Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit…
28 Kasım 1990'da Milliyet gazetesine bir röportaj verdi.
İlginç hususlara değiniyordu…
Ecevit, röportajında ‘Özel Harp Dairesi’ni dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar'dan öğrendiğini söylüyordu.

Ecevit'in röportajda kaydettikleri şunlardı:
* "1974'teki başbakanlığım sırasında, dönemin Genelkurmay Başkanı rahmetli Orgeneral Semih Sancar, Başbakanlık'ın örtülü ödeneğinden acil bir ihtiyaç için birkaç milyon istedi.”
*“Benden istenen miktar örtülü ödenekteki paranın tümüne yakındı... Genelkurmay'dan bu paranın ne amaçla istendiğini sormak zorunda kaldım.”
* “Özel Harp Dairesi için istiyoruz' yanıtı geldi. Öyle bir resmi dairenin o zamana kadar adını bile duymamıştım...”
* “Şimdiye kadar bu dairenin giderleri nereden karşılanıyordu?' diye sordum. O zamana kadar dairenin tüm giderlerini bir gizli ödenekle ABD'nin karşıladığı; ancak artık ABD'nin bu parasal katkıyı kestiği, o nedenle Başbakanlık'ın örtülü ödeneğinden para istemek zorunda kalındığı bana bildirildi...”
*“Özel Harp Dairesi'nin nerede bulunduğunu sordum. 'Amerikan Askeri Yardım Heyeti ile aynı binada' yanıtını aldım... Hayrete düşmem ve kaygılanmam herhalde doğaldı...”
*“Bu dairenin işlevleri ve kuruluş biçimi hakkında bilgi istedim... Benim için bir brifing düzenlendi. Bilgi vermek üzere de rahmetli Genelkurmay Başkanı Semih Sancar'la, o sırada Özel Harp Dairesi Başkanı olduğunu öğrendiğim General Kemal Yamak ve bir-iki subay katıldı."
İkinci Dünya Savaşı sonrasında SSCB'ye ve olası bir işgal durumuna karşı 1948'te NATO kuruldu.
CIA bünyesinde ise komünizmle mücadele amacıyla; medya, sendika ve siyasi partilere mali destek sağlayarak ve anti-komünist bir propaganda yaparak gizli kuvvet oluşturacak bir yapı oluşturuluyordu.
ABD'nin finanse ettiği bu örgütler bir işgal durumunda sabotaj ve gerilla eylemleri gerçekleştirerek, hükümete bilgi göndereceklerdi.

Son cümle; bölgemizde komünizm tehlikesini önlemek için oluşturulan NATO epey bir süredir ‘İslam’ı düşman olarak belirledi; bunu da dönemin İngiliz Başbakanı Margaret Thatcher açıkladı…
Sahi, NATO’nun son konsepti değişti mi? Değişti de bizim mi haberimiz yok!
YAMAK’IN ANILARI DA FARKLI BİR AÇI!
Bülent Ecevit… Özel Harp Dairesi… ABD… demişken…
Kemal Yamak, 1971-1974 tarihleri arasında Özel Harp Dairesi’nin başında yer alan, daha sonra da pek çok kritik görevi üstlenen bir üst düzey komutan.
Kemal Yamak kaleme aldığı anı kitabında, özellikle Bülent Ecevit için farklı iddialar gündeme getiriyor. (Gölgede Kalan İzler ve Gölgeleşen Bizler, Doğan Kitap)
Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e ve Milli Savunma Bakanı Hasan Esat Işık’a, Özel Harp Dairesi konusunda brifing veriliyor.
Sunumu yapan Kemal Yamak…
Toplantıda başta Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar olmak üzere üst düzey askeri erkân da bulunuyor.
Yamak’ın tanıtımının ardından Ecevit’in tepkisi (Semih Sancar’a hitaben) şöyle oluyor:
* “Ne kadar iyi bir teşkilat, ne kadar ulvi bir görev Paşam! Acaba bu teşkilatlanmayı yaygınlaştırarak çoğaltsak, buna mukabil ordumuzun barış kadrosunda önemli bir azaltmaya gitsek nasıl olur?”
Bunları anlatan Yamak’ın ifadesine göre, Ecevit ayrıca, milli bir görev yapan bu teşkilata gereken desteğin verileceğini söyleyerek teşekkürle toplantıdan ayrılıyor.

