“Son bir buçuk asırda Anadolu’muzda ortaya çıkan en büyük tehlike nedir?” sorusuna herkes farklı cevap verir. Bana göre bu vatanda ortaya çıkan en büyük tehlike “mürtedleştirme operasyonu”dur.
Tarihimize baktığımızda şanlarla, zaferlerle, fetihlerle dolu olduğunu görürüz. Dünyanın yetmiş iki buçuk devletini önümüzde diz çöktürmüşüz. Asırlar boyunca zillet çukurunda yuvarlanan düşmanlarımız bizi mağlup etmek için çok geniş araştırmalar yapmışlar ve neticede, bize izzet elbisesini giydirenin İslâmiyet’in temel değerleri olduğunu keşfetmişler. İşte o andan itibaren de müthiş bir projeyi hayata geçirmeye başlamışlar. Bu projenin adına kısaca “mürtedleştirme” diyebiliriz.
Hedefleri, Müslüman’ı Hıristiyan ve Yahudi yapmak değildi. Sadece ve sadece inancından bir milim saptırmaktı. Bunu yaptıkları takdirde hedeflerine ulaşmış olacaklardı. Zira o bir milimlik kayma ile kişi İslâm dâiresinden çıkabilmekte ve mürted olabilmekteydi. Bu gayeye ulaşabilmek için yüzlerce azınlık okulları açtılar, sivil toplum kuruluşlarını devreye soktular. Mürted yaptıklarının hayatını korumak için de Sultan II. Abdülhamid’i devirmiş olan İttihatçılara baskı yaparak “Mürted kanunu” ile ilgili düzenlemeleri değiştirdiler. İslâm hukukuna göre bir kimse mürted olmayı gerektiren bir söz söylediğinde veya bir davranışta bulunduğunda yakalanır, mahkemeye çıkarılır. Aklında bir noksanlık olup olmadığına bakılır. Daha sonra ulemâ tarafından sözlerinin ve davranışlarının yanlışlığı anlatılır. Şayet o kişi pişmanlığını belirtip tevbe ederse, bırakılır. Ancak o kişi bir daha asla “itibarlı” mevkilere getirilmez. Mahkemelerde şâhit yapılmaz. Ölünceye kadar “damgalı eşek gibi” gezip durur. Şayet o kimse sözlerinde ve davranışlarında ısrar ederse mürted muâmelesi görür. Yani idam edilir ve mal varlığı hazineye devredilir. İşte bunun için Avrupa ülkelerinin baskısıyla bu “mürtedlerin idam edilmesi” hükmü kaldırılmıştır.
Bu ülke insanlarının yakasından elini çekmeyen zındıka komitesi daha sonra mürtedleştirme operasyonuna devam etmiştir. Bunun için de kendileri azınlık okulları benzeri müesseseler açmak yerine sözde Müslüman gözüken kişilere bu işi yaptırmışlardır. FETÖ’nün yaptığı gibi. İşte bizim 30 yıldır kendimizi paralamamıza rağmen anlatamadığımız husus da budur. Bu yapılan “devleti ele geçirme operasyonu” işin bir yönüdür. Bize göre en tehlikeli olan da bu yapının “mürtedleştirme operasyonu”nun amiral gemisi olma rolüdür. Hz. Âdem Aleyhisselam ile Hz. Havva validemize “cahil” diyen ve bunu şarkıda dile getiren kadının babası, FETÖ’nün elebaşısının ülkemizdeki bir numaralı adamıdır. Bakınız, bu işin “korkunç” yönü nedir? O şarkının sözlerini mırıldananlar dahi mürted olmaktadırlar.
Yıllar önce “Takva Yolu” isimli kitabımız için araştırmıştım. Osmanlıca bir eserde “Elfaz-ı Küfür” bahsi vardı. İşte orada ve pek çok eserde belirtildiği üzere peygamberlerden birine hakaret eden mürted olur. Hz. Meryem validemize dil uzatan edepsizin yaptığı gibi Kur’an-ı Kerim’deki âyetlerle sâbit iffet timsali ve cennet hanımlarının efendisi Hazret-i Meryem validemize dil uzatan mürted olur. Allah’ın hükümlerinden bir tanesini kabul etmeyen ya da istihza eden mürted olur.
Son zamanlardaki tartışmalar niçin hiç bu zâviyeden bakılıp ele alınmaz. Oysa konunun can alıcı kısmı budur. Müslüman mürted oldu mu, işi bitmiş demektir. O kimse kolayca vatan hâini de olur. 15 Temmuz darbe girişiminde örneği görüldüğü gibi…
Yeri gelmişken şu sözde politikacılara, sözde gazetecilere, sözde “fikir hürriyeti, sanat hürriyeti” edebiyatçılarına da bir çift söz söylemek istiyorum. Beyler, bayanlar, bu yapılan “sanat hürriyeti” değil, halt etmektir, İslâm’ın değerlerine hakaret etmektir. Beşerin atası, bin bir Esmâ-i İlahiye’yi en mükemmel bir şekilde bilen Hz. Âdem’e ve onun nurlu hanımına cahil demek, Hz. Meryem validemizin iffetine dil uzatmak, insanlıktan istifa etmek demektir. Allahu Azimüşşan, hükümleriyle alay eden bazılarını maymun ve domuz suretine çevirmiştir. Bunların suretinin ve siretinin ne hale geldiğini göreceğiz. Mukaddesatımızı değil de hakaretçiyi destekleyen o politikacılara diyeceğim şudur: Sizler elbet bizim kapımıza geleceksiniz. Bundan sonra değil camide diz çöküp Yasin okumak, hatim indirseniz faydasız. Bu vesile ile sizi ve sizler gibileri tanımış olduk.
Mürtedleştirme Operasyonu
Burhan Bozgeyik
Yorumlar (1)
En Çok Okunanlar
Alperen Şengün millî takımda neden yok, Litvanya maçında neden oynamıyor? Tarık Biberovic'in kadroda olmama nedeni belli mi?
Filenin Sultanları A Grubu Puan Durumu: Türkiye Kaç Puanla Kaçıncı Sırada, Polonya Neden Lider, Türkiye Kazanırsa Son 16 Turunda Kiminle Oynayacak?
Türk edebiyatının usta kalemi Milli Gazete yazarı Ali Haydar Haksal Hakk'ın rahmetine kavuştu
Ali Haydar Haksal'ın cenaze programı belli oldu
Tahran’dan Washington ve Tel Aviv’e ültimatom: "Netanyahu'yu cehenneme göndereceğiz!"
Kelimeler yetim kaldı: Bizler senden razıydık Ali Haydar Haksal ağabey Rabbim de razı olsun inşaallah
Mahmut Arıkan’ın açıklaması neden çok önemli? Saadet Lideri aslında ne demek istedi? İşte o ifadelerin perde arkasındaki gerçek
Asırlık Gece bu akşam var mı, neden başlamadı? 28 Ağustos TRT 1 yayın akışı ve 13. bölüm saati
Türkiye - Polonya Voleybol Maçı İZLEME KANALI! Bugün mü, Saat Kaçta, TRT Spor'da mı, Sinan Erdem Spor Salonu'nda mı Oynanacak?
Garanti BBVA iPhone Kiralama Fiyatları Ne Kadar, iPhone 17 Pro, iPhone 17, iPhone Air, iPhone 16, iPhone 17e ve iPhone 15 Aylık Kaç TL?