Eskiden bir somun ekmek için koşturan insanlar bugün bir lahza mutluluk için her yola başvuruyor. Çünkü insanı ayakta tutan sadece ekmek değildir, bunun yanında moral ve mutluluğa da ihtiyaç vardır. Ama nedense para ve mülk sahibi insanların mutlu olabileceklerini düşünürüz. Fakat mutluluk sahip olduklarımızla değil olayları nasıl algıladığımızla alakalı bir durum. Geçtiğimiz günlerde tam da bunu özetleyen bir hikaye dinledim: Kadın hayatın bütün zorluklarını sırtlayarak üç çocuğunu evlendirir. “Çocukları evlendirdim eşim de emekli oldu kendime vakit ayırabilirim” diye düşünürken ani bir rahatsızlık sonucu eşini kaybeder. Babadan kalan evinde emekli maaşı ile geçinmeye çalışmaktadır. Kadın her sabah bakkala gidip ekmek alır ve erken saatte sofrayı hazırlar, Sonra “hamdolsun Rabbime evimi bereketlendirdi, bu kahvaltıya sahip olamayan insanlar var onlar için dua etmeliyim” der. Kadın kendini dünyanın en mutlu insanı olarak görür ve bunun için hamt eder.
Kızı her geldiğinde anne bodrum katta yaşamak zorunda değilsin, çok rutubet var, satalım daha küçük bir ev alalım diye anneyi ikna etmeye çalışır. Kadın “hamdolsun, biraz rutubeti var ama evimin salonu çok büyük, Cuma günleri burada hanımlar Kur’an okuyorlar, Rabbim bana bu evi nasip etti, çok şükür” diyerek memnuniyetini ifade ediyor.
Akrabalar, “tansiyonun yüksek, şeker hastasısın yalnız olmaz, çocukların yanında kalman daha uygun olur” derler. Kadın “şekerim var, tansiyon hastasıyım ama hamdolsun işimi gücümü yapabiliyorum. Rabbim bana güç kuvvet verdi, yaşım ilerlemiş de olsa elim tutuyor…!” der ve hamd eder.
Komşular, “çocukların ayda bir geliyorlar, sen yaşlısın neden daha sık ziyaret etmiyorlar” dediklerinde yaşlı kadın tebessümle karşılık veriyor ve “olsun analarını huzur evlerine bırakan çocuklar da var, benim evlatlarım ayda bir kere de olsa beni ziyaret ediyorlar. Allah onlardan razı olsun. Büyük şehirdir herkesin kendine göre meşgaleleri var anlayış göstermek lazım” diyor.
Sizi bilmem ama ben mutluluğun formülünü hayatını sevgi üzerine kuran ve olaylara olumlu tarafından bakmayı bilen bu hanımdan öğrendim. Mutluluk anlatıldığı gibi eğitimlere katılıp, kitaplar dolusu bilgiye ulaşmakla elde edilebilecek bir şey değilmiş. Mutluluğun formülü bizim içimizde mevcutmuş.