İslam:

1- Aklı korur

2- Dini korur

3- Nefsi korur

4- Nesli korur

5- Malı korur diye özetlenir ve açıklaması yapılır.

Bütün emir ve yasaklar, bu beş şeyi korumaya yöneliktir.

Uyuşturucunun yasaklanması, aklın korunması, malın korunması, canın korunması içindir denir ve her emir ve yasağın hikmeti bildirilir.

Şu anda İslam ı, Kur an ve sünnette öğretildiği gibi yaşayan bir ülke olmadığı için örnek vermemiz mümkin değil ama bin dört yüz yıllık tarihimizin en kötü dönemleri bile bu beş şeyin korunmasında kendi çağlarındaki bütün gayri Müslim ülkelerden daha iyi olduğunu tarihçiler söylerler.

İslam ın bütün emirleri ülkemizde toplum olarak yaşanmıyor ama fertler olarak topluca yaşadığımız bazı emir ve yasaklar vardır.

Mesela bu günlerde yaşadığımız bu Ramazan Bayramı ve namazı vacip olmasına rağmen iktidardaki hükümetle muhalefeti camide namazda birleştiriyor.

Camiler ayrı olsa da, şehirler ayrı olsa da alınan tekbirler hepsinde dokuz tekbirdir.

Cumhurbaşkanından dağ başındaki köylüye kadar, Generalinden erine kadar, Rektöründen kapıcısına kadar, patronundan işçisine kadar, delisinden velisine kadar hepsi canlarını, kanlarını, ağız tatlarını, kalplerini kalıplarını idare eden Allah ın huzurunda el bağladılar dokuz defa Allahü ekber/En büyük Allah tır dediler.

Belediyelerin ve halkın gayretiyle bütün evler ve sokaklar tertemiz oldu.

Elbiseler, bayram şekerleri gibi rengârenk ve tatlı oldu.

Hırsızlar, gaspçılar üç günlüğüne işe ara verdiler.

Dostlar kucaklaştı. Küsler barıştı. Aylardır birbirini göremeyen akrabalar buluştular.

Ramazan ayında verilen zekat, fitre ve diğer sadakalarla fakirlerin sofraları da zengin sofralarıyla geçici olarak denkleşti.

Bütün bunlar İslam ın bir tek emriyle sağlandı.

Peki, bütün emirler millet olarak tepeden tırnağa yaşanır halle gelse neler olur siz hayal edin.

Ben, açıklayarak hayallerinize sınır koymayayım.