Ancak madalyonun bir de öteki yanı var;
Soru şu; tüm bu yaşananların ardından nasıl oldu da Bülent Ecevit 1974’ten sonra Özel Harp Dairesi’ni işaret ederek, devlet içinde gizli bir yapılanma olduğunu söyledi ve “kontrgerilla” tartışmasını başlattı.
Kemal Yamak, anılarında şaşırdığı birkaç noktayı da şöyle anlatıyor:
“Birincisi, nasıl olur da o tarihe kadar Türkiye’de hiçbir başbakana böyle bir dairenin çalışmaları hakkında bilgi verilmemiştir! Çünkü anlatılanlara göre Ecevit’e verilen brifing bir ilktir ve Başbakan’ın bu dairenin ABD’den aldığı yıllık ödenekten bile haberi yoktur...”
Yamak’ın anılarındaki en kritik noktalardan biri hiç kuşkusuz budur; “Özel Harp Dairesi’nin yıllık ödenekleri belli bir döneme kadar ABD’den gelmiştir!..”
ERBAKAN HOCA NASIL HAYKIRDI KÜRSÜDE!
NATO demek ABD demek… ABD demek NATO demek…
Amerika’yı NATO’nun altından çekip aldığınızda ne NATO kalır ne de Kuzey Atlantik Anlaşması!
Ama gelin görün ki;
* 27 Mayıs askeri darbesinin arkasında ABD’nin parmağı var mıdır, yok mudur?
* 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nda Türkiye’ye ambargo koyan bu ABD değil midir?
* 12 Eylül askeri darbesinin arkasında ABD’nin parmağı var mıdır, yok mudur?
* Terör örgütü PKK’yı besleyen, koruyan, kollayan bu ABD-NATO değil midir?
* 28 Şubat askeri darbesinin (postmodern darbe) arkasında ABD’nin parmağı var mıdır, yok mudur?
* 15 Temmuz hain darbe ve işgal harekâtının arkasında ABD’nin, NATO’nun parmağı var mıdır, yok mudur?

Özetin özeti: Soru(n) şudur, Amerika’ya ne kadar bağlıyız, ne kadar bağımlıyız?
Milli Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, yıllar öncesinden yıllar ötesine nasıl seslenmişti, nasıl haykırmıştı TBMM kürsüsünden;
* “Bana ne Amerika’dan, bana ne Amerika’dan…”
İşin odak noktası tam olarak budur…
ALİ SOYLU’YA RAHMETLE…
Milli Görüş davasının sembol isimlerinden…
Vefatına kadar Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a yıllarca yakın çalışan ve davasından milim şaşmayan…
Milli Görüş mitinglerinde ve konvoylarda Erbakan Hoca’mızın hemen yanında yer alan…
Milli Görüş’ün yılmaz erlerinden…
Merhum Ali Soylu, 30 Haziran 2000'de Ankara’dan Of’a giderken Çorum'un Sungurlu ilçesi yakınlarında geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetti.
Milli Görüş davasının fedakâr neferlerinden olan dava adamı Ali Soylu’nun vefat haberi Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı da son derece hüzünlendirmişti.
Milli Görüş lideri Erbakan Hoca, Ali Soylu’nun ardından gözyaşlarını tutamamış ve Of’ta gerçekleştirilen cenaze töreninde duygu dolu bir konuşma gerçekleştirmişti.

Soylu’nun mahdumu Ali Asaf Soylu merhum babası için anma ve hatim programı yapacaklarını açıkladı. Açıklama şöyle;
* “Özlem ve rahmetle… Babam Ali Soylu, annem Neriman Soylu, ablam Fatma Zehra Soylu ve kardeşim Muhammed Talha Soylu’nun ebediyete irtihalinin 26. sene-i devriyesinde, 28 Haziran 2026 Pazar günü öğle namazını müteakip mezarları başında (Trabzon-Of) anma ve hatim programı yapılacaktır. İcabetinizden memnuniyet duyarız. (Ali Asaf Soylu)
Merhum Ali Soylu abimize Allah’tan (C.C.) rahmet diliyorum. Mekânı cennet, makamı âli, menzili mübarek olsun. Âmin